Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Milletin Halini Nazara Alın

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Milletin Halini Nazara Alın

Güncel Konular

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Güneş Üflemekle Sönmez

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Laiklik Hakkında

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Nifak ve Münafıklık

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Leyle-i Berat

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Leyle-i Berat

Dindar Demokratlar

Mehdi Meselesi Hakkında

Katliamlar ve Vahşetler

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

İslam İlerleme Vesilesidir

Din Düşmanları ve Planları

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

İslam ve Demokrasi

Şahsı Manevi Kuvveti

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Dikdurmak ve Başeğmemek

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Nur Merkezi İhtiyacı

Yahudilerin İçyüzü

Adab-ı İslamiye

Din ve Vicdan Hürriyeti

Üç Mehdi İddiası

Ramazan-ı Şerif - 2

Müslümanlara Atılan İftiralar

Garip Bir İddia

Ramazan-ı Şerif - 3

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Kadir Gecesi

Milletin Halini Nazara Alın

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Adalet ve Mahkemeler

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Laiklik Nedir

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Mehdi Hadisleri

Ayasofya İbadete Açılmalı

Ahirzaman Fitneleri-03

Yüz Sene Sonra

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Avrupa Birliği meselesi

Kürd Milleti Hakkında

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Gizli Planlara Dikkat !

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Amerika Hakkında Bir Mektup

Ramazan-ı Şerif-1

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Ahirzamanda İman Durumu

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Anayasa Değişikliği Hakkında

Marifet-in Nebiyy

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Ahlâk Kaideleri

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Avrupa Hakkında

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Süfyan Cereyanının Sonu!

Zülkarneyn Kimdir ?

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Ehl-i Kitap

Ordu ve Asker

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Hakiki İrtica Nedir?

Dar Daire Hususiyeti

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Ordu ve Asker Meselesi

Dindar Demokratlar

Kim Demokrat

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Ordu'nun Durumu

Kör Hissiyat

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Feveran

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Deccaldan Kurtulacağız

İnsana Uygun İdare Şekli

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Adalet Nasıl Sağlanır?

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Kadınlarda Haya Duygusu

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Zamanımıza Bakan Manalar

Son Müceddid

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Sarıklı Genç

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

1.Dünya Harbinde Ermeniler

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Maidet-ül Kur'an'dan

Bediüzzamandan 7 Mektup

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Mi'rac Hadisesi

Cemiyetin Bozulması

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Ahirzaman Fitneleri-02

"Ümitvar Olunuz"

Mütecaviz Ehl-i Bida

İngilizler ve Türkler

Halk Partisi Hakkında

Komitelerin İçyüzü

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Ahirzaman Fitneleri-04

Son Müceddid

Ahirzaman Fitneleri-01

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Siyasi Muvaffakiyet

İslam ve Demokrasi

Adab-ı Muaşeret

İslam Kahramanı Milletimiz

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Geniş Daire Hizmeti

Hristiyanların Necatı

Anarşi Belası

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Geniş Daire Hizmetleri

Kurban Bayramındaki Sır

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Mehdi ve Mehdiyet

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Kudsiyetin Hakikatı

Fitneden Teyakkuz Dersi

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

İki İddiaya Cevap

Hukuk Hakkında

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

İki Cereyan



Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Jan 12 2010
Milletin Halini Nazara Alın PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Tuesday, 12 January 2010

Bediüzzaman Hazretleri Başbakanı ve bazı milletvekillerini ikaz ediyor

MİLLETİN HALİNİ NAZARA ALIN !

Esas meselesi iman hizmeti olan Bediüzzaman Hazretleri, zaman zaman, memleketin siyasi ve ekonomik meseleleri hakkında tavsiye ve ikazlarda bulunmuştur. Bu tavsiye ve ikazlar her zaman için geçerli ve her devrede, bu manadaki Başbakanlara ve milletvekillerine şâmildir. Yoksa bu tavsiye ve ikazlar ne zamanı geçmiş mesajlardır, ne de belli parti ve adamlara mahsustur.

