Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Güncel Konular

Şahsı Manevi Kuvveti

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Ordu ve Asker Meselesi

Dindar Demokratlar

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Ordu'nun Durumu

Anarşi Belası

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Dindar Demokratlar

Müslümanlara Atılan İftiralar

Kadir Gecesi

Kürd Milleti Hakkında

İngilizler ve Türkler

Ehl-i Kitap

Maidet-ül Kur'an'dan

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Yüz Sene Sonra

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Avrupa Birliği meselesi

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Ahirzamanda İman Durumu

Adab-ı İslamiye

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Ramazan-ı Şerif - 2

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Türkiye'de Laiklik Serüveni

İslam ve Demokrasi

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Leyle-i Berat

Ahlâk Kaideleri

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Deccaldan Kurtulacağız

Kim Demokrat

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Zülkarneyn Kimdir ?

Milletin Halini Nazara Alın

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Kurban Bayramındaki Sır

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

İslam İlerleme Vesilesidir

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Dikdurmak ve Başeğmemek

Sarıklı Genç

Anayasa Değişikliği Hakkında

Hristiyanların Necatı

Nifak ve Münafıklık

İslam Kahramanı Milletimiz

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

"Ümitvar Olunuz"

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Leyle-i Berat

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Dar Daire Hususiyeti

Adalet ve Mahkemeler

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Mütecaviz Ehl-i Bida

Adab-ı Muaşeret

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Hakiki İrtica Nedir?

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Feveran

Allahü Ekber Hakikatı (1)

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Gizli Planlara Dikkat !

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Yahudilerin İçyüzü

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

İnsana Uygun İdare Şekli

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Son Müceddid

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Güneş Üflemekle Sönmez

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Laiklik Nedir

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Süfyan Cereyanının Sonu!

Kadınlarda Haya Duygusu

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Geniş Daire Hizmetleri

Ahirzaman Fitneleri-01

Katliamlar ve Vahşetler

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Laiklik Hakkında

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Siyasi Muvaffakiyet

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Mehdi ve Mehdiyet

Mehdi Meselesi Hakkında

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Marifet-in Nebiyy

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Mi'rac Hadisesi

Fitneden Teyakkuz Dersi

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Avrupa Hakkında

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Üç Mehdi İddiası

Geniş Daire Hizmeti

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Zamanımıza Bakan Manalar

İki İddiaya Cevap

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Komitelerin İçyüzü

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Adalet Nasıl Sağlanır?

Kudsiyetin Hakikatı

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Ahirzaman Fitneleri-04

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Son Müceddid

İki Cereyan

Din ve Vicdan Hürriyeti

Garip Bir İddia

Ramazan-ı Şerif - 3

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Ahirzaman Fitneleri-02

Halk Partisi Hakkında

Mehdi Hadisleri

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Ayasofya İbadete Açılmalı

İslam ve Demokrasi

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Hukuk Hakkında

Ordu ve Asker

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Bediüzzamandan 7 Mektup

Din Düşmanları ve Planları

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Amerika Hakkında Bir Mektup

Nur Merkezi İhtiyacı

Kör Hissiyat

Ahirzaman Fitneleri-03

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Ramazan-ı Şerif-1



Cemiyetin Bozulması

Jul 10 2009
Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Friday, 10 July 2009

SÜFYANIN (İSLAM DECCALI) BÜYÜK DECCAL’DAN DAHA TEHLİKELİ OLDUĞU

Zamanımızda zuhur eden âhirzaman fitnesinde dinsizlik esas başını çeken iki cereyan var olduğunu Bediüzzaman Hazretleri ders verir ve bu iki cereyana karşı hizmet tarzını da beyan eder ve der ki:

Süfyan ve Mehdi hakkındaki hadîslerin ifade ettikleri mana budur ki:

Âhirzamanda dinsizliğin iki cereyanı kuvvet bulacak:

Birisi:

Nifak perdesi altında, risalet-i Ahmediyeyi (A.S.M.) inkâr edecek Süfyan namında müdhiş bir şahıs, ehl-i nifakın başına geçecek, şeriat-ı İslâmiyenin tahribine çalışacaktır.

Ona karşı Âl-i Beyt-i Nebevînin silsile-i nuranîsine bağlanan, ehl-i velayet ve ehl-i kemalin başına geçecek Âl-i Beytten Muhammed Mehdi isminde bir zât-ı nuranî, o Süfyan'ın şahs-ı manevîsi olan cereyan-ı münafıkaneyi öldürüp dağıtacaktır.

