Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Güncel Konular

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

İnsana Uygun İdare Şekli

Son Müceddid

Geniş Daire Hizmeti

Din Düşmanları ve Planları

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Kadir Gecesi

Son Müceddid

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Laiklik Hakkında

Ordu ve Asker Meselesi

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Mehdi ve Mehdiyet

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Mehdi Meselesi Hakkında

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

İslam Kahramanı Milletimiz

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Sarıklı Genç

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Ehl-i Kitap

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Din ve Vicdan Hürriyeti

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Mi'rac Hadisesi

Güneş Üflemekle Sönmez

Ramazan-ı Şerif - 2

Komitelerin İçyüzü

Yahudilerin İçyüzü

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Amerika Hakkında Bir Mektup

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

"Ümitvar Olunuz"

Nur Merkezi İhtiyacı

Marifet-in Nebiyy

Dindar Demokratlar

Deccaldan Kurtulacağız

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Allahü Ekber Hakikatı (1)

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Şahsı Manevi Kuvveti

Feveran

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Leyle-i Berat

Ordu'nun Durumu

Kim Demokrat

Adalet ve Mahkemeler

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Süfyan Cereyanının Sonu!

Mehdi Hadisleri

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Ahirzaman Fitneleri-03

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Bediüzzamandan 7 Mektup

Kurban Bayramındaki Sır

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Ordu ve Asker

Cemiyetin Bozulması

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Avrupa Birliği meselesi

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Adab-ı Muaşeret

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Ahirzaman Fitneleri-01

Adalet Nasıl Sağlanır?

Ahirzaman Fitneleri-04

Laiklik Nedir

İki Cereyan

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Geniş Daire Hizmetleri

İngilizler ve Türkler

Katliamlar ve Vahşetler

İki İddiaya Cevap

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

İslam ve Demokrasi

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Gizli Planlara Dikkat !

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Zülkarneyn Kimdir ?

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Dindar Demokratlar

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Fitneden Teyakkuz Dersi

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Kör Hissiyat

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Hristiyanların Necatı

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Avrupa Hakkında

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Kudsiyetin Hakikatı

Ramazan-ı Şerif-1

Leyle-i Berat

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Ramazan-ı Şerif - 3

İslam İlerleme Vesilesidir

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Maidet-ül Kur'an'dan

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Milletin Halini Nazara Alın

Siyasi Muvaffakiyet

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Ahirzamanda İman Durumu

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Nifak ve Münafıklık

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

İslam ve Demokrasi

Anayasa Değişikliği Hakkında

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Mütecaviz Ehl-i Bida

Hakiki İrtica Nedir?

Anarşi Belası

Kadınlarda Haya Duygusu

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Ahlâk Kaideleri

Ayasofya İbadete Açılmalı

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Hukuk Hakkında

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Üç Mehdi İddiası

Ahirzaman Fitneleri-02

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Yüz Sene Sonra

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Kürd Milleti Hakkında

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Dikdurmak ve Başeğmemek

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Müslümanlara Atılan İftiralar

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Garip Bir İddia

Halk Partisi Hakkında

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Adab-ı İslamiye

Dar Daire Hususiyeti

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Zamanımıza Bakan Manalar

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?



Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Jul 07 2009
Gizli Ene ve Kusurunu Görmek PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Tuesday, 07 July 2009

GİZLİ ENE VE KUSURUNU GÖRMEK

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ

Meali: (Haşiye) "Nefis daima kötü şeylere sevkeder." Âyetinin, hem de اَعْدَى عَدُوِّكَ نَفْسُكَ الَّتِى بَيْنَ جَنْبَيْكَ mana-yı şerifi: "Senin en zararlı düşmanın nefsindir." hadîsinin bir nüktesidir.

Tezkiyesiz nefs-i emmaresi bulunmak şartıyla kendi nefsini beğenen ve seven adam, başkasını sevmez. Eğer zahirî sevse de samimî sevemez, belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever. Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır ve kusuru nefsine almaz; belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler. Mübalağalar ile, belki yalanlarla nefsini medh ü tenzih ederek âdeta takdis eder ve derecesine göre مَنِ اتَّخَذَ اِلَهَهُ هَوَيهُ âyetinin bir tokadını yer.

Temeddühü ve sevdirmesi ise, aks-ül amel ile istiskali celbeder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlası kaybeder, riyayı karıştırır. Akibeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya mübtela olan hisse ve heva-yı nefse mağlub olup, yolunu şaşırmış hissin fetvasıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Âdeta ders aldığı Amme Cüz'ünü bir tek şekerlemeye satan hevaî bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenatını, hissini okşamak için ve hevasını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enaniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasaret eder.

