Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Güncel Konular

Dar Daire Hususiyeti

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Deccaldan Kurtulacağız

Mehdi ve Mehdiyet

Leyle-i Berat

Ramazan-ı Şerif-1

Amerika Hakkında Bir Mektup

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Leyle-i Berat

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Ahirzamanda İman Durumu

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Anayasa Değişikliği Hakkında

Zamanımıza Bakan Manalar

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

İslam Kahramanı Milletimiz

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Süfyan Cereyanının Sonu!

Geniş Daire Hizmetleri

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Fitneden Teyakkuz Dersi

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Kadir Gecesi

Mehdi Hadisleri

Halk Partisi Hakkında

Ahirzaman Fitneleri-03

Mi'rac Hadisesi

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

İnsana Uygun İdare Şekli

"Ümitvar Olunuz"

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Ahlâk Kaideleri

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Kudsiyetin Hakikatı

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Nur Merkezi İhtiyacı

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Mehdi Meselesi Hakkında

Laiklik Hakkında

Son Müceddid

Marifet-in Nebiyy

Türkiye'de Laiklik Serüveni

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Adalet Nasıl Sağlanır?

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Ahirzaman Fitneleri-01

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Güneş Üflemekle Sönmez

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Adab-ı Muaşeret

Feveran

İki İddiaya Cevap

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

İslam ve Demokrasi

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Ayasofya İbadete Açılmalı

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Katliamlar ve Vahşetler

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Dikdurmak ve Başeğmemek

Komitelerin İçyüzü

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Din ve Vicdan Hürriyeti

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Hakiki İrtica Nedir?

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

İki Cereyan

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Siyasi Muvaffakiyet

Nifak ve Münafıklık

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Kurban Bayramındaki Sır

Din Düşmanları ve Planları

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Kürd Milleti Hakkında

Ehl-i Kitap

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Avrupa Hakkında

İngilizler ve Türkler

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Son Müceddid

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Müslümanlara Atılan İftiralar

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Avrupa Birliği meselesi

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Maidet-ül Kur'an'dan

Kim Demokrat

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Kör Hissiyat

Ordu ve Asker Meselesi

İslam İlerleme Vesilesidir

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Garip Bir İddia

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Bediüzzamandan 7 Mektup

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Ordu'nun Durumu

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Milletin Halini Nazara Alın

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Sarıklı Genç

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Yahudilerin İçyüzü

Ordu ve Asker

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Gizli Planlara Dikkat !

Adalet ve Mahkemeler

Üç Mehdi İddiası

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Adab-ı İslamiye

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Ramazan-ı Şerif - 2

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Hukuk Hakkında

Dindar Demokratlar

Kadınlarda Haya Duygusu

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Cemiyetin Bozulması

Dindar Demokratlar

Ahirzaman Fitneleri-04

Şahsı Manevi Kuvveti

Geniş Daire Hizmeti

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Ramazan-ı Şerif - 3

Laiklik Nedir

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Mütecaviz Ehl-i Bida

Hristiyanların Necatı

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Yüz Sene Sonra

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Zülkarneyn Kimdir ?

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Ahirzaman Fitneleri-02

İslam ve Demokrasi

Anarşi Belası

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI



Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Aug 29 2009
Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Saturday, 29 August 2009

GEÇİM DERDİ VE DİNİ HAYAT VE HÜKÜMET

Son zamanlarda tekrar kendini hissettiren geçim darlığı, bu fitne-i âhirzamanın en mühim hastalıklarından biridir. Hususan İslamî hayatın zayıfladığı son asırda hakim olan Deccal cereyanı, israfı teşvik etmiş, devlet ve milletin parasını israf içinde yemiş ve etrafına yedirmiştir. Daha önceleri ikinci dünya harbinin çıkmasıyla kendini gösteren geçim darlığı, ehl-i imana çok zarar vermiştir.

Bediüzzaman Hazretleri hem bu hastalıkları tesbit etmiş, hem de insanlar, hususan ehl-i iman nasıl davranacak çarelerini göstermiştir.

