Menu Content/Inhalt

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Feveran

Güncel Konular

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Süfyan Cereyanının Sonu!

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Son Müceddid

Avrupa Hakkında

Ehl-i Kitap

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

İki Cereyan

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Katliamlar ve Vahşetler

Ramazan-ı Şerif - 2

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Adalet Nasıl Sağlanır?

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Son Müceddid

Dikdurmak ve Başeğmemek

Gizli Planlara Dikkat !

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Marifet-in Nebiyy

Ahirzaman Fitneleri-04

Hristiyanların Necatı

Hükümete Mühim bir Tavsiye

İngilizler ve Türkler

İnsana Uygun İdare Şekli

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Zülkarneyn Kimdir ?

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

İslam ve Demokrasi

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Deccaldan Kurtulacağız

Ahirzamanda İman Durumu

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Kadir Gecesi

Halk Partisi Hakkında

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Zamanımıza Bakan Manalar

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Anayasa Değişikliği Hakkında

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Ahirzaman Fitneleri-02

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Dindar Demokratlar

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Şahsı Manevi Kuvveti

Ramazan-ı Şerif - 3

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Nur Merkezi İhtiyacı

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Maidet-ül Kur'an'dan

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Geniş Daire Hizmetleri

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Ahlâk Kaideleri

Dar Daire Hususiyeti

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Leyle-i Berat

Yüz Sene Sonra

Milletin Halini Nazara Alın

Ramazan-ı Şerif-1

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Leyle-i Berat

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Mi'rac Hadisesi

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Amerika Hakkında Bir Mektup

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Adab-ı Muaşeret

Din Düşmanları ve Planları

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Ordu ve Asker Meselesi

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Laiklik Nedir

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

İki İddiaya Cevap

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Kurban Bayramındaki Sır

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Üç Mehdi İddiası

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

İslam Kahramanı Milletimiz

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Mütecaviz Ehl-i Bida

Ordu'nun Durumu

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Kim Demokrat

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Laiklik Hakkında

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Din ve Vicdan Hürriyeti

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

İslam İlerleme Vesilesidir

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Garip Bir İddia

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Mehdi ve Mehdiyet

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Kürd Milleti Hakkında

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Nifak ve Münafıklık

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Müslümanlara Atılan İftiralar

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Avrupa Birliği meselesi

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Feveran

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Mehdi Meselesi Hakkında

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Cemiyetin Bozulması

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Bediüzzamandan 7 Mektup

Dindar Demokratlar

Kör Hissiyat

Hakiki İrtica Nedir?

Sarıklı Genç

Siyasi Muvaffakiyet

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Komitelerin İçyüzü

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Yahudilerin İçyüzü

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Geniş Daire Hizmeti

Anarşi Belası

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Adab-ı İslamiye

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Ahirzaman Fitneleri-01

Ordu ve Asker

Hukuk Hakkında

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Adalet ve Mahkemeler

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Mehdi Hadisleri

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

İslam ve Demokrasi

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Fitneden Teyakkuz Dersi

"Ümitvar Olunuz"

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Kadınlarda Haya Duygusu

Kudsiyetin Hakikatı

Ahirzaman Fitneleri-03

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Güneş Üflemekle Sönmez



Ayasofya İbadete Açılmalı

Jul 12 2008
Feveran PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Saturday, 12 July 2008

FEVERAN

Feveran; kuvvet ve şiddetle kaynamak, fışkırmaktır.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri tâ 1911 de Şam Emevi Caminde İslam dünyasına verdiği beyannamede Müslümanların hem içtimai dertlerini teşhis etmiş, hem de çarelerini göstermiştir.

1951 de tekrar kendisi Arapça olan beyannamesini tercüme ederek, İslam alemine ilan etmiştir.

İslamın yayılmasında İslam alemindeki engeller olarak zikrettiği: “Altıncı, yedinci maniler” ve ortaya çıkacak hakikatler şöyle anlatılıyor:

“Bizdeki istibdad ve şeriatın muhalefetinden gelen sû'-i ahlâkımız mümanaat ediyordular. Bir şahıstaki münferid istibdad kuvveti şimdi zeval bulması, cemaat ve komitenin dehşetli istibdadlarının otuz-kırk sene sonra zeval bulmasına işaret etmekle ve hamiyet-i İslâmiyenin şiddetli feveranı ile ve sû'-i ahlâkın çirkin neticeleri görülmesiyle bu iki mani de zeval buluyor ve bulmağa başlamış. İnşâallah tam zeval bulacak.” (H:28)