İkinci cereyan ise:

Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd eden bir cereyan-ı Nemrudane, gittikçe âhirzamanda felsefe-i maddiye vasıtasıyla intişar ederek kuvvet bulup, uluhiyeti inkâr edecek bir dereceye gelir.

Nasıl bir padişahı tanımayan ve ordudaki zabitan ve efrad onun askerleri olduğunu kabul etmeyen vahşi bir adam, herkese, her askere bir nevi padişahlık ve bir gûna hâkimiyet verir.

Öyle de: Allah'ı inkâr eden o cereyan efradları, birer küçük Nemrud hükmünde nefislerine birer rububiyet verir. Ve onların başına geçen en büyükleri, ispirtizma ve manyetizmanın hâdisatı nev'inden müdhiş hârikalara mazhar olan Deccal ise; daha ileri gidip, cebbarane surî hükûmetini bir nevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilân eder. Bir sineğe mağlub olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen âciz bir insanın uluhiyet dava etmesi, ne derece ahmakçasına bir maskaralık olduğu malûmdur.

İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek; hâl-i hazır Hristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek; manen Hristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab edecektir. Ve Kur'ana iktida ederek, o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu' makamında kalacak; din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır.

Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kadir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır.” (Mektubat sh: 56)

İslam Deccalı (Süfyan) İslam memleketinde icraat yapar ve faaliyeti uzun zaman devam eder. O öldükten sonra da onun takipçileri o cereyanı devam ettirirler. O’nun dinî ve içtimaî sahadaki tahribatını tamirle vazifedar Zat ve O’nun yolunu takip edenler de, hem Deccal’in bizzat icraatını, hem öldükten sonraki devam ettirilen sistemin icraatını tamir vazifesinde çalışırlar. Bu hizmet safhalarının da üç devresinde O zatın proğramı çerçevesinde mücahede devam eder.

Bediüzzaman Hazretlerinin çok kıymettar bir talebesi olan Ahmed Feyzi Abi’nin yazıp Üstad’a verdiği bir risaleciği olan Maidet-ül Kur’an’ı, Hz. Üstad bizzat tashih edip Tılsımlar Mecmuasının sonuna dahil etmiştir. Fakat sonra zamanın nezaketi vs. durumlardan ve maslahata binaen o devrede çıkarılmıştır. Fakat o risale Risale-i Nur Külliyatının neşredilmeyen kısımlarına kabul edilmiştir. Yani muhteviyatı hak ve hakikattır ve Bediüzzaman Hazretlerinin tasdikinden geçmiştir.

O risalede bir hadis ve izahı şöyledir:

يَكُونُ قِى اُمَّتِى رَجُلاَنِ اَحَدُهُمَا وَهَبُ يَهِبُ اللَّهُ لَهُ الْحِكْمَةَ وَالْاَ خِرُ غَيْلاَنُ فِتْنَتُهُ عَلَى هَذِهِ الْاُمَّةِ اَشَدُّ مِنْ فِتْنَةِ الشَّيْطَانِ

وَهَبُ يَهِبُ اللَّهُ لَهُ الْحِكْمَةَ - 234 كُرْدِى - 234

وَهَبُ - 13 وَالْاَ خِرُ غَيْلاَنُ - 1930- 1928

Bu hadîs-i şerif, bu ümmet-i Muhammediyenin (asm) hayatı nokta-i nazarında çok şâmil bir tesiri hâiz iki insanı haber ver­mektedir.

Bunlardan biri:

Mahz-ı mevhibe-i İlâhiye olacak ve kendisine hikmet-i İlâ­hiye ve hikmet-i Kur’aniye ihsan edilecek.

Diğeri de:

Fitnesi, bu ümmet-i Muhammed’e (a.s.m.) şeytandan daha te’sirli olan, bir şerir zâlim olacaktır.

Muhaddisîn, bu hadîs-i şerifin tahkikini bir çok ze­vat ve eşhasa tev­cih etmişler. Ve hatta bazıları hadîsin ga­râ­bet-i beya­nından dolayı ta’nı ve inkarı cihetine bile git­mişlerdir. Ancak, hadîsin cihet-i rivayetindeki taad­düdü ve mühim hadîs kitapla­rında yer bulması, ta’nına giden­leri hak­sız çıka­racak şekilde eimme-i muhaddisîni be­yanda bulunmağa sevk et­miştir.

Ta’n edenleri, ta’na sevk eden en mühim sebeb; Hadî­sin be­yanına göre, ümmet-i Muhammed (A.S.M.) için, şeytan­dan daha eşedd te’siri hâiz bir kimsenin zuhuru.. ve bil’akis senâ-yı Peygamberîye (A.S.M.) lâ­yık bir şekilde mahz-ı hi­dayet ve hik­met bir zât-ı âlînin mukabele icrasını vazife et­mesi, hele bir mu’cize-i Muhammedîyi (A.S.M.) izhar etmek üzere bunların hem-zaman olmalarının ha­dîsteki kat’iyyet-i beyan dere­cesinde tam tahakkuk etme­mesidir.

