Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Güncel Konular

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Nifak ve Münafıklık

Süfyan Cereyanının Sonu!

İslam Kahramanı Milletimiz

Ahirzaman Fitneleri-03

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Anarşi Belası

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Yüz Sene Sonra

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Ordu ve Asker

İki Cereyan

Mütecaviz Ehl-i Bida

Katliamlar ve Vahşetler

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Marifet-in Nebiyy

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Ahirzaman Fitneleri-02

Komitelerin İçyüzü

İslam ve Demokrasi

Leyle-i Berat

Zamanımıza Bakan Manalar

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Adab-ı İslamiye

Kudsiyetin Hakikatı

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Ahirzaman Fitneleri-04

"Ümitvar Olunuz"

Ahirzamanda İman Durumu

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Kör Hissiyat

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Mi'rac Hadisesi

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Dindar Demokratlar

İslam ve Demokrasi

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Kadınlarda Haya Duygusu

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Kadir Gecesi

İki İddiaya Cevap

Adab-ı Muaşeret

Son Müceddid

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Dindar Demokratlar

Sarıklı Genç

Ahirzaman Fitneleri-01

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Müslümanlara Atılan İftiralar

Kurban Bayramındaki Sır

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

İnsana Uygun İdare Şekli

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Hukuk Hakkında

Kürd Milleti Hakkında

Avrupa Hakkında

Hakiki İrtica Nedir?

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Ramazan-ı Şerif-1

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Şahsı Manevi Kuvveti

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Dar Daire Hususiyeti

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Laiklik Nedir

Deccaldan Kurtulacağız

Zülkarneyn Kimdir ?

Laiklik Hakkında

Üç Mehdi İddiası

Yahudilerin İçyüzü

Amerika Hakkında Bir Mektup

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Mehdi Meselesi Hakkında

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Maidet-ül Kur'an'dan

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

İslam İlerleme Vesilesidir

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Ahlâk Kaideleri

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Ayasofya İbadete Açılmalı

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Ehl-i Kitap

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Güneş Üflemekle Sönmez

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Feveran

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Leyle-i Berat

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Mehdi Hadisleri

Kim Demokrat

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

İngilizler ve Türkler

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Adalet Nasıl Sağlanır?

Ordu ve Asker Meselesi

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Ramazan-ı Şerif - 3

Milletin Halini Nazara Alın

Gizli Planlara Dikkat !

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Fitneden Teyakkuz Dersi

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Din Düşmanları ve Planları

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Garip Bir İddia

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Ramazan-ı Şerif - 2

Mehdi ve Mehdiyet

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Anayasa Değişikliği Hakkında

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Nur Merkezi İhtiyacı

Siyasi Muvaffakiyet

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Cemiyetin Bozulması

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Son Müceddid

Ordu'nun Durumu

Bediüzzamandan 7 Mektup

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Geniş Daire Hizmeti

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Geniş Daire Hizmetleri

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Adalet ve Mahkemeler

Halk Partisi Hakkında

Dikdurmak ve Başeğmemek

Hristiyanların Necatı

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Avrupa Birliği meselesi

Din ve Vicdan Hürriyeti



Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Mar 22 2009
Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3 PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Yazan abdullah said   
Sunday, 22 March 2009

MEKTUP-3

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE VERİLEN BEYANNAME (1923)

(ŞEAİRİN KORUNMASI)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Ankara'da bulundukları kısa süre zarfında (Kasım 1922-Mayıs 1923) bir çok teşebbüslerde bulunmuştur. Bunlardan birisi de, altta tamamını yayınladığımız beyannamedir. Ankara'ya ısrarla çağrılan ve çok büyük alaka ile karşılanan Bediüzzaman Hazretleri bu arada birçok defalar M. Kemal Paşa ile görüşmüş ve çeşitli vesilelerle münasebetleri olmuştur.

Aslında Meclise hitaben yazılmış olmasına rağmen, M. Kemal Paşanın öfkesine sebep olan bu beyannameden sonra aralarında şiddetli münakaşalar olmuştur.

