Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Güncel Konular

Sarıklı Genç

Ordu'nun Durumu

Garip Bir İddia

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Ahirzamanda İman Durumu

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Ordu ve Asker Meselesi

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

"Ümitvar Olunuz"

Halk Partisi Hakkında

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Ahirzaman Fitneleri-03

Avrupa Birliği meselesi

Adalet Nasıl Sağlanır?

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Üç Mehdi İddiası

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Dikdurmak ve Başeğmemek

Müslümanlara Atılan İftiralar

Zamanımıza Bakan Manalar

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

İslam ve Demokrasi

Mehdi ve Mehdiyet

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Kurban Bayramındaki Sır

Din Düşmanları ve Planları

Laiklik Nedir

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Ramazan-ı Şerif - 2

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Ahirzaman Fitneleri-01

Ramazan-ı Şerif-1

Laiklik Hakkında

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Hukuk Hakkında

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Ordu ve Asker

Dindar Demokratlar

Ahlâk Kaideleri

Zülkarneyn Kimdir ?

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Amerika Hakkında Bir Mektup

Dar Daire Hususiyeti

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Cemiyetin Bozulması

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Mi'rac Hadisesi

Din ve Vicdan Hürriyeti

Son Müceddid

Kudsiyetin Hakikatı

Leyle-i Berat

Kör Hissiyat

Ramazan-ı Şerif - 3

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Ahirzaman Fitneleri-04

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Hakiki İrtica Nedir?

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Bediüzzamandan 7 Mektup

Komitelerin İçyüzü

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Avrupa Hakkında

Süfyan Cereyanının Sonu!

Geniş Daire Hizmeti

İngilizler ve Türkler

Katliamlar ve Vahşetler

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Ahirzaman Fitneleri-02

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Geniş Daire Hizmetleri

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Ehl-i Kitap

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Kim Demokrat

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

İnsana Uygun İdare Şekli

Anarşi Belası

İslam İlerleme Vesilesidir

Milletin Halini Nazara Alın

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Yahudilerin İçyüzü

İslam ve Demokrasi

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Nifak ve Münafıklık

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Dindar Demokratlar

Deccaldan Kurtulacağız

Son Müceddid

Adab-ı İslamiye

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

İslam Kahramanı Milletimiz

Nur Merkezi İhtiyacı

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Hristiyanların Necatı

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Kürd Milleti Hakkında

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Yüz Sene Sonra

Adalet ve Mahkemeler

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Ayasofya İbadete Açılmalı

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Mehdi Meselesi Hakkında

Şahsı Manevi Kuvveti

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Adab-ı Muaşeret

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Leyle-i Berat

Feveran

İki Cereyan

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Kadınlarda Haya Duygusu

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Kadir Gecesi

Mehdi Hadisleri

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Anayasa Değişikliği Hakkında

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Güneş Üflemekle Sönmez

Mütecaviz Ehl-i Bida

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Siyasi Muvaffakiyet

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Maidet-ül Kur'an'dan

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Marifet-in Nebiyy

İki İddiaya Cevap

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Gizli Planlara Dikkat !

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti



Fitneden Teyakkuz Dersi

Mar 11 2007
Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971) PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 8
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Sunday, 11 March 2007

RİSALE-İ NUR ADINA GAZETE ÇIKARMA MESELESİ VE ZÜBEYR AĞABEYİN TAVRI

(1968-1971 YILLARI)

