Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Güncel Konular

Adalet Nasıl Sağlanır?

Mehdi Hadisleri

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Türkiye'de Laiklik Serüveni

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Ahirzaman Fitneleri-01

Cemiyetin Bozulması

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Kadir Gecesi

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Adab-ı İslamiye

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Güneş Üflemekle Sönmez

Ordu'nun Durumu

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Ehl-i Kitap

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Dindar Demokratlar

Halk Partisi Hakkında

Dindar Demokratlar

Dikdurmak ve Başeğmemek

Anarşi Belası

Bediüzzamandan 7 Mektup

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Garip Bir İddia

Kadınlarda Haya Duygusu

İki Cereyan

Maidet-ül Kur'an'dan

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Amerika Hakkında Bir Mektup

Kör Hissiyat

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Marifet-in Nebiyy

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Gizli Planlara Dikkat !

Son Müceddid

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Zamanımıza Bakan Manalar

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Ramazan-ı Şerif - 2

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Hristiyanların Necatı

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Ahirzaman Fitneleri-03

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Geniş Daire Hizmeti

Mehdi Meselesi Hakkında

Zülkarneyn Kimdir ?

İngilizler ve Türkler

İki İddiaya Cevap

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Nifak ve Münafıklık

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Ramazan-ı Şerif-1

Ahirzamanda İman Durumu

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Laiklik Nedir

Ayasofya İbadete Açılmalı

Katliamlar ve Vahşetler

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Fitneden Teyakkuz Dersi

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Feveran

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Ordu ve Asker

Yahudilerin İçyüzü

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Şahsı Manevi Kuvveti

Kurban Bayramındaki Sır

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Hukuk Hakkında

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Kürd Milleti Hakkında

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Din ve Vicdan Hürriyeti

Mehdi ve Mehdiyet

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Mi'rac Hadisesi

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Deccaldan Kurtulacağız

Nur Merkezi İhtiyacı

Kim Demokrat

Ahirzaman Fitneleri-04

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Kudsiyetin Hakikatı

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Ordu ve Asker Meselesi

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Hakiki İrtica Nedir?

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

İnsana Uygun İdare Şekli

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Din Düşmanları ve Planları

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Süfyan Cereyanının Sonu!

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Adab-ı Muaşeret

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Üç Mehdi İddiası

Anayasa Değişikliği Hakkında

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Avrupa Hakkında

Ahlâk Kaideleri

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Milletin Halini Nazara Alın

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Geniş Daire Hizmetleri

Müslümanlara Atılan İftiralar

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Adalet ve Mahkemeler

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Leyle-i Berat

Komitelerin İçyüzü

İslam İlerleme Vesilesidir

İslam Kahramanı Milletimiz

Ahirzaman Fitneleri-02

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Yüz Sene Sonra

Son Müceddid

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Mütecaviz Ehl-i Bida

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Leyle-i Berat

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Laiklik Hakkında

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Dar Daire Hususiyeti

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Avrupa Birliği meselesi

"Ümitvar Olunuz"

İslam ve Demokrasi

Sarıklı Genç

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Siyasi Muvaffakiyet

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

İslam ve Demokrasi

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam



Ramazan-ı Şerif - 3

Dec 06 2009
Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Sunday, 06 December 2009

Bediüzzaman Hazretlerinin (Demokratik açılım, inkılâbvari bir iş görmek) konularında;

MECLİS’E (TBMM) TAVSİYE VE İKAZLARI

Yıl 1922 Büyük zafer bitmiş, o zaman fiili başkent, daha sonra da resmi başkent olan Ankara’da toplanan millet meclisinin üyeleri, zafer kazanmanın rahatlığı içinde çalışmalara başlamışlardı. Ankara’ya davet edilen Bediüzzaman Hazretleri, 1922 sonlarında oraya gelir. Meclise davet edilir. Meclis çatısı altında iki hal müşahede eder.

Birisi: Dindar ve dine hürmetkâr milletvekillerinde, dini emirlerde bir gevşeklik ve lakaydlık vardır.