Mânâ-yı hadîsin her zamanda bir ferdi bulunmak üzere bütün zamanlarını muhit olduğunu kabul ederek muhaddi­sînin bu husustaki tevcihlerini reddetmeden, ha­dîsin ifâde-i kat’iye-i riyâziyesinin delâletiyle içinde bu­lunduğumuz zaman en kuv­vetli bir şekilde icra-yı hüküm etmekte oldu­ğunu iddia ve kabul et­mek, gayr-ı kabil-i red bir tercih olur.

Filhakika, te’sir-i idlâlkârîsi şeytandan daha eşedd ve müessir bir tağut-u dalaletin icra-yı şenaat ettiği bir devrin insanları olduğumuz gibi; ona mukabil, senâ-yı Muhammedîye (A.S.M.) lâyık bir şekilde mahz-ı hikmet ve mahz-ı mevhibe bir me­mur-u Rabba­nî’nin neşr-i envar eylediği bir devri yaşıyoruz.

Hadisin beyan-ı riyazîsi, o zatı sarahaten gösterdiği gibi; وهب kelimesi de ilmi vehbî olması, hem eserlerinde vehbî gibi bulunması ..13 adediyle, o zâtın en çok alâka­dar olduğu ve çok sırların anahtarı olan sarahatini, bir hu­susî adam ha­linde gös­termektedir.

Buna mukabil asırların kaydettiği en büyük sandid-i da­lâletin icra-yı kabaset için tuğyanını en çok arttırdığı tarihleri, hadîsin ay­nen göster­mesi bir mu’cize-i Muhammedinin (A.S.M.) bütün vuzu­huyla ve tarihlerini göstermek suretiyle tahakkuk etmiş olduğunu ve hadîsin sıhhati, hadîselerin şehadetiyle ta­mamen meydana çıkmış bulun­duğunu ifâde etmektedir.

غَيْلاَنُ kelimesinin غول veغيله asıllarından müştak bir sı­fat-ı müşebbihe olduğunu kabul ettiğimizde bunların lugâvî mânâla­rındaki azameti izhar etmiş bir cebbarın bütün hututiyle tebellür etmiş ol­duğunu görüyoruz.” (Maidet-ül Kur’an sh: 27)

İşte bu bahiste İslam Deccalı’nın ne kadar etkili olduğu ve çekinilip tedbir alınması gerektiği açıkça anlatılmıştır. İslam Deccalıyla mücadelede mutlaka hem ilmi vehbî, hem eserlerinin de vehbî olan Zat’la hizmet yapılmalıdır.

HER İKİ DECCAL’IN BERABER İFSADATLARI

Hadislerde hem İslam Deccalına hem Büyük Deccala mesih denmesi şöyle izah edilmektedir:

Birinci Mes'ele: Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselâm'a "Mesih" namı verildiği gibi her iki Deccal'a dahi "Mesih" namı verilmiş ve bütün rivayetlerde مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ * مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ denilmiş. Bunun hikmeti ve tevili nedir?

Elcevab: Allahu a'lem bunun hikmeti şudur ki: Nasılki emr-i İlahî ile İsa Aleyhisselâm, şeriat-ı Museviyede bir kısım ağır tekâlifi kaldırıp şarab gibi bazı müştehiyatı helâl etmiş.

Aynen öyle de; Büyük Deccal, şeytanın iğvası ve hükmü ile şeriat-ı İseviyenin ahkâmını kaldırıp Hristiyanların hayat-ı içtimaiyelerini idare eden rabıtaları bozarak, anarşistliğe ve Ye'cüc ve Me'cüc'e zemin hazır eder.

Ve İslâm Deccalı olan Süfyan dahi, şeriat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) ebedî bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleri ile kaldırmağa çalışarak hayat-ı beşeriyenin maddî ve manevî rabıtalarını bozarak, serkeş ve sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak, hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; hevesat-ı müteaffine bataklığında, birbirine saldırmak için cebrî bir serbestiyet ve ayn-ı istibdad bir hürriyet vermek ile dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdaddan başka zabt altına alınamaz.” (Şualar sh: 593)

Mesih kelime olarak sıvazlama, üstüne el sürme anlamına gelemekle birlikte bu manalar da verilmiştir.