Bu devrenin başlangıç tarihi: 1968 lerden başlıyarak Türkiye'de din adına yapılan miting ve toplantılar, siyasi amaçlı cemaatle namazlar ve daha son­ra din ismi altında kurulan partiler ve sairelerle başladı. Hazret-i Üstadın vefatından 1968-1971'e kadar, her ne kadar Nur talebeleri sarsıntılar geçirdilerse de, fakat umumiyetle ve yüzde seksen ittifaklık ve yekvücudluk içinde kaldı­lar. Merhum Zübeyr Ağabeyin hayatta olması ve bu zatın Üstadın tarz-ı meşrebini iyi bilmesi ve şahsî dirayet, mertlik, fedakârlık gibi seciyelere sahip bulunması hasebiyle, bütün Nur hizmetiyle alakadar mes'elelere çok önemle ve bizzat eğil­mesi gibi sebeblerle, Nur cemaatı fazla bir zarar ve ihtilaf görmediler. Amma 1968'den başlıyarak, 1971 ve takib eden senelerde kurulan dini partiler ve bunla­rın sempatizanları; Nur talebelerinin kendilerine kayıtsız şartsız tabi' olmama­sından ve arkalarından sürüklenip gitmediklerinden, bir çok iftiralar ve siyasi oyun ve yalanlarla leke sürmeye başladılar. Bazı mütevassıt dindar gazeteler de gâh bu yana, gâh o yana lehte aleyhte yazılar neşrettiler. Derken, Nur talebeleri hem o siyasi adamlarla, hem de adı geçen orta halli bazı gazetelerin sahipleriyle yer yer münakaşalara girişmiş oldular.

Bu sıralarda, Nur talebeleri bazı muharrirler başkasının gazetesinde ve emirleri altında çalışıyor ve o gazetelerde makaleler yazıyorlardı ise de, istedikle­ri manada yazılarını serbestçe yazamıyorlardı. Çünki bir gazetenin bünyesinde ve gazete sahibinin emri altında idiler.

GAZETE ÇIKARMA İHTİYACI

Sene 1968, "Bugün" gazetesi gittikçe trajini yükseltmekte idi. Bu gazete bazı Nurcu muhar­rir zatların istediği ya­zıları, makaleyi neşretmiyordu.

Salih Özcan Bey, büyük bir gazete çıkarmanın kat'î lüzumu üzerinde duruyor ve her yeri dolaşıyor­du. İstanbul'daki gazetecilik meyilleri olan bazı Nurcu zatlar da Salih Özcan'ın bu fikrine iştirak ettiler ve "Bugün artık Nur cemaatının da bir gazetesi, yahut da yüksek trajlı kaliteli bir mecmuası olması zaruridir" dediler.

Salih Özcan ise, zaten bu işi hararetle arzu ediyor ve çalışıyordu. Kendisi­nin çıkarmakta olduğu "Hilal Mecmuası" varken, yine de bunu istiyordu. Çıkarılacak yeni gazetenin mali külfetinin tamamına yakın kısmını kendisinin deruhte edeceğini va'dediyordu.

MESELE ZÜBEYR AĞABEYE GÖTÜRÜLDÜ

Salih Özcan'ın ortaya atmış olduğu gazete fik­rini, Salih Özcan'la birlikte içinde Mustafa Polat’ın ve Avukat Bekir Berk’in de bulunduğu bir heyet Zübeyr Ağabeye götürdüler. Birçok sebep ve hadiseleri ve esbab-ı mucibeleri Zübeyr Ağabeye anlattılar. Uzun uzadıya konuşmalar oldu. Zübeyr Ağabey bu mevzu'da ikna edilmek isteniyordu.

Zübeyr Ağabey, bu gösterilen kısmen haklı, kısmen mübalağalı esbab-ı mucibelerin üzerinde epeyce düşündü. Bu arada Hazret-i Üstadın bu me­seledeki söz, ihtar, davranış ve hareketlerini de göz önünde bulundurdu. Nihayet, Nur cemaatı adına ve Nur talebelerini temsil eden bir gaze­tenin maddî âlemde çıkarılmasına suret-i katiyede Üstad'dan bir fetva, bir izin bulmanın mümkün olmadığını; fakat eskidenberi gazetecilikle uğraşan Salih Özcan ve Mustafa Polat gibi zatlar -ki zaten gazetecidirler- Kendi namlarına çı­karabilecekleri müstakim, ağır başlı, Nur davasının özünü savunacak bir mecmua veya gazetenin çıkarılmasına bazı şartlar çerçevesinde "evet!.." dedi.