Kur’anda zikredilen Hz. Nuh'un (a.s.) gemisinin harekete geçmesi manasında, Risale-i Nurların da bu asrın manevi zulüm ve zulmetine karşı bir feveran olmasını ifade eden mektup şöyledir:

“Risale-i Nur; maddîyyunluk, tabiiyyunluk gibi dine muarız felsefenin muhal, bâtıl ve mümteni’ olduğunu; cerhedilmez bürhanlarla, aklî mantikî delillerle isbat ederek en dinsiz feylesofları dahi ilzam etmiştir. Küfr-ü mutlakı mağlubiyete dûçar etmiş, dinsizliğin istilasını durdurmuştur.

Evet Bediüzzaman’a yapılan o tarihî zulüm ve işkence ve ihanetler al­tında feveran edip parlayan Risale-i Nur, bu zamanda ve istikbalde bir seyf-ül İslâmdır.

Risale-i Nur; ruhların sevgilisi, kalblerin mahbubu, âşıkların ma­şuku, canların cananı olmuş; icabında bu canan için canlar feda edilmiştir.

Risale-i Nur; beşerin sertacı ve halaskârı mevki-i muallasında hizmet yapmış ve yapmaktadır.

Risale-i Nur, Kur’anın son asırlarda beklenen bir mu’cize-i manevîsi olarak tulu’ etmiş ve başta müellifi Bediüzzaman Said Nursî olarak milyonlarla talebeleri ve kardeşleri, bu hakikat-ı Kur’aniye etrafında perva­neler gibi dönerek onun nuruyla nurlanmışlar, ondaki Kur’an ve iman hakikatlarını massetmişler (emmişler), imanlarını kuvvetlendirmişler ve bu hakikat-ı kübrayı bütün dünyaya ilan etmek ve ölünceye kadar onu okumak ve ona hizmet etmek gayesini azmetmişlerdir.” (Tarihçe-i Hayatı sh: 156)

Bugün bütün İslam dünyasında ve dine hizmet eden mesleklerde ve meşreplerde bulunan Âl-i Beyt mensupları, dine yapılan hücumlardan feveran edip, İslamiyeti hâkim kılacakları ifade edilmektedir. Şöyle ki:

“Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, Âl-i İbrahim Aleyhisselâm gibi öyle bir vaziyet almış ki; umum mübarek silsilelerin başında, umum aktar ve a'sarın mecma'larında o nuranî zâtlar kumandanlık ediyorlar. Ve öyle bir kesrettedirler ki; o kumandanların mecmu'u, muazzam bir ordu teşkil ediyorlar.

Eğer maddî şekle girse ve bir tesanüd ile bir fırka vaziyetini alsalar, İslâmiyet dinini milliyet-i mukaddese hükmünde rabıta-i ittifak ve intibah yapsalar, hiçbir milletin ordusu onlara karşı dayanamaz!

İşte o pek kesretli o muktedir ordu, Âl-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'dır ve Hazret-i Mehdi'nin en has ordusudur.

Evet bugün tarih-i âlemde hiçbir nesil, şecere ile ve senedlerle ve an'ane ile birbirine muttasıl ve en yüksek şeref ve âlî haseb ve asil neseb ile mümtaz hiçbir nesil yoktur ki, Âl-i Beyt'ten gelen seyyidler nesli kadar kuvvetli ve ehemmiyetli bulunsun.

Eski zamandan beri bütün ehl-i hakikatın fırkaları başında onlar ve ehl-i kemalin namdar reisleri yine onlardır. Şimdi de, kemmiyeten milyonları geçen bir nesl-i mübarektir. Mütenebbih ve kalbleri imanlı ve muhabbet-i Nebevî ile dolu ve cihandeğer şeref-i intisabıyla serfirazdırlar.

Böyle bir cemaat-ı azîme içindeki mukaddes kuvveti tehyic edecek ve uyandıracak hâdisat-ı azîme vücuda geliyor.

Elbette o kuvvet-i azîmedeki bir hamiyet-i âliye feveran edecek ve Hazret-i Mehdi başına geçip, tarîk-ı hak ve hakikata sevkedecek.

Böyle olmak ve böyle olmasını; bu kıştan sonra baharın gelmesi gibi, âdetullahtan ve rahmet-i İlahiyeden bekleriz ve beklemekte haklıyız.” (M:440)

* * *

Zamanın ve şartların zorlamasıyla çok harika şeylerin yapılabileceğini beyan eden Üstad Bediüzzaman Hazretleri der ki:

كَمَا اَنَّ الضَّرُورَاتِ تُبِيحُ الْمَحْظُورَاتِ

كَذَلِكَ تُسَهِّلُ الْمُشْكِلاَتِ

Korkaklıkta darb-ı mesel hükmünde olan tavuk, çocukları yanında iken şefkat-i cinsiyesiyle camusa saldırır.