Bugün milletin idaresine gelen siyasiler, bu reçetelere dikkat etmeli ve nazara almalıdırlar. Yoksa hem kendilerine, hem millete zarar vermiş olurlar.

1950'den sonra iktidara gelen dindar ve dine taraftar partiye tavsiye ve ikazlarını tekrarlı tekrarlı yapan Hz. Üstad der ki:

Demokratlar mecburdurlar ki hem Nurcuları, hem ülemayı, hem milleti memnun ve minnetdar etmek, hem Amerika ve müttefiklerinin yardımlarını kaybetmemek için bütün kuvvetleriyle Ezan mes'elesi gibi şeair-i İslâmiyeyi ihya için mümkün oldukça tamire çalışmaları lâzım ve elzemdir.” (Emirdağ-2-25)

Milletin reyleriyle iktidar olan Demokrat Parti ve onun devamı olan Adalet Partisi devrelerinde Üstadın bu tavsiyeleri büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Bilhassa gelir dağılımında rahatlama olmuştur. Dindarlar dinini yaşayabilmiş ve hürriyetler de genişletilmiştir.

Demek iktidara gelen partinin memnun etmesi gereken üç kesim var.

Bunlardan biri “Nurculardır.” Yani hakiki dindarlar olan bütün ehl-i imandır ki, dinini serbestçe öğrenip yaşayabilmelidir.

Diğeri, düşünce adamlarıdır. Söz ve fikir hayatının rahat olmasına önem verirler ki, “Ülema” olarak ifade edilmişlerdir.

Üstad bu hakikatı şöyle ifade eder:

Hazret-i Ömer'in (R.A.) taht-ı hâkimiyetindeki hristiyanlara, kanun-u şeriatı ve Kur'anı inkâr ettikleri halde ilişilmiyordu. Hürriyet-i fikir ve serbestiyet-i vicdan düsturu ile Risale-i Nur'un bir kısım şakirdleri; idareye dokunmamak şartıyla rejim ve usûlünüzü ilmen kabul etmezse ve muhalif amel etse hattâ rejimin sahibine adavet etse, onlara kanunen ilişilmez.” (Şualar - 350)

Diğeri ise, “millettir” ki, onların da en mühim ihtiyaçları insan gibi ve insana layık yaşamaktır. Ve yaşanacak imkanları temin etmektir.

Eğer bu üç kesimin ihtiyaçlarını teminde sıkıntı varsa ve halledilemezse hem o siyasiler, hem de millet sıkıntıya düşer. Yani geçmişte dine, millete ve fikir hayatına dehşetli darbeler vuran müstebitler çeşitli entriklarla iktidara gelirler. Yakında bekliyen maddi manevi musibetler de hücum ederler.

İşte o müstebitler hükümetlerinin iktidarda olduğu 1930 lu 1940 yıllarda milletin durumu. Risale-i Nurlarda bu hakikatlar şöyle ifade edilir:

Semavî musibet ise:

İhtikâr neticesinde, hayat ve yaşamak hissi, hissiyat-ı diniyeye galebe çalıp, ekser nâs midesini, maişetini daima düşünüyor. Hattâ ekser fukara kısmından olan Risale-i Nur talebeleri, bu musibete karşı çabalamak mecburiyetiyle hakikî ve en mühim vazifesi olan neşir hizmetini bırakmağa mecbur oluyor.(Kastamon Lahikası sh:198)

Endişeli Sual:

Bu âhirzaman fitnesinde, açlık ehemmiyetli bir rol oynayacak. Onunla ehl-i dalalet, bîçare aç ehl-i imanı derd-i maişet içinde boğdurup, hissiyat-ı diniyeyi ya unutturup, ya ikinci, üçüncü derecede bırakmağa çalışacak diye, rivayetlerden anlaşılıyor.

Acaba, herşeyde hattâ kahr azabında ehl-i iman ve masumlar için bir vech-i rahmet ve kader-i İlahî cihetinde adalet olduğu, bunda ne tarzda olur?