Üstadımızın Nur talebeleri ve cemaatı adına ve onu temsil edecek bir ga­zetenin çıkarılmasına dair fetvası, izni olmadığını da kat'iyetle açıkladı. "Çünki bir gazete, ne olursa olsun, nihayet gazetedir. Kusurlar yapacaktır, hatalar ede­cektir. Hizibleştirmeyi netice verecektir.." dedi ve ağır bir şartname ile bunun te­mel prensiblerini ve kaidelerini yazıya döktü. "Bu kaideler dışında çıkacak bir ga­zetenin hiç bir zaman tanınmayacağını" da söyledi.

ŞARTNAME AYNEN ŞÖYLEDİR:

"Madde-1: Salih Özcan imtiyaz sahibidir.

Madde-2: Mustafa Polat umumi neşriyat müdürüdür.

Madde-3: Gazetenin personelini tayin ve lüzumu halinde tebdil, umu­mî neşriyat müdürüne aittir.

Madde-4: Gazetenin politikası; sahibi ve umum müdürünün de dahil olduğu bir istişare heyeti tarafından tayin edilir. İstişare heyetindeki kimse­ler: Salih Özcan, Mustafa Polat. Abdurrahman Nuri, Halil Küçük (Zübeyr Ağabey kendi kalemiyle Halil Küçük. Mehmet Fırıncı ve Mehmet Birinci'yi bilâhere isti­şare heyetinden isimlerini silmiştir. Bu belge İstanbul'da bir dosyada mahfuzdur. A.B.) Ahmed Şahin, Rüştü Tafral, Mehmet Kutlular, Mehmet Fırıncı ve Mehmet Birin­cidir. Karar ekseriyetle verilir.

Madde-5: Sermaye 30 Ağustos 1968'e kadar Salih Özcan tarafından temin edilecek.. Sermayenin geri alınması, intişarın altıncı ayından sonra, ikibinden az beşbinden çok olmamak üzere çekilebilecek.

Madde-6: Gazetenin sahibi (Salih Özcan) Umumi neşriyat müdürü gibi maaş alacak ve sermaye olarak yatırdığı parayı tamamen çektikten sonra, artık para çekemiyecek. Kâr, gazetenin döner sermayesi olarak kalacak ve inkişafına sarfedilecektir. Gazete kapandığı takdirde, sermaye ve mal durumu istişarenin kararına göre tasarruf edilecektir. Mukavelede değişiklik de ancak istişarede bulunanların kararına göre olacaktır.

Madde-7: Neşriyat Müdürünün işinden çıkarılma vesaire durumları müşaveredeki kimselere aittir.

Madde-8: Gazete Risale-i Nura aykırı neşriyat yaptığında, istişaredeki kimselerin kararıyla kapatılır. Sahibi ve neşriyat müdürü bu isimle bir gazete çıkaramaz.

Madde-9: Kitap tanıtma işi, istişare kararıyla yapılır.

Madde-10: Gazetedeki neşriyatta, halde ve mazide Risale-i Nurun aley­hindeki kimselerin yazıları neşredilmez.

Madde-11: Risale-i Nuru devamlı mütalaa ile meşgul olup, Risale-i Nurun meslek ve meşrebiyle halen ve kalen yaşayan bir Nur talebesi, herhan­gi bir husus hakkında, Risale-i Nurdan ve Üstadımızdan me'haz göstererek tenvir ve ikaz edici bir şey söylerse, istişaredekiler onu kemal-i hürmetle dinleyecek ve nazara alacaktır.

Madde-12: Risale-i Nur parası, sermayesi elinde toplanan herhangi bir Nur talebesi veya Nur naşiri gerek re'sen, gerek dolayısıyla gazeteye ortak olamaz.

Madde-13: İstişaredeki kimselerden sahip, müdür ve orada memur olarak çalışandan başka biri, istişaredeki kimselerin izni olmadan gazetede maaşlı olarak çalışmayacak. Bu şahısların gazeteden maddeten istifadeleri hiç­bir çeşit ve surette olmayacaktır.