Bu memleketin tamamen dinsiz yapılmak istenmesine karşı Risale-i Nur iman ve Kur’an hakikatlarının ilmi delillerle isbatını yapmış ve o noktada küfrün belini kırmıştır. Fakat siyasi ve içtimai yapıda hâkim dine muarız cereyan, varlığını hala devam ettirmektedir. Bunların da hakimiyetlerini kırmak için Risale-i Nur düsturları ve Bediüzzaman Hazretlerinin tavsiye ve ikazları nazara alınmalıdır. Hem de fakir fukaranın hakları kuvvet temininde kullanılmamalıdır.

İRTİCA TEHLİKESİ VAR BAHANESİ

1950-1960 yılları arasında hükümet olan Menderes ve bazı dindar milletvekillerine hitaben Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri bir çok tavsiye ve ikazlarda bulunur. Çünkü o zaman Demokrat partisinde dine muarız ve muhalif mason ve kemalist milletvekilleri de vardı. İşte Hazreti Üstad onları muhatap almaz, dine hürmetkâr ve dindar siyaset adamlarını muhatap alır ve der ki:

“[Kardeşlerim! Sizce münasib ise Başvekil'e ve dindar meb'uslara verilmek üzere, ihtara binaen yazdırılmış gayet ehemmiyetli bir hakikattır.]

Mukaddeme: Kırk seneye yakın siyaseti terkettiğimden ve ekser hayatım bir nevi inzivada geçtiğinden, hayat-ı içtimaiye ve siyasiye ile meşgul olmadığımdan büyük bir tehlikeyi göremiyordum. Bugünlerde o tehlikenin hem millet-i İslâmiyeye ve hem de bu memleket ve hükûmet-i İslâmiyeye büyük bir zarar vermeye zemin hazırlamakta olduğunu hissettim. Mecburiyetle, İslâmiyet milliyeti ve hâkimiyeti ve memleketin selâmeti için çalışan ehl-i siyaset ve cem'iyet-i beşeriyeye hamiyet ile çalışanlar için bana manevî bir ihtar edildiğinden üç noktayı beyan edeceğim:

Birinci Nokta: Gazeteleri dinlemediğim halde bir-iki senedir "irtica ile ittiham" kelimesi mütemadiyen tekrar edildiğini işitiyordum. Eski Said kafasıyla dikkat ettim, kat'iyyen gördüm ki:

Siyaseti dinsizliğe âlet yapan ve beşerdeki en dehşetli vahşet ve bedeviliğin bir kanun-u esasîsine irticaa çalışan ve hamiyet maskesini başına geçiren gizli İslâmiyet düşmanları gaddarane bir ittiham ile;

Ehl-i İslâmiyet ve hamiyet-i diniye ve kuvvet-i imaniye cihetiyle değil dini siyasete âlet yapmak, belki de siyaseti dine âlet ve tâbi' yapmakla; tâ İslâmiyet'in kuvvet-i maneviyesinden bu hükûmet-i İslâmiyeyi tam kuvvetlendirmek ve dörtyüz milyon hakikî kardeşi arkasında ihtiyat kuvveti bulundurmak ve bir kısım zalim Avrupa'nın dilenciliğinden kurtulmak için çalışanlara pek haksız olarak irtica damgasını vurup onları memlekete zararlı tevehhüm etmeleri, yerden göğe kadar hadsiz bir haksızlıktır.

Nümunelerinden birinci nümunesi, bu asrın dehşetli zulmüne karşı bir sed olarak İkinci Nokta'da beyan etmek zamanı geldi.

Menşeleri iki kanun-u esasîye istinad eden iki irtica var:

Biri: Siyasî ve içtimaî ki, hakikî irticadır. Onun kanun-u esasîsi çok sû'-i istimale ve zulme medar olmuştur.

İkincisi: İrtica namı verilen hakikî bir terakki ve adaletin esasıdır.”

Üç nokta olarak ifade ettiği bu hatırlatmada birinci olarak; her zaman kullanılan “irtica tehlikesi var” propagandasıdır. Osmanlının çekilmesini müteakip hakim olan güç devamlı hadiseler ihdas etmiş ve müslümanları irtica ile ittiham etmiştir.