Diğerini kendisi şöyle ifade eder:

... Bin üçyüz otuz sekizde Ankara'ya gittim. İslâm ordusunun Yunana galebesinden neş'e alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müthiş bir zındıka fikri içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasane çalıştığını gördüm. Eyvah! dedim, bu ejderha imanın erkânına ilişecek.” (T:149)

Bu tehlikeleri gören Bediüzzaman Hazretleri, evvela; samimi fakat içteki tehlikenin farkında olmayan milletvekillerini uyarır ve her zaman için de geçerli olan, on maddelik şu gelen kaideler ve düsturlar zincirini vaaz eder.

İşte bugün milletvekili olanların dahi, kendilerine rehber niteliğinde olan bu düsturları iyi okumaları ve mucibince amel etmelerini tavsiye ediyoruz. Çünkü yaşadığımız günün şartları ve siyasi yapısı o zamanda hakim olan zihniyetin ürünüdür. Yani zaman geçmiş fakat hakim güç kurallarıyla hayattardır. Cenab-ı Hakkın inayetiyle, ona karşı çıkabilecek güç de kurallarıyla vardır ve Risale-i Nur kitaplarında sarihan bu düsturlar mevcuttur.

İşte yeni tabirle manifesto gibi olan bildiriyi takdim ediyoruz:

يَا اَيُّهَا الْمَبْعُوثُونَ اِنَّكُمْ لَمَبْعُوثُونَ لِيَوْمٍ عَظِيمٍ

"Ey mücahidîn-i İslâm ve ey ehl-i hall ve akd!..

Bu fakirin, bir mes'elede on sözünü, birkaç nasihatını dinlemenizi rica ediyorum.

1- Şu muzafferiyetteki harikulâde nimet-i İlâhiyye bir şükür ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa, nimet böyle şükür görmezse, gider. Madem ki Kur'anı, Allah’ın tevfikiyle düşmanın hücumundan kurtardınız. Kur'anın en sarih ve en kat'î emri olan "salât" gibi feraizi imtisâl etmeniz lâzımdır; tâ onun feyzi, böyle harika suretinde üstünüzde tevali ve devam etsin.

2- Âlem-i İslâmı mesrur ettiniz. Muhabbet ve teveccühünü kazandınız; lâkin o teveccüh ve muhabbetin idamesi, şeair-i İslâmiyeyi iltizam ile olur. Zira müslümanlar, İslâmiyet hasebiyle sizi severler.

3- Bu âlemde, Evliyaullah hükmünde olan gazi ve şühedalara kumandanlık ettiniz!.. Kur'anın evamir-i kat'îsine imtisâl etmekle, öteki âlemde de o nuranî güruha refik olmaya çalışmak, âlî himmetlilerin şe'nidir. Yoksa, burada kumandan iken, orada bir neferden istimdad-ı nur etmeye muztar kalacaksınız. Bu dünya-yı deniyye, şan ve şerefiyle öyle bir meta' değil ki, aklı başındaki insanları işbâ etsin, tatmin etsin ve maksud-u bizzat olsun.

4- Bu millet-i İslâmın cemaatleri, her ne kadar bir cemaat namazsız kalsa, hattâ fâsık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Hattâ umum Kürdistanda, umum me'murlara dair en evvel sordukları sual bu imiş:

– Acaba namaz kılıyorlar mı? derler, namaz kılarsa mutlak emniyet ederler; kılmazsa, ne kadar muktedir olsa nazarlarında müttehemdir.

Bir zaman, Beytüşşebab aşairinde isyan vardı. Ben gittim sordum:

– Sebeb nedir?

Dediler ki:

– Kaymakamımız namaz kılmıyordu; öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz? Halbuki bu sözü söyliyenler de namazsız, hem de eşkiya idiler.

5- Enbiyanın ekseri Şarkta ve hükemanın ağlebi Garbda gelmesi Kader-i Ezelinin bir remzidir ki, Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir; akıl ve felsefe değildir. Madem Şarkı intibaha getirdiniz.. fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa sa'yiniz ya hebaen-mensurâ gider veya sathî kalır.

