Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Güncel Konular

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

İki Cereyan

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Ehl-i Kitap

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

İki İddiaya Cevap

Dar Daire Hususiyeti

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Halk Partisi Hakkında

Maidet-ül Kur'an'dan

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

İslam İlerleme Vesilesidir

Ahirzaman Fitneleri-04

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Anarşi Belası

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Kürd Milleti Hakkında

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Ayasofya İbadete Açılmalı

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Ramazan-ı Şerif - 3

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Siyasi Muvaffakiyet

Avrupa Hakkında

Katliamlar ve Vahşetler

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Feveran

Marifet-in Nebiyy

Kudsiyetin Hakikatı

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Ahlâk Kaideleri

İngilizler ve Türkler

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Din ve Vicdan Hürriyeti

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Dindar Demokratlar

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Fitneden Teyakkuz Dersi

Komitelerin İçyüzü

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Zamanımıza Bakan Manalar

Kadınlarda Haya Duygusu

Süfyan Cereyanının Sonu!

Mehdi Meselesi Hakkında

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Güneş Üflemekle Sönmez

Müslümanlara Atılan İftiralar

Nifak ve Münafıklık

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Son Müceddid

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Adab-ı İslamiye

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Ordu ve Asker Meselesi

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Sarıklı Genç

Adalet ve Mahkemeler

Bediüzzamandan 7 Mektup

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Kadir Gecesi

Laiklik Nedir

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Leyle-i Berat

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Geniş Daire Hizmetleri

Gizli Planlara Dikkat !

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

"Ümitvar Olunuz"

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Adalet Nasıl Sağlanır?

Hukuk Hakkında

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Ordu ve Asker

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Mehdi Hadisleri

Hristiyanların Necatı

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Kim Demokrat

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Leyle-i Berat

Garip Bir İddia

Ahirzaman Fitneleri-02

Mehdi ve Mehdiyet

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Geniş Daire Hizmeti

Mi'rac Hadisesi

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Ordu'nun Durumu

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

İnsana Uygun İdare Şekli

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

İslam Kahramanı Milletimiz

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Din Düşmanları ve Planları

Yüz Sene Sonra

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Dikdurmak ve Başeğmemek

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Kurban Bayramındaki Sır

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Son Müceddid

Ahirzaman Fitneleri-01

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Nur Merkezi İhtiyacı

Ahirzaman Fitneleri-03

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Zülkarneyn Kimdir ?

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Amerika Hakkında Bir Mektup

İslam ve Demokrasi

Ramazan-ı Şerif - 2

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

İslam ve Demokrasi

Anayasa Değişikliği Hakkında

Mütecaviz Ehl-i Bida

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Ahirzamanda İman Durumu

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Laiklik Hakkında

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Deccaldan Kurtulacağız

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Cemiyetin Bozulması

Şahsı Manevi Kuvveti

Kör Hissiyat

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Dindar Demokratlar

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Avrupa Birliği meselesi

Milletin Halini Nazara Alın

Yahudilerin İçyüzü

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Ramazan-ı Şerif-1

Adab-ı Muaşeret

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Hakiki İrtica Nedir?

Üç Mehdi İddiası

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı



Üç-Dört Adamı Reddedin..

May 04 2008
Deccaliyetin Büyük İfsadatı PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Sunday, 04 May 2008

DECCALİYETİN BÜYÜK İFSADATI

Risale-i Nurda yeni neslin muhafazasına ehemmiyet verildiği gibi, süfyaniyet de sinsi ifsadatını, cazibedarlık ve aşılama yoluyla daha çok yeni neslin ifsadını esas almıştır.

Evet Hz. Üstad diyor ki:

Risale-i Nur'un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklardır.

Çünki bir çocuk küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkil bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdeta gayr-ı müslim birisinin İslâmiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer.

Bilhassa peder ve vâlidesini dindar görmezse ve yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir.