1.Hz. İsa (a.s.); hastaların rahatsızlıklarını ve şikâyetlerini el sürerek, bir mu’cize eseri ola­rak giderdiği için bu unvan verilmiştir

2.Deccal, son devirde gelen din düşmanı önemli bir kişi veya açtığı çığır. Bu kişi veya onun aç­tığı çığıra bu adın verilmesinin sebebi, Hıristi­yan dünyasında Hıristiyanlığın hükümlerini kaldırmakla veya etkisiz hale getirmekle anar­şiliğe zemin hazırlaması veya İslâm dünyasında İslâm dininin bir kısım hükümlerini yürürlük­ten kaldırılmasıdır. İkinci haldekine İslâm Deccalı veya Süfyan denmiştir

1939’da büyük Erzincan Depremi ve 1940 lı yıllarda başlıyan zelzelelere Bediüzaman Hazretlerinin izahı:

Sual: Yerin korkudan titremesi ve hiddeti neden Rus'a gelmiyor ve yalnız...?

Cevab: Çünki nesholup tahrif olmuş bir dine karşı, dinsizlik ile ihanet başkadır. Ve hak ve ebedî bir dine karşı ihanet ise yeri titretiyor, kızdırıyor.(Kastamonu Lahikası sh: 13)

Ezcümle: Hayat-ı içtimaiyeyi idare eden en mühim esas olan hürmet ve merhamet gayet sarsılmış. Bazı yerlerde gayet elîm ve bîçare ihtiyarlar ve peder ve vâlideler hakkında dehşetli neticeler veriyor. Cenab-ı Hakk'a şükür ki; Risale-i Nur bu müdhiş tahribata karşı, girdiği yerlerde mukavemet ediyor, tamir ediyor. Sedd-i Zülkarneyn'in tahribiyle, Ye'cüc ve Me'cüclerin dünyayı fesada vermesi gibi; şeriat-ı Muhammediye (A.S.M.) olan sedd-i Kur'anînin tezelzülüyle de Ye'cüc ve Me'cüc'den daha müdhiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesada ve ifsada başlıyor. (Kastamonu Lahikası sh: 149)

İkinci Sual: Niçin gavurların memleketlerinde bu semavî tokat başlarına gelmiyor? Bu bîçare müslümanlara iniyor?

Elcevab: Büyük hatalar ve cinayetler te'hir ile büyük merkezlerde ve küçücük cinayetler ta'cil ile küçük merkezlerde verildiği gibi; mühim bir hikmete binaen ehl-i küfrün cinayetlerinin kısm-ı a'zamı, Mahkeme-i Kübra-yı Haşre te'hir edilerek ehl-i imanın hataları, kısmen bu dünyada cezası verilir.(Sözler sh: 171)

İkinci harb-i umumî beşere ettiği tahribat-ı azîme gerçi çok geniştir. Fakat hayat-ı dünyeviyeye ve bekasız medeniyete baktığı cihetinde Osmanlı'daki tahribata nisbeten dardır.

Osmanlı'daki manevî zelzele hayat-ı ebediye ve saadet-i bâkiyenin zararına bir tahribat ve bir zelzele-i maneviye-i İslâmiye manen o ikinci harb-i umumîden daha dehşetli olmasından Eski Said'in o sehvini tashih ediyor ve rü'ya-yı sadıkasını tam tabir ediyor ve o hiss-i kabl-el vukuunu gözlere gösteriyor.” (Emirdağ Lahikası sh: 131)

İslam memleketindeki dini kusurlar, gayretullaha daha çok dokunuyor. Yani İslam Deccalının tahribatı ehemmiyete alınmalıdır. Sadece Büyük Deccalın insanlık dünyasında yaptığı inkar*ı Uluhiyyet (ateizm) ve komünizim gibi dinsizlik cereyanlarına hassas olup, İslam Deccalının sinsice ve münafıkane yaptığı tahribatlar çeşitli mülahazalarla nazara alınmazsa hakiki hizmet yapılmamış olur. Hatta Süfyaniyetin devamına sebebiyet verilmiş olur.

Son Güncelleme ( Saturday, 11 July 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Hadis meali: Cenab-ı Allah şu ümmetin (ümmet-i Muhammed A.S.M.) üstünde hem Deccal’ın kılıncını hem de büyük harb kılıncını beraber cem’etmeyecektir. (Melhame-i kübra olan İkinci Harb-i Umumî hırpala­madığı işaretiyle, İs­lâmlar içinde bir Deccal, âlem-i İslâm’ı başka bir tarzda hırpalayacak.)

Said Nursî R.A.
Tefekkürname sh: 287

Sayaç

Bugün206
Dün286
Bu Hafta492
Bu Ay1928
Tümü263427