6- Hasmınız ve İslâmiyet düşmanı İngiliz, dindeki kayıdsızlığınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar. Hattâ diyebilirim ki; Yunan kadar İslâma zarar veren, dinde ihmalinizden istifade eden insanlardır. Maslahat-ı İslâmiye ve selâmet-i millet namına bu ihmali, a'mâle tebdil etmeniz gerektir. Görülüyor ki; ittihatçıların o kadar azm ü sebat ve fedakârlıklariyle; hattâ, İslâmın şu intibahına da sebeb oldukları halde, bir kısmı dinde lâubalilik tavrını gösterdikleri için, dahildeki milletten nefret ve tezyif gördüler. Hariçteki İslâmlar, dindeki ihmâllerini görmedikleri için, onlara takdir ve hürmet verdiler ve veriyorlar.

7- Âlem-i küfür; bütün vesaitiyle ve medeniyetiyle, felsefesiyle, fünuniyle, misyonerleriyle; Âlem-i İslâma hücum ve maddeten uzun zamandan beri galebe ettikleri halde; Âlem-i İslâma dinen galebe edemedi. Ve dahilî bütün firak-ı dâlle-i İslâmiye, birer kemmiyye-i kalile-i muzırra suretinde mahkûm kaldığı ve İslâmiyet, metanetini ve salâbetini sünnet ve cemaatle muhafaza eylediği bir zamanda, lâubaliyane, Avrupa medeniyet-i habisesinden süzülen bir cereyan-ı bid'akârâne sinesinde yer tutamaz. Demek Âlem-i İslâm içinde mühim ve inkılâbvari bir iş görmek; İslâmiyetin desatirine inkıyad ile olabilir; başka olamaz, hem olmamış, olmuş ise çabuk ölüp sönmüş.

8- Za'f-ı dine sebeb olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmaya yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur'anın zaman-ı zuhuru geldiği bir anda, lâkaydane ve ihmalkârane müsbet bir iş görülmez. Menfice tahribkârane iş ise, bu kadar rahnelere maruz kalan İslâm, zaten muhtaç değildir.

9- Sizin muzafferiyetinizi ve hizmetinizi takdir eden ve sizi seven cumhur-u mü'minîndir ve bilhassa tabaka-i avamdır ki, sağlam müslümanlardır. Sizi ciddî sever ve tutar ve size minnettardır; ve fedakârlığınızı takdir ederler; ve intibaha gelmiş en cesim ve müdhiş bir kuvveti size takdim ederler. Siz dahi, evamir-i Kur'aniyeyi imtisâl ile onlara ittisal ve istinad etmeniz, maslahat-ı İslâm namına zaruridir. Yoksa, İslâmiyetten tecerrüd eden bedbaht, milliyetsiz, Avrupa meftunu, frenk mukallidlerini avam-ı müslimîne tercih etmek, maslahat-ı İslâma münafi olduğundan; Âlem-i İslâm, nazarını başka tarafa çevirecek ve başkasından istimdad edecektir.

10- Bir yolda dokuz ihtimal-i helâket, tek bir ihtimal-i necat varsa; hayatından vazgeçmiş mecnun bir cesur lâzım ki o yola sülûk etsin. Şimdi, yirmi dört saatten bir saati işgal eden namaz gibi zaruriyat-ı diniyenin imtisâlinde yüzde doksan dokuz ihtimal-i necat var; yalnız gaflet, tenbellik haysiyetiyle, bir ihtimâl zarar-ı dünyevî olabilir. Halbuki feraizin terkinde, doksan dokuz ihtimal-i zarar var. Yalnız gaflete, dalâlete istinad eden tek bir ihtimal-i necat olabilir.

Acaba, dine ve dünyaya zarar olan ihmâl ve feraizin terkine ne bahane bulunabilir? Hamiyet nasıl müsaade eder? Bahusus, bu mücahidîn kumandanlar ve büyük meclis taklid edilir. Kusurlarını, millet ya taklid veya tenkid edecek. İkisi de zarardır. Demek onlarda hukukullah, hukuk-u ibadı da tazammun ediyor. Sırr-ı tevatür ve icmaı tazammun eden hadsiz ihbaratı ve delâili dinlemiyen ve safsata-i nefs ve vesvese-i şeytandan gelen bir vehmi kabul eden adamlarla, hakikî ve ciddî iş görülmez. Şu inkılâb-ı azimin temel taşları sağlam gerek...