Bediüzzaman Hazretlerinin o meşhur sözü olan "Paşa, Paşa! Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır. Namaz kılmayan haindir. Hainin hükmü merduttur" sözü üzerine M.Kemal Paşa özür dilemiş ve etrafına “Hocam haklıdır” diye ifade etmiştir.

Meclis’te okunan ve daha sonra neşredilen bu beyanname her zaman geçerli, hatta o zamandan sonrasına bakan yönüyle daha da ehemmiyet kazanmıştır. Bu ehemmiyetli hakikatler, sahiplenecek gerçek vatanperverleri beklemektedir. Günümüzün siyasileri veya sonra idareye talip olanlar inşaallah dikkate alırlar.


«1338 (M.1923) TARİHİNDE, MECLİS-İ MEB'USANA HİTABEN YAZDIĞIM BİR HUTBENİN SURETİDİR.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اِنَّ الصَّلَوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُوءْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا

([1]) Ey Mücahidîn-i İslâm! Ey Ehl-i hall ü akd! Bu fakirin bir mes'elede on sözünü, birkaç nasihatını dinlemenizi rica ediyorum.

Evvelâ: Şu muzafferiyetteki hârikulâde nimet-i İlahiye bir şükran ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa, nimet şükrü görmezse gider. Mademki Kur'an'ı, Allah'ın tevfikiyle düşmanın hücumundan kurtardınız; Kur'anın en sarih ve en kat'î emri olan Salât gibi feraizi imtisal etmeniz lâzımdır. Tâ onun feyzi böyle hârika suretinde üstünüzde tevali ve devam etsin.

Sâniyen: Âlem-i İslâmı mesrur ettiniz, muhabbet ve teveccühünü kazandınız. Lâkin o teveccüh ve muhabbetin idamesi, şeair-i İslâmiyeyi iltizam ile olur. Zira, Müslümanlar İslâmiyet hesabına sizi severler.

Sâlisen: Bu âlemde evliyaullah hükmünde olan gazi ve şühedalara kumandanlık ettiniz. Kur'an'ın evamir-i kat'iyyesine imtisal etmekle, öteki âlemde de o nuranî güruha refik olmağa çalışmak, sizin gibi himmetlilerin şe'nidir. Yoksa, burada kumandan iken orada bir neferden istimdad-ı nur etmeğe muztar kalacaksınız. Bu dünya-yı deniyye, şan ve şerefiyle öyle bir meta değil ki, sizin gibi insanları işba etsin, tatmin etsin ve maksud-u bizzât olsun.

Râbian: Bu millet-i İslâmın cemaatleri -çendan bir cemaat namazsız kalsa, fâsık da olsa yine- başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Hattâ umum Kürdistan'da umum memurlara dair en evvel sordukları sual bu imiş: "Acaba namaz kılıyor mu?" derler. Namaz kılarsa mutlak emniyet ederler; kılmazsa, ne kadar muktedir olsa nazarlarında müttehemdir. Bir zaman, Beyt-üş Şebab aşairinde isyan vardı. Ben gittim, sordum: "Sebeb nedir?" Dediler ki: "Kaymakamımız namaz kılmıyordu, rakı içiyordu. Öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?" Bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıya idiler.

Hâmisen: Enbiya'nın ekseri şarkta ve hükemanın ağlebi garbda gelmesi kader-i ezelînin bir remzidir ki, şarkı ayağa kaldıracak din ve kalbdir, akıl ve felsefe değil. Şarkı intibaha getirdiniz, fıtratına muvafık bir cereyan veriniz. Yoksa, sa'yiniz ya hebaen gider veya muvakkat, sathî kalır...

Sâdisen: Hasmınız ve İslâmiyet düşmanı olan Frenkler dindeki lâkaydlığınızdan pek fazla istifade ettiler ve ediyorlar. Hattâ diyebilirim ki, hasmınız kadar İslâma zarar veren, dinde ihmalinizden istifade eden insanlardır. Maslahat-ı İslâmiye ve selâmet-i millet namına, bu ihmali a'male tebdil etmeniz gerektir. Görülmüyor mu ki, İttihadcılar o kadar hârika azm ü sebat ve fedakârlıklarıyla, hattâ İslâm'ın şu intibahına da bir sebeb oldukları halde, bir derece dinde lâübalilik tavrını gösterdikleri için, dâhildeki milletten nefret ve tezyif gördüler. Hariçteki İslâmlar dindeki ihmallerini görmedikleri için hürmeti verdiler.