Ve ehl-i iman, hususan Risale-i Nur talebeleri bu musibete karşı iman ve âhiret hesabına ne cihetle istifade edip, nasıl davranacaklar ve mukavemet edecekler?

Elcevab: Şu musibetin en ehemmiyetli sebebi; küfran-ı nimet ve şükürsüzlük ve nimet-i İlahiyenin kıymetini takdir etmemeklikten gelen bir isyan olduğundan, Âdil-i Hakîm nimetinin hususan gıda kısmının, hususan hayat noktasında en büyük nimet olan ekmeğin hakikî lezzetini ve çok ehemmiyetli kıymetini ve nimetiyet noktasında fevkalâde derecesini göstermekle, hakikî şükre sevketmek hikmetiyle, Ramazan gibi riyazet-i diniyeye riayet etmeyen şükürsüz insanlara bu musibeti verip, aynı hikmet için adalet etmiş.

Ehl-i iman, ehl-i hakikat, hususan Risale-i Nur talebelerinin vazifesi; bu musibetli açlığı, Ramazan riyazet-i diniyesinin tarzındaki açlık gibi vesile-i iltica ve nedamet ve teslimiyet yapmağa çalışmaktır. Ve zaruret bahanesiyle, dilenciliğe ve hırsızlığa ve anarşiliğe yol açmasına meydan vermemektir.

Ve aç fakirlere acımayan bir kısım zengin ve bazı ehl-i maaş dahi Risale-i Nur'u dinleyip, bu mecburî açlık hissiyle açlara merhamete gelip zekatla yardımlarına koşmaktır.

Ve nefsini güzel yemeklerle şımartan, serkeş eden ve hevesat-ı rezile ve tuğyanlara sevkedip sarhoş eden gençler dahi, Risale-i Nur'un irşadıyla, bu hâdiseden merdane istifade ederek, fuhşiyat ve günahlardan ellerini bir derece çektiği ve nefislerinin zevklerini ve pisliklere karşı galeyanlarını kırdığı vesilesiyle taate ve hayrata girip, o hâdiseyi kendi aleyhlerinden çıkarıp, lehlerinde istimal etmektir.

Ve ehl-i ibadet ve salahat dahi, ekser insanların aç kaldığı bu zamanda ve çok karışmış ve haram ve helâl farkedilmeyecek bir tarza gelmiş ve şübheli mal hükmünde ve manen müşterek olan erzak-ı umumiyeden helâl olmak için mikdar-ı zaruret derecesine kanaat ediyorum diye, bu mecburî belaya bir riyazet-i şer'iye nazarıyla bakmaktır. Kader-i İlahiyeye karşı şekva ile değil, rıza ile karşılamaktır.(Kastamonu Lahikası sh:140)

HİZMET EHLİ NASIL DAVRANMALI

Hem İmam-ı Şafiî'den (R.A.) rivayet var ki; hâlis talebe-i ulûmun rızkına, ben kefalet edebilirim demiş. Çünki rızıklarında vüs'at ve bereket olur. Madem hakikat budur ve madem hâlis talebe-i ulûm ünvanına Risale-i Nur şakirdleri bu zamanda tam liyakat göstermişler; elbette şimdiki açlık ve kahta mukabil Risale-i Nur hizmetini bırakmak ve zaruret-i maişet özrüyle, maişet peşine koşmak yerine en iyi çare, şükür ve kanaat ve Risale-i Nur talebeliğine tam sarılmaktır.

Evet her tarafta bu derd-i maişet herkesi sarsıyor. Ehl-i dalalet bundan istifade eder. Ehl-i diyanet de kendini mazur bilir, "Zarurettir, ne yapalım?" der.