O halde o çocuk, dünyada peder ve vâlidesine hürmet yerinde istiskal edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nevi bela olur. Âhirette de onlara şefaatçi değil, belki davacı olur. Neden imanımı terbiye-i İslâmiye ile kurtarmadınız?

İşte bu hakikata binaen en bahtiyar çocuklar onlardır ki; Risale-i Nur dairesine girip dünyada peder ve vâlidesine hürmet ve hizmet ve hasenatı ile onların defter-i a'maline vefatlarından sonra hasenatı yazdırmakla ve âhirette onlara derecesine göre şefaat etmekle bahtiyar evlâd olurlar.”(Emirdağ Lahikası sh: 41)

Bu kısımda geçen Fıtraten ifadesi de , Kur’an ve hadiste bildirilen fıtrat-ı asliye ve selime cihetinde demektir.

Zamanın vaziyetine göre tabiri ise, dehşetli olan ahirzaman fitnesinin fıtratları bozma ve ifsad etme tehlikesine karşı dikkat çekiliyor.

Bütün istidadatının çekirdeği olan ruhuna alamaz ifadesi, yani nefs-i emmaresine, heva ve hevesine tabi olup kalb ve vicdanına alamaz ve verilen hakikat, meleke ve seciye haline gelemez demektir.

Yabani düşer ise, yani ruhî istidatları gelişmez ve Kur’anî hakikatları anlamaktan uzaklaşır demektir.

Peder ve vâlidesini dindar görmezse. Yani terbiyenin esası, nasihattan daha çok yaşanan hayat tarzına baktığına dikkat çekilir.

Yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir ikazı ise, yani zamanımızın dünyevi fenleri mana-yı ismiyeye dayandığından iman şuuruna karşı büyük bir mani olduğuna bakar.

Bu ikaz Mektubatta şöyle beyan edilir:

Dördüncü taife ki, çocuklardır. Bunlar, hamiyet-i milliyeden merhamet isterler, şefkat beklerler. Bunlar da za'f u acz ve iktidarsızlık noktasında; merhametkâr, kudretli bir Hâlıkı bilmekle ruhları inbisat edebilir, istidadları mes'udane inkişaf edebilir. İleride, dünyadaki müdhiş ehval ve ahvale karşı gelebilecek bir tevekkül-ü imanî ve teslim-i İslâmî telkinatıyla o masumlar hayata müştakane bakabilirler.

Acaba alâkaları pek az olduğu terakkiyat-ı medeniye dersleri ve onların kuvve-i maneviyesini kıracak ve ruhlarını söndürecek, nursuz sırf maddî felsefî düsturların taliminde midir?

Eğer insan bir cesed-i hayvanîden ibaret olsaydı ve kafasında akıl olmasaydı; belki bu masum çocukları muvakkaten eğlendirecek terbiye-i medeniye tabir ettiğiniz ve terbiye-i milliye süsü verdiğiniz bu firengî usûl, onlara çocukçasına bir oyuncak olarak, dünyevî bir menfaatı verebilirdi.

Mademki o masumlar hayatın dağdağalarına atılacaklar, mademki insandırlar; elbette küçük kalblerinde çok uzun arzuları olacak ve küçük kafalarında büyük maksadlar tevellüd edecek.

Madem hakikat böyledir; onlara şefkatin muktezası, gayet derecede fakr u aczinde, gayet kuvvetli bir nokta-i istinadı ve tükenmez bir nokta-i istimdadı; kalblerinde iman-ı billah ve iman-ı bil-âhiret suretiyle yerleştirmek lâzımdır. Onlara şefkat ve merhamet bununla olur.