اَللَّهُمَّ احْفَظْنَا مِنْ شَرِّ النَّفْسِ وَالشَّيْطَانِ وَمِنْ شَرِّ الْجِنِّ وَاْلاِنْسَانِ

(Lem’alar sh: 275

Sâlisen: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: اِذَا اَرَادَ اللَّهُ بِقَوْمٍ خَيْرًا اَبْصَرَهُمْ بِعُيُوبِ اَنْفُسِهِمْ Kur'an-ı Hakîm'de Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm demiş: وَمَا اُبَرِّىءُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ Evet nefsini beğenen ve nefsine itimad eden, bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. Öyle ise, sen bahtiyarsın.

Fakat bazan olur ki, nefs-i emmare, ya levvameye veya mutmainneye inkılab eder; fakat silâhlarını ve cihazatını a'saba devreder. A'sab ve damarlar ise, o vazifeyi âhir ömre kadar görür. Nefs-i emmare çoktan öldüğü halde, onun âsârı yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nüfusları mutmainne iken, nefs-i emmareden şekva etmişler. Kalbleri gayet selim ve münevver iken, emraz-ı kalbden vaveylâ etmişler.

İşte bu zâtlardaki, nefs-i emmare değil, belki a'saba devredilen nefs-i emmarenin vazifesidir. Maraz ise kalbî değil, belki maraz-ı hayalîdir.

İnşâallah aziz kardeşim, size hücum eden nefsiniz ve emraz-ı kalbiniz değil, belki mücahedenin devamı için beşeriyet itibariyle a'saba intikal eden ve terakkiyat-ı daimîye sebebiyet veren, dediğimiz gibi bir halettir.” (Mektubat sh: 329)

İkinci Nokta: Şeytanın mühim bir desisesi: İnsana kusurunu itiraf ettirmemektir. Tâ ki, istiğfar ve istiaze yolunu kapasın. Hem nefs-i insaniyenin enaniyetini tahrik edip, tâ ki nefis kendini avukat gibi müdafaa etsin; âdeta taksirattan takdis etsin. Evet şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez; görse de, yüz tevil ile tevil ettirir.

وَ عَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَلِيلَةٌ sırrıyla: Nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için ayıbını görmez. Ayıbını görmediği için itiraf etmez, istiğfar etmez, istiaze etmez; şeytana maskara olur. Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir Peygamber-i Âlîşan,

وَمَا اُبَرِّىءُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ َلاَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ اِلاَّ مَا رَحِمَ رَبِّى

dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir? Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur.” (Lem’alar sh: 87)

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Birbirinizi enaniyetle veya sadakatsızlıkla ittiham etmemek için, bir hakikatı beyan etmek ihtar edildi.

Ben bir zaman enaniyetini bırakmış ve nefs-i emmaresi kalmamış büyük evliyadan şiddetli bir surette nefs-i emmareden şikayet ettiğini gördüm, hayrette kaldım. Sonra kat'î bildim ki, âhir ömre kadar mücahede-i nefsiyenin sevabdar devamı için nefs-i emmarenin ölmesi üzerine onun cihazatı damarlara ve hissiyata devredilir, mücahede devam eder. İşte o büyük evliyalar, bu ikinci düşmandan ve nefsin vârisinden şikayet ederler. Hem manevî kıymet ve makam ve meziyet, bu dünyaya bakmıyor ki, kendini ihsas etsin. Hattâ en büyük makamda bulunanlardan bazı zâtlara verilen büyük bir ihsan-ı İlahîyi hissetmediklerinden, kendilerini herkesten ziyade bîçare ve müflis telakki etmeleri gösteriyor ki; avamın nazarında medar-ı kemalât zannedilen keşf ü keramet ve ezvak u envâr, o manevî kıymet ve makamlara medar ve mehenk olamaz. Sahabelerin bir saati, başka velilerin bir gün, belki bir çillesi kadar kıymeti olduğu halde; keşif ve manevî hârikulâde hâlâta evliya gibi mazhariyetleri her sahabede olmaması, bu hakikatı isbat ediyor.

İşte kardeşlerim! Dikkat ediniz; sizin nefs-i emmareniz, kıyas-ı binnefs cihetinde, sû'-i zan noktasında sizleri aldatmasın; Risale-i Nur terbiye etmiyor diye şübhelendirmesin.(Şualar sh: 332)

Üçüncü Mes'ele: Bir kardeşimiz kusurunu görmediği münasebetiyle, onu ikaz için yazılmış ince bir mes'eledir. Belki size faidesi olur diye yazdık.