PARTİ ÇEKİŞMELERİ

“İkinci Nokta: Beşerin vahşet ve bedevilik zamanlarındaki bir kanun-u esasîsine medeniyet namına dine hücum edenler, irtica ile o vahşete ve bedeviliğe dönüyorlar. Beşerin selâmet, adalet ve sulh-u umumîsini mahveden o dehşetli vahşiyane kanun-u esasî, şimdi bizim bu bîçare memleketimize girmek istiyor. Garazkârane ve anudane particilik gibi bazı cereyanları aşılamağa başlaması gibi bir ihtilaf görülüyor. O kanun-u esasî de budur:

Bir taifeden, bir cereyandan, bir aşiretten bir ferdin hatasıyla o taifenin, o cereyanın, o aşiretin bütün ferdleri mahkûm ve düşman ve mes'ul tevehhüm ediliyor. Bir hata, binler hata hükmüne geçiriliyor.

İttifak ve ittihadın temel taşı olan kardeşlik ve vatandaşlık, muhabbet ve uhuvveti zîr ü zeber ediyor. Evet birbirine karşı gelen muannid ve muarız kuvvetler, kuvvetsiz oluyorlar.

Bu kuvvetsizlikle zaîflendiği için millete ve memlekete ve vatana âdilane hizmete muvaffak olunamadığından maddî ve manevî bir nevi rüşvet vermeğe mecbur oluyorlar ki, dinsizleri kendilerine taraftar yapmak için...

O gaddar, engizisyonane ve bedeviyane ve vahşiyane bu mezkûr kanun-u esasîye karşı; ayn-ı adalet olan bu semavî ve kudsî وَ لاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرَى nass-ı kat'îsiyle Kur'anın bir kanun-u esasîsi muhabbet ve uhuvvet-i hakikiyeyi temin eden ve bu millet-i İslâmiyeyi ve memleketi büyük tehlikeden kurtaran bu kanun-u esasî ki:

Birisinin hatasıyla başkası mes'ul olamaz. Kardeşi de olsa, aşireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa o cinayete şerik sayılmaz. Olsa olsa o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız manevî günahkâr olup âhirette mes'ul olur; dünyada değil.

Eğer bu kanun-u esasî çabuk düstur-u esasî yapılmazsa, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye, iki harb-i umumînin gösterdiği tahribatın emsaliyle esfel-i safilîn olan o vahşi irticaa düşecek.

İşte Kur'anın bu gibi kudsî kanun-u esasîsine irtica namını veren bedbahtlar, vahşet ve bedeviliğin dehşetli bir kanun-u esasîsi olarak kabul ettikleri şimdiki öylelerinin siyasetinin bir nokta-i istinadı şudur ki:

"Cemaatin selâmeti için ferd feda edilir. Vatanın selâmeti için eşhasın hukuku nazara alınmaz. Devletin siyasetinin selâmeti için cüz'î zulümler nazara alınmaz." diye, bir tek cani yüzünden bir köyü mahvetmekle bin masumun hakkını nazara almaz. Bir tek caninin yüzünden bin adamın kılınçtan geçmesini caiz görür. Bir adamın yaralanması ile binler masumu sıkıntıya verdirir. Ve ikiyüz adamı kurşuna dizilmesini, o bahane ile nazara almaz.

Birinci Harb-i Umumîde üçbin adamın caniyane siyaset hatalarıyla otuz milyon bîçare nev'-i beşer aynı harbde mahvedildiği gibi, binler misaller var. İşte bu vahşiyane irticaın bu dehşetli zulümlerine karşı gelen Kur'an şakirdlerinin Kur'anın yüzer kanun-u esasîsinden وَ لاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرَى âyetinin ders verdiği kanun-u esasîsi ile adalet-i hakikiyeyi ve ittihadı ve uhuvveti temin etmeğe çalışan ehl-i iman fedakârlarına "mürteci" namını verip onları müttehem etmek, mel'un Yezid'in zulmünü, adalet-i Ömeriyeye tercih etmek misillü en vahşi ve zalimane bir engizisyon kanununu, beşerin en yüksek terakkiyatına ve adaletine medar olan Kur'anın mezkûr kanun-u esasîsine tercih etmek hükmündedir.