İşte dehşetli bir cesaret.

Hem darb-ı mesel olmuş, keçi, kurttan havfı, (ızdırar) vaktinde mukavemete inkılab eder, boynuzuyla kurdun karnını deldiği vaki'dir.

İşte hârika bir şecaat.

Fıtrî meyelan, mukavemetsûzdur. Bir avuç su, kalın bir demir gülle içinde atılsa, kışta soğuğa bırakılsa, meyl-i inbisat demiri parçalar.

Evet şefkatli tavuk cesareti, hamiyetli keçi ızdırarî şecaatı gibi fıtrî bir heyecan, demir güllede su gibi zulmün bürudetli husumet-i kâfiranesine maruz kaldıkça herşeyi parçalar.

(Rus mojikleri buna şahiddir.)

Bununla beraber imanın mahiyetindeki hârikulâde şehamet, izzet-i İslâmiyenin tabiatındaki âlempesend şecaat, uhuvvet-i İslâmiyenin intibahıyla her vakit mu'cizeleri gösterebilir.

Bir gün olur elbette doğar şems-i hakikat

Hiç böyle müebbed mi kalır zulmet-i âlem.

(STİ:55)

“Neme lâzım ve nefsî nefsî dediren halet-i ruhiyeyi, bir temsil ile beyan edeceğim:

Felekzede, perişan (*) fakat asil bir aşiretten bir cesur adam ile; talii yaver, feleği müsaid, diğer bir aşiretten bir korkak ile bir yerde rastgelirler. Müfahere, münazara başlar.

Evvelki adam başını kaldırır, aşiretinin zelil olduğunu görür, izzet-i nefsine yediremez. Başını indirir, nefsine bakar, bir derece ağır görür. Eyvah! O vakit "Neme lâzım, işte ben, işte ef'alim" gibi şahsiyatla yaralanmış gururu feryada başlar. Veyahut o aşiretten çekilip veya asılsızlık gösterip, başka aşirete intisab eder.

İkinci adam başını kaldırdıkça aşiretinin mefahiri gözünü kamaştırır, hiss-i gururunu kabartır, nefsine bakar gevşek görür. İşte o vakit, hiss-i fedakârî fikr-i milliyet uyanır; "Aşiretime kurban olayım" der.

Eğer bu temsilin remzini anladınsa, şu müsabaka ve mücadele meydanı olan bu cihan-ı ibrette, bir müslim -meselâ- bir hristiyan veya bir Kürd, bir Rum ile manen hissiyatları mübareze-i hamiyette mukabele ve müvazene ile tezahür etse, temsilin sırrını göreceksin. Lâkin şu tefavüt, herkesin zannettiği gibi değildir. Belki zahirperestlik ve sathîlik ve galat-ı histen gelmiştir.

Ey Müslüman!

Aldanma! Başını indirme! Paslanmış bîhemta bir elmas, daima mücella cama müreccahtır. Zahiren olan İslâmiyetin za'fı, şu medeniyet-i hazıranın, başka dinin hesabına hizmet etmesidir.

Halbuki şu medeniyet suretini değiştirmesi zamanı hulûl etmiştir. Suret değişirse, kaziye bilakis olur.

Nasıl şimdiye kadar bidayetinde söylenildiği gibi, nerede müslüman varsa hristiyana nisbeten bedevi, medeniyete karşı müstenkif ve soğuk davranır ve kabulünde ızdırab çeker, suret değişse başkalaşır.” (Sti: 66)

(*): Demek اَلدُّنْيَا سِجْنُ الْمُوئْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ mecaz değilmiş.

İslam dünyası ve Müslümanların bugünkü hallerini çok güzel tarif eden bu vaziyetler inşallah yavaş yavaş değişmektedir. Müslümanlar İslamın gerçek güzelliğinin ve kuvvetinin farkına varıp cihan-ı medeniyete ilan edeceklerdir.. İnşallah...

Son Güncelleme ( Tuesday, 22 July 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Bu zamanda en büyük farz vazife, İttihad-ı İslam'dır...

Bediüzzaman Said Nursi

Sayaç

Bugün75
Dün260
Bu Hafta2201
Bu Ay1211
Tümü262710