Bir zaman evliya-i azîmeden nefs-i emmaresinden kurtulanlardan birkaç zâttan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmareden şekvalarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli zaman sonra, nefs-i emmarenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden ve heves ve damar ve a'sab, tabiat ve hissiyat halitasından çıkan ve nefs-i emmarenin son tahassüngâhı bulunan ve nefs-i emmareyi tezkiyeden sonra onun eski vazife-i seyyiesini gören ve mücahedeyi âhir ömre kadar devam ettiren, bir manevî nefs-i emmareyi gördüm. Ve anladım ki, o mübarek zâtlar hakikî nefs-i emmareden değil; belki mecazî bir nefs-i emmareden şekva etmişler. Sonra gördüm ki, İmam-ı Rabbanî dahi bu mecazî nefs-i emmareden haber veriyor. Bu ikinci nefs-i emmarede şuursuz kör hissiyat bulunduğu için, akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor ki, onlarla ıslah olsun ve kusurunu anlasın. Yalnız tokatlar ve elemler ile nefret edip veya tam bir fedailiğe her hissini maksadına feda etsin. Ve Risale-i Nur'un erkânları gibi herşeyini, enaniyetini bıraksın.

Bu acib asırda dehşetli bir aşılamak ve şırınga ile hem hakikî, hem mecazî iki nefs-i emmare ittifak edip; öyle seyyiata öyle günahlara severek giriyor, kâinatı hiddete getiriyor. Hattâ kendim, bir dakika zarfında yirmi paralık bir sıkıntı ile, altmış liralık bir haseneye tercih etmeye çalıştım. Hem on dakika zarfında, büyük bir mücahede-i manevîde, benim cephemde kırkikilik bir top gibi düşmanlarıma atıp yol açtığı halde; o iki nefs-i emmarenin muvakkat bir gaflet fırsatında, hodgâmlık ve meyl-i tefevvuk gibi gayet zulümlü ve zulümatlı hissiyle, büyük bir şükür ve teşekkür yerine, "Ne için ben atmadım" diye en çirkin bir riya ve rekabet damarını hissettim.

Cenab-ı Hakk'a yüzbin şükür ediyorum ki, Risale-i Nur ve bilhassa İhlas Risaleleri o iki nefsin bütün desaisini izale ve onların açtığı yaraları tedavi ettiği gibi, o bir dakika ve on dakikadaki haletleri birden izale etti. Ve manevî bir istiğfar olan kusurumu bildim. O hatanın muaccel cezası olan içindeki elemden ve azabdan kurtuldum.” K:233

  • “Hırs-ı şöhret,
  • hubb-u câh,
  • makam sahibi olmak,
  • emsaline tefevvuk etmek gibi hisler ve
  • insanlara iyi görünmek,
  • tasannu'kârane haddinden fazla kendine ehemmiyet verdirmek ve
  • tekellüfkârane lâyık olmadığı yüksek makamlarda görünmek tarzını takınmak ile riya eder.

Risale-i Nur şakirdleri ene'yi nahnü'ye tebdil ettikleri, yani enaniyeti bırakıp, Risale-i Nur dairesinin şahs-ı manevîsinin hesabına çalışması, ben yerine biz demeleri ve ehl-i tarîkatın "fena fi-ş şeyh" ve "fena fi-r resul" ve nefs-i emmareyi öldürmek gibi riyadan kurtaran vasıtaların bu zamanda birisi de "fena fi-l ihvan" yani şahsiyetini kardeşlerinin şahs-ı manevîsi içinde eritip öyle davrandığı için, inşâallah ehl-i hakikatın riyadan kurtulmaları gibi, bu sır ile onlar da kurtulurlar.” (Kastamonu Lahikası sh: 184)

Çünki o halde Sâniin manen, kalben görünmemesi, ya basiretin fıkdanındandır veya kalb gözünün kör olmasındandır veya pek dar olduğundan mes'eleyi azametiyle kavramadığındandır.hızlan'dır. Ve illâ Sâniin inkârı, basarın şuhudunu inkârdan daha ziyade münkerdir.” (Mesnevi sh: 210) Veya bir

“Gaye-i Hayal Olmazsa, Enaniyet Kuvvetleşir

Bir gaye-i hayal olmazsa, yahut nisyan basarsa, ya tenasi edilse; elbette zihinler enelere dönerler,

Etrafında gezerler. Ene kuvvetleşiyor, bazan sinirleniyor.

Delinmez, tâ "nahnü" olsun. Enesini sevenler, başkaları sevmezler. (Sözler sh: 708)

Esefa; gaye-i hayalden tenasi veya nisyan olmakla, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler. İşte gaye-i hayal, maksad-ı âlî bütün vuzuhuyla meydana atılmıştır. ” Sti:84



(Haşiye) Bu parçanın da, herkese faidesi var.

Son Güncelleme ( Friday, 10 July 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

İhtilaf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dayı def’e çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni...

Sultan Selim

Sayaç

Bugün91
Dün260
Bu Hafta2217
Bu Ay1227
Tümü262726