Sâbian: Âlem-i küfür, bütün vesaitiyle, medeniyetiyle, felsefesiyle, fünunuyla, misyonerleriyle âlem-i İslâma hücum ve maddeten uzun zamandan beri galebe ettiği halde, -âlem-i İslâma- dinen galebe edemedi. Ve dâhilî bütün fırak-ı dâlle-i İslâmiye de, birer kemmiye-i kalile-i muzırra suretinde mahkûm kaldığı; ve İslâmiyet metanetini ve salabetini sünnet ve cemaatle muhafaza eylediği bir zamanda, lâübaliyane, Avrupa medeniyet-i habise kısmından süzülen bir cereyan-ı bid'atkârane, sinesinde yer tutamaz. Demek âlem-i İslâm içinde mühim ve inkılabvari bir iş görmek, İslâmiyetin desatirine inkıyad ile olabilir, başka olamaz. Hem olmamış, olmuş ise de çabuk ölüp, sönmüş...

Sâminen: Za'f-ı dine sebeb olan Avrupa Medeniyet-i Sefihanesi yırtılmağa yüz tuttuğu bir zamanda ve Medeniyet-i Kur'anın zuhura yakın geldiği bir anda, lâkaydane ve ihmalkârane müsbet bir iş görülmez. Menfîce, tahribkârane iş ise, bu kadar rahnelere maruz kalan İslâm zâten muhtaç değildir.

Tâsian: Sizin bu "İstiklal Harbi"ndeki muzafferiyetinizi ve âlî hizmetinizi takdir eden ve sizi can u dilden seven, cumhur-u mü'minîndir. Ve bilhassa tabaka-i avamdır ki sağlam müslümanlardır. Sizi ciddî sever ve sizi tutar ve size minnettardır ve fedakârlığınızı takdir ederler. Ve, intibaha gelmiş en cesîm ve müdhiş bir kuvveti size takdim ederler. Siz dahi, evamir-i Kur'aniyeyi imtisal ile onlara ittisal ve istinad etmeniz maslahat-ı İslâm namına zarurîdir. Yoksa, İslâmiyetten tecerrüd eden bedbaht, milliyetsiz Avrupa meftunu Frenk mukallidleri, avam-ı müslimîne tercih etmek, maslahat-ı İslâma münafî olduğundan, âlem-i İslâm nazarını başka tarafa çevirecek ve başkasından istimdad edecek...

Âşiren: Bir yolda dokuz ihtimal-i helâket, tek bir ihtimal-i necat varsa; hayatından vazgeçmiş, mecnun bir cesur lâzım ki o yola sülûk etsin. Şimdi, yirmidört saatten bir saati işgal eden farz namaz gibi zaruriyat-ı diniyede, yüzde doksandokuz ihtimal-i necat var. Yalnız, gaflet ve tenbellik haysiyetiyle, bir ihtimal zarar-ı dünyevî olabilir. Halbuki feraizin terkinde, doksandokuz ihtimal-i zarar var. Yalnız gaflet ve dalalete istinad, tek bir ihtimal-i necat olabilir. Acaba dine ve dünyaya zarar olan ihmal ve feraizin terkine ne bahane bulunabilir? Hamiyet nasıl müsaade eder?

Bahusus bu güruh-u mücahidîn ve bu yüksek meclisin ef'ali taklid edilir. Kusurlarını millet ya taklid veya tenkid edecek; ikisi de zarardır. Demek onlarda hukukullah, hukuk-u ibadı da tazammun ediyor. Sırr-ı tevatür ve icmaı tazammun eden hadsiz ihbaratı ve delaili dinlemeyen ve safsata-i nefis ve vesvese-i şeytandan gelen bir vehmi kabul eden adamlarla, hakikî ve ciddî iş görülmez.