Madde-14: İstişaredeki kimseler, burada (İstanbul'da) her zaman hazır oldukları için tercih edilmiştir. Bu itibarla Risale-i Nurdan ve Üstad'dan ve geçmiş hadisattan me'hazler göstererek de, herhangi bir Nur talebesi ile isti­şare edilebilir. Onun tenvirkâr fikirleri kemal-i hürmetle nazara alınır.

Madde-15: İstişarenin adabına son derece riayetkar olunacak. Müdavele-i efkâr ve istişare esasında cahillerin sıfatı olan laftan kuşkulanma, alınma, evham etme, kızıp tehevvüre gelme, bağırıp çağırma gibi amiyane şeylerden son derece içtinab edilecektir. Kanaatlara hürmet, muhabbet ve müsamaha bu kimselerin şiarı olacaktır.

Madde-16: İstişaredeki kimseler namına, onlardan habersiz olarak, is­tişare dahil bir kimse, başkalarınca sorulacak herhangi bir şeye, tek başına cevab veremez. Not alır, gelir istişare edeceklerle istişare eder.

Madde-17: İstişaredeki reyler arz ve izhar edilirken, indî, şahsî veya sair meslek, meşreb ve cereyanlardan mülhem şeyler söylenmekten kaçınılıp delil ve me'hazden, Risale-i Nurun meslek, meşreb ve tarzından ilham alınma­ya çalışılacak ve rızay-ı Îlahi ile hareket edilecektir.

Madde-18: Dine hizmet gayesiyle olanlarla görüşüp konuşmalarda, başka cereyanlarda görünen iftira ve ittihamlarla, şöhretperestlik ve maddi menfaatlar gibi gayet çirkin manalar verilmiyecek. Mesleğimiz hüsn-ü zandır. Biz Müslümanız aldanırız, aldatmayız.

Madde-19: Gazetenin istişaredeki kimselerin re'yi ile çıkarıldığını hal­ka; Mustafa Polat, Salih Özcan vesairleri tarafından suret-i kafiyede söylenmiyecek. Çünki hem gazeteye, hem hizmete darbeler gelir. Aksi takdirde isti­şaredeki kimseler, gazete ile alakalı olmadıklarını ilan edeceklerdir."

Görüldüğü üzere şartname veya taahhüdnamedeki en çok mühim gö­rülen ve gösterilen dört şeydir.

1- Gazete, öteden beri bir gazeteci olan Salih Özcan'ın namına olması ve adına çıkarılması.. Yine ötedenberi gazeteci olan Mustafa Polat'ın neşriyat müdürü gösterilmesiyle; Nur cemaatı adına olmadığına (yani zahir nazarda) önem verilmiştir.

2- Her şeyin mutlaka istişare ile karara bağlanması.. Bu istişarede mutlaka Risale-i Nurdan ilham alınan ve Hazret-i Üstad'ın meslek ve meşre­bini rencide etmiyen bil'akis savunan ve yaşıyan fikirler çerçevesinde olması­na dikkat çekilmiştir.

3- Sair ehl-i imanla münakaşaya, polemiğe girmemek, girilse de hiç bir zaman sair gazeteler gibi iftira, yalan ve karalamalarla kişilerin veya cemaatlerin çürütülmesine çalışılmamasına azami dikkat verilmiştir.

4- Halde ve geçmişte Risale-i Nur aleyhinde bulunmuş ve bulunan kişi ve kişilerin herhangi bir sözü, yorumu veya siyasi sözleri bu gazetede neşredilmemesine lüzumu derecesinde tenbihatta bulunulmuştur.

Lâkin bugün artık herkesin gördüğü gibi, Zübeyr ağabeyin üzerinde ehemmiyetle titriyerek durduğu, bilhassa bu dört husus maalesef en kabih bir şekilde zedelenmiş, çiğnenmiş ve kal'e alınmamıştır.