Hükûmet-i İslâmiye ile bu memleketin selâmetine çalışan ehl-i siyasetin mezkûr hakikatı nazara alması lâzımdır. Yoksa üç veya dört cereyanın muannidane muaraza etmeleriyle, o kuvvetler, muaraza sebebiyle zayıflar.

Memleketin menfaatine ve asayişine sarfedilecek o zayıf kuvvetle hâkimiyetini -hattâ istibdad ile de olsa- asayiş ve emniyet-i umumiyeyi muhafazaya kâfi gelmediğinden, Fransız ihtilâl-i kebirinin tohumlarının bu mübarek memleket-i İslâmiyeye ekilmesine yol vermektir diye telaş edilebilir.

Madem bu ittifaksızlıktan gelen za'fiyet ve kuvvetsizlik sebebiyle ecnebinin politikasına ve ehemmiyetsiz muvakkat yardımlarına karşı bu acib manevî rüşvetler veriliyor. Dörtyüz milyon kardeşin uhuvvetine, milyarlar ecdadın mesleğine ehemmiyet verilmiyor gibi bir mana hükmediyor.

Ve asayiş ve siyasete zarar gelmemek için bu kadar israfat ile bol maaşlar suretinde kuvvet teminine kendilerini mecbur zannederek rüşvetler veriliyor; milletin fakr-ı hali nazara alınmıyor.

Elbette ve elbette ve kat'î olarak şimdi bu memleketteki ehl-i siyaset garba ve ecnebiye verdiği siyasî ve manevî rüşvetin on mislini âlem-i İslâm'ın ileride cemahir-i müttefikası hükmünde olacak olan dörtyüz milyon müslüman kardeşlere, memleket ve milletin ve bu devlet-i İslâmiyenin selâmeti için gayet azîm bir bahşiş ve zararsız rüşvet vermesi lâzım ve elzemdir.

İşte o makbul, lâzım ve çok menfaatlı caiz ve vâcib rüşvet ise: Teavün-ü İslâm'ın esası ve hediye-i Kur'anın semavî bir düsturu ve rabıtası ve kudsî kanun-u esasîsi olan

وَ اعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمِيعًا * اِنَّمَا الْمُوٴْمِنُونَ اِخْوَةٌ

وَ لاَ تَنَازَعُوا فَتَفْشَلوُا وَ تَذْهَبَ رِيحُكُمْ * وَ لاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرَى

kudsî, esasî kanunlarını düstur-u hareket etmektir.

Üçüncü Nokta şimdilik te'hir edildi. Said Nursî ” (Em:81)

Bu ikinci hatırlatmada ise; memlekette sürekli bir gerginlik hali meydana getirerek çatışma zemini yapma tehlikesine karşı ikazdır. Devamlı çatışma zemini başta particiliktir. Şimdilerde laiklik anti laiklik sürtüşmesidir. Yine şimdilerde de “kurumlararası uyumsuzluk” dedikleri sürtüşmeler ve devamlı “olağanüstü devreden geçiyoruz” safsatasıdır. Bu nasıl bir olağanüstü haldir ki, seksen senedir bitmemiştir. Hakikatte memlekete hâkim olan güç, bu gerginlik hiç bitmesi istemektedir. 1950 yılından beri milletin değerlerine hürmet edenler iktidar oldukları halde neden dertler bitmemiştir. Çünkü davul onların sırtında fakat tokmak hakim gücün elindedir.

Hülasa: Risale-i Nurlarda devası olan asrın ve gelecek asrın maddi ve manevi dertlerinin ciddiyetle ele alınıp tatbikata konulması elzemdir. Yoksa sadece beşeri anlayışa dayanan politikalar üretmek ve rakiplerin silahıyla onları vurmak, neticesi meşkuk işlerdir. Maddi güce dayalı mücadeleler yetersizdir. Hem de fakir fukaranın hakları kuvvet temininde kullanılmamalıdır. Kur’ani düsturlar esas alınmalıdır.

İttihad İlmi Araştırma Heyeti

Son Güncelleme ( Tuesday, 19 January 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

İhtilaf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dayı def’e çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni...

Sultan Selim

Sayaç

Bugün225
Dün286
Bu Hafta511
Bu Ay1947
Tümü263446