Şu inkılab-ı azîmin temel taşları sağlam gerek. Şu Meclis-i âlînin şahsiyet-i maneviyesi, sahib olduğu kuvvet cihetiyle mana-yı saltanatı deruhde etmiştir. Eğer şeair-i İslâmiyeyi bizzât imtisal etmek ve ettirmekle mana-yı Hilafeti dahi vekaleten deruhde etmezse, hayat için dört şeye muhtaç fakat an'ane-i müstemirre ile günde lâakal beş defa dine muhtaç olan şu fıtratı bozulmayan ve lehviyat-ı medeniye ile ihtiyacat-ı ruhiyesini unutmayan bu milletin hacat-ı diniyesini Meclis tatmin etmezse, bilmecburiye mana-yı Hilafeti, tamamen kabul ettiğiniz isme ve lafza verecek. O manayı idame etmek için kuvveti dahi verecek.

Halbuki Meclis elinde bulunmayan ve Meclis tarîkıyla olmayan böyle bir kuvvet, inşikak-ı asâya sebebiyet verecektir. İnşikak-ı asâ ise, [2] وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا ayetine zıddır.

Zaman cemaat zamanıdır. Cemaatın ruhu olan şahs-ı manevî daha metindir ve tenfiz-i ahkâm-ı şer'iyeye daha ziyade muktedirdir. Halife-i şahsî, ancak ona istinad ile vezaifi deruhde edebilir. Cemaatın ruhu olan şahs-ı manevî eğer müstakim olsa, ziyade parlak ve kâmil olur. Eğer fena olsa, pek çok fena olur. Ferdin, iyiliği de fenalığı da mahduddur. Cemaatin ise gayr-ı mahduddur.

Harice karşı kazandığınız iyiliği, dâhildeki fenalıkla bozmayınız. Bilirsiniz ki ebedî düşmanlarınız ve zıdlarınız ve hasımlarınız, İslâmın şeairini tahrib ediyorlar. Öyle ise zarurî vazifeniz, şeairi ihya ve muhafaza etmektir. Yoksa şuursuz olarak şuurlu düşmana yardımdır. Şeairde tehavün, za'f-ı milliyeti gösterir. Za'f ise düşmanı tevkif etmez, teşci' eder...

حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ * نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ

***

Madde madde özetlersek milletvekilleri:

1. Farz Namazlarını kılmaları.

2. Şeair-i İslâmiyeye (dini sembol ve simgelere) taraftar olmaları.

3. Kur'an'ın kesin kati emirlerini yerine getirmeli.

4. Dini konularda gevşeklik göstermemelidirler.

5. Dinin diğer emirlerini yani farzlarını da yerine getirmeliler.

6. Meclis Saltanatı üzerine aldığı gibi, Hilafet anlamını dahi üzerine almalı.

7. Şahs-ı maneviye dayanan temsil gücü yüksek lider olmalıdır.

8. Şeair denilen dini simge ve sembolleri toplum hayatında yeniden canlandırmalılar.

İşte bu ve bunlar gibi vazifeler meclisin asli görevlerindendir. Dindar ve dine hürmetkar, hamiyetperver ve milliyetperver milletvekillerine bera-yı malumat arzolunur..



[1] Nisa Suresi 4:103

[2] Al-I İmran Suresi 3:103

Son Güncelleme ( Monday, 23 March 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Hadis meali: Cenab-ı Allah şu ümmetin (ümmet-i Muhammed A.S.M.) üstünde hem Deccal’ın kılıncını hem de büyük harb kılıncını beraber cem’etmeyecektir. (Melhame-i kübra olan İkinci Harb-i Umumî hırpala­madığı işaretiyle, İs­lâmlar içinde bir Deccal, âlem-i İslâm’ı başka bir tarzda hırpalayacak.)

Said Nursî R.A.
Tefekkürname sh: 287

Sayaç

Bugün92
Dün260
Bu Hafta2218
Bu Ay1228
Tümü262727