Demek ki, Risale-i Nur şakirdleri bu açlık ve zaruret musibetine karşı, yine Nur'la mukabele etmeli. Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddî devam ile olur.(Kastamonu Lahikası sh:201)

DARDA OLANLARA ALAKASIZ KALINMAMALI

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Bu şiddetli maddî ve manevî kıştaki galâ ve varlık içinde kaht ve derd-i maişet fukaralara ağır basması cihetinde, ekseri fakir-ül hal olan Risale-i Nur şakirdlerinin bu dehşetli hale karşı sarsılmaları ve tesanüdleri bozulması ihtimaliyle ziyade endişe ediyordum. Sizler her zamandan ziyade bu fırtınada tesanüdünüzü ve ittihadınızı ve birbirinin kusuruna bakmaması, birbirini tenkid etmemesi, Risale-i Nur'un vazife-i kudsiye-i imaniyesi hesabına mükellef ve muhtaçsınız.

Sakın birbirinizden gücenmeyiniz ve tenkid etmeyiniz. Yoksa az bir za'f gösterseniz, ehl-i nifak istifade edip sizlere büyük zarar verebilirler.

Derd-i maişet zaruretine karşı iktisad ve kanaatla mukabele etmeye zaruret var. Menfaat-i dünyeviye, çok ehl-i hakikatı, ehl-i tarîkatı dahi bir nevi rekabete sevkettiği için endişe ederim. Risale-i Nur şakirdleri içinde şimdiye kadar bu cihet onları zedelememiş. İnşâallah yine zedelemez. Fakat herkes bir ahlâkta olamaz.

Bazıları meşru' dairede rahatını istese de, itiraz edilmemeli. Zarurete düşen bir şakird, zekatı kabul edebilir. Risale-i Nur'un hizmetine hasr-ı vakit eden rükünlere ve çalışanlara zekatla yardım etmek de, Risale-i Nur'a bir nevi hizmettir.

Hem yardım edilmeli. Fakat hırs ve tama' ve lisan-ı hal ile istemek olmamalı. Yoksa ehl-i dalalet ki, hırs ve tama' yolunda dinini feda etmiş. Onlar nazarında kıyas-ı binnefs cihetiyle, "Risale-i Nur'un bir kısım şakirdleri dahi, dinini dünyaya âlet ediyorlar" diye çirkin bir ittiham ile taarruzlarına meydan açar.(Kastamonu Lahikası sh: 223)

Hem Ramazan Risalesi'nin âhirinde nefs-i emmareyi her nevi azabdan ziyade, açlık ile temerrüdünü terkettiği gibi; şimdiki ehl-i nifakın mütemerridane sefahetinin cezası olarak umuma ve masumlara da gelen bu açlık ve derd-i maişet belasından ehl-i dalalet istifade edip, Risale-i Nur'un fakir şakirdlerinin aleyhine istimal etmek ihtimali var.

“Madem şimdiye kadar ekseriyet-i mutlaka ile Risale-i Nur şakirdleri, Risale-i Nur hizmetini her belaya, her derde bir çare, bir ilâç bulmuşlar.

Biz her gün hizmet derecesinde, maişette kolaylık, kalbde ferahlık, sıkıntılara genişlik hissediyoruz, görüyoruz. Elbette bu dehşetli yeni belalara, musibetlere karşı da, yine Risale-i Nur'un hizmetiyle mukabele etmemiz lâzımdır.(Kastamonu Lahikası sh: 235)

Bu kısa mektuplarda gördük ki, herkese düşen vazifeler var. Dindarlar, hususan Nur Talebeleri, Üstadın tavsiye ve ikazlarına bakmalı ve ona göre davranmalıdırlar.

Hükümet, milleti düşünüp iktisadi hayatı rahatlatmalıdır. Milletin yani ekseriyet olan kısmın geçim derdine çare bulunmalıdır. Düşünce ve söz hürriyetleri tam sağlanmalıdır. Dini hayatın her yönüyle öğrenilebilmesi ve yaşanabilmesi için gereken zemin temin edilmelidir.

Son Güncelleme ( Saturday, 29 August 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Bu zamanda en büyük farz vazife, İttihad-ı İslam'dır...

Bediüzzaman Said Nursi

Sayaç

Bugün237
Dün286
Bu Hafta523
Bu Ay1959
Tümü263458