Merhum Zübeyr ağabeyin, şartnameden hülasalandırdığımız dört mü­him husustan üçüncüsünün lüzum ve ehemmiyetini çok önemle dile getiren 1970'lerde hususi şekilde arkadaşlarıyla birlikte neşretmiş olduğu bu gelen yazısıdır.

"Risale-i Nurun neşrinde kimseyi tefrik etmemek, icbar da etmemek, mülayemet ile muamele.

Bu hizmette metod: Müsbet hakikatları ders verip, din düşmanları ile ne sözle, ne fikirle ve ne de zihnen meşgul olmamak.

Risale-i Nura bilmiyerek itiraz eden ehl-i imana adavet etmeden ikaz.. Ve bütün kalbleri Lailaheillallah Muhammedün Resulullah üzerine tevhid.. Hatta Allah ve Peygamberine inanan fırak-ı dalle de olsa ve hatta ahiret gününe inanan ehl-i kitapla bile münazaradan çekinmek..

Ehl-i dünya ve ehl-i siyasete vesvese ve korku verecek her türlü teza­hürden kaçınmak..

Hakka hizmet edenleri müsbet bir şekilde, İslamiyete hizmet noktasın­da desteklemek. Risale-i Nur talebeleri, birbirlerinin kusurları olsa da tenkid etmiyecek..

Hiç bir zaman beddua edilmeyecek hidayetleri için dua edilecek.

Bütün hadisat, hiç bir zaman bizleri üzmeyecek, bunları Allah'ın ren­gârenk birer tabloları kabul edeceğiz. İnsanlar âlemi, ağaçlar âlemi, hayvanat ve nebatat âlemleri nasıl zamanı geldikçe tebeddül ediyorlar, zahiren hoşumu­za gitmiyen şeyler de zamanı geldikçe değişecektir.

Not: Bu düsturlar Risale-i Nur külliyatının bize verdiği derslerdir"
Gazete üstteki şartname ve taahhüdname çerçevesinde olarak çıkarıl­dı. Evvela 15 günde bir şeklinde çıkarıldı. İsmi "İTTİHAD" idi. Bir kaç sayı çıktı. Salih Özcan Bey va'dettiği şekilde sermayeyi tam bulamadı. Yani 30 Ağustos 1968 tarihine kadar bulacağını va'dettiği meblağı veremedi. Bazı sıkıntılar baş gösterdi. Nur talebelerinden gazete için yardımlar toplandı.

İTTİHAD Gazetesinin sermaye meselesi vesaireden, Mustafa Polat ile Salih Özcan arasında muhalefet ve münakaşalar oldu. Muhalefet büyüdü. Nihayet Salih Özcan gazeteden çekildi. Sermaye olarak koymuş olduğu parasını geri istedi. Kısmen peşin, kısmen taksitlerle kendisine ödendi. Böylelikle gazete Mustafa Polat'la Mehmet Kutlular adına tescil edilmiş oldu.

ZÜBEYR AĞABEYİN VEFATI

1971'de Zübeyr Ağabey vefat etti. Fakat Üstad'ı gibi o da hüzünlü ve mükedder gitti. Zübeyr Ağabey’in vefatından sonra, ihtilaf gediği biraz daha genişle­di. Çünki sağlığında açılan ihtilaf gediğini kapamak, muvazene ve itidali temin etmek için çırpınıp uğraştığı günlerde, gösterdiği ayrı ayrı tavır ve hareketlerine dayanan ve onun bu tavırlarını kendilerine istinadgâh kabul eden bazı fikirler de meydana çıktı. Müsbeti de Zübeyr Ağabey diyor, menfisi de Zübeyr Ağabey diyordu. O günlerden bu günlere kadar maalesef birçok ihtilaflar oldu ve ayrı gruplar teşekkül etti.

Bu yazı Mufassal Tarihçe-i Hayat

1. baskı kitabından telhisen alınmıştır

Son Güncelleme ( Thursday, 04 March 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

İhtilaf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dayı def’e çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni...

Sultan Selim

Sayaç

Bugün93
Dün260
Bu Hafta2219
Bu Ay1229
Tümü262728