Şu meclisin şahsiyet-i maneviyesi, sahip olduğu kuvvet cihetiyle, manâ-yı saltanatı deruhde etmiştir. Eğer şeair-i İslâmiyeyi bizzat imtisâl etmek ve ettirmekle manâ-yı hilâfeti dahi vekâleten deruhde etmezse, hayat için dört şeye muhtaç; fakat an'ane-i müstemirre ile günde lâakal beş defa dine muhtaç olan, şu fıtratı bozulmayan ve lehviyat-ı medeniye ile ihtiyacat-ı ruhiyesini unutmayan milletin hâcât-ı diniyesini Meclis tatmin etmezse; bilmecburiye, mânâ-yı hilâfeti tamamen kabul ettiğiniz isme ve resme ve lâfza verecek; ve o mânâyı idame etmek için, kuvveti dahi verecek. Halbuki Meclis elinde bulunmayan ve Meclis tarikiyle olmayan öyle bir kuvvet, inşikak-ı asâya sebebiyet verecektir. İnşikak-ı asâ ise, وَ اعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمِيعًا Âyetine zıddır.

Zaman, cemaat zamanıdır. Cemaatin ruhu olan şahs-ı manevî daha metindir ve tenfiz-i ahkâm-ı şer'iyyeye daha ziyade muktedirdir. Halife-i şahsî, ancak ona istinad ile vezâifini deruhde edebilir. Cemaatin ruhu olan şahs-ı manevî eğer müstakim olsa, ziyade parlak ve kâmil olur. Eğer fena olsa pekçok fena olur. Ferdin iyiliği de, fenalığı da mahduttur, cemaatın gayr-i mahduttur.

Harice karşı kazandığınız iyiliği, dahildeki fenalıkla bozmayınız. Bilirsiniz ki; ebedî düşmanlarınız ve zıdlarınız ve hasımlarınız, İslâmın şeâirini tahrip ediyorlar. Öyle ise zarurî vazifeniz, şeairi ihya ve muhafaza etmektir. Yoksa şuursuz olarak, şuurlu düşmana yardımdır. Şeairde tehavün, za'f-ı milliyeti gösterir. Za'f ise, düşmanı tevkif etmez, teşçi eder. حَسْبُنَا اللّٰهُ وَ نِعْمَ الْوَكِيلُ ”(T:140)

“Bu parça; meb'uslara ve umum kumandanlara ve ulemalara okutturulmakla, reisle şiddetli bir münakaşaya sebebiyet verir. Bir gün divan-ı riyasette, elli altmış meb'us içinde, karşılıklı fikir teatisinde, M. Kemal Paşa:

– Sizin gibi kahraman bir hoca bize lâzımdır; sizi, yüksek fikirlerinizden istifade etmek için buraya çağırdık. Geldiniz, en evvel namaza dair şeyleri yazdınız, aramıza ihtilâf verdiniz, der. Bu söz üzerine; Bediüzzaman, birkaç makul cevabı verdikten sonra, şiddetle ve hiddetle iki parmağını ileri uzatarak:

– Paşa.. paşa! İslâmiyette, imandan sonra en yüksek hakikat namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur, der. Fakat paşa tarziye verir, ilişemez.” (T:143)

Hülasa: Bugün dahi, “demokratik açılım” veya “filan filan kriterleri” gibi ünvanlarla bu fasit daireyi açmaya çalışanlara Bediüzzaman Hazretlerinin dersi budur. Başka yerlerden de istifade edilebilir, fakat bizim kendi değerlerimiz, kendi yapımız esastır. Geçen asrın ve kıyamete kadar gelen zamanların yegane manevi vazifedarı Risale-i Nur düsturları nazara alınmazsa; Allah korusun “çabuk ölüp sönmüş” durumuna düşünülmesi kaçınılmazdır.

Son Güncelleme ( Wednesday, 09 December 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Bu zamanda en büyük farz vazife, İttihad-ı İslam'dır...

Bediüzzaman Said Nursi

Sayaç

Bugün207
Dün286
Bu Hafta493
Bu Ay1929
Tümü263428