Yoksa, divane bir vâlidenin, veledini bıçakla kesmesi gibi, hamiyet-i milliye sarhoşluğuyla, o bîçare masumları manen boğazlamaktır. Cesedini beslemek için, beynini ve kalbini çıkarıp ona yedirmek nev'inden, vahşiyane bir gadirdir, bir zulümdür.” (Mektubat sh: 421)

İMAM-I ALİ EFENDİMİZİN BU ZAMANDAN İKAZI

İmam-ı Ali’nin (R.A) ahirzaman fitnesine bakan ve mecaz ifadelerle herkesin dikkatini çeken şu gelen ikazına dikkat etmek elzemdir. İmam-ı Ali Hazretlerinin nazara verdiği metinlerini ele alarak muzmer manalarını, yani süfyan cemiyetinin rivayette nazara verilen duhaniyetin (Bk: İslam Prensipleri Ansiklopedisi 710/1.p) dehşetli hususiyetlerini nazara veren yazı aynen şöyledir:

“Hazret-i İmam-ı Ali Radıyallahü Anhü, Kaside-i Ercuze’sinde

اَحْرُفُ عُجْمٍ سُطِّرَتْ تَسْطِيراً

deyip, bu zamanda tamim edilen ecnebi harflerine bakıp, bu cümledeki harflerin cifrî ve ebcedî rakamlarının

bu zamana parmak basmalarıyla vaki’ cereyan-ı küfriyaneye işaret ettiği gibi;

hem Ercuze’sinde, hem Ercuze’yi teyid ve takviye eden Kaside-i Celcelutiye’sinde sarahata yakın

تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرّاً بَيَانَةً تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرّاً تَنَوَّرَتْ

fıkrasıyla,

o cereyanın karşısında vücudu ziyasıyla anlaşılan ve zulmetin pek şiddetli ve sisli, yakıcı dehşetine karşı sönmeyen ve gittikçe zulmeti yararak dünyayı ziyalandırmaya çalışan Risale-i Nur’a ve müellifine hususî iltifatını;

اَقِدْ كَوْكَبِى بِاْلاِسْمِ نُوراً وَبَهْجَةً مَدَى الدَّهْرِ وَاْلاَيَّامِ يَا نُورُ جَلْجَلَتْ

deyip,

âhirzamana kadar Risale-i Nur’un bedi’ bir surette ışık vermesini ve yanmasını

dua ve niyaz eden ve Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın en mühim bir şakirdi ve ulûmunun birinci naşiri olan Hazret-i İmam-ı Ali Radıyallahü Anhü, bidayet-i İslâmda Kur’anın aleyhine açılan çok kapılara karşı mübarek ism-i a’zamı şefi’ tutup kahramanane ve merdane hakaik-i şeriatı ve esas-ı İslâmiyeti muhafazaya çalıştığı gibi,

âhirzamanda bütün bütün Kur'ana muhalefet eden zendeka cereyanına karşı, aynı ism-i a'zamı şefi' ve melce' ve tahassüngâh ittihaz edip cerhedilmez Kur'anın i'cazından gelen ve hâtem-i mu'cizeyi gösteren Risale-i Nur'un sönmez nuruyla ve susmaz lisanıyla şecaatkârane mukabele ve mukavemet edip,

yerin yüzünü yakıp çok çiçekleri kurutan zendeka nârını, ism-i a'zamın kibriyalı, azametli nuruyla ve İsm-i Rahman ve Rahîm'in şefkatli ve re'fetli tecellisinden nebean eden âb-ı hayat ile söndüren; ve

yanan yerlerde kuruyan nehir ve bağ çiçeklerine mukabil,

dağlarda ve kırlarda sema yağmuru ve rahmetiyle

hararete mütehammil ve şiddet-i bürudete dayanıklı çiçekleri yetiştiren

Risale-i Nur'u görmesi ve şefkatkârane ve tesellidarane ve kerametkârane bakması, Hazret-i İmam-ı Ali Radıyallahü Anh'ın makam-ı velayetinin iktiza ettiğini hakkalyakîn gösterir.”(Lem’alar sh: 447)

Bu kısımda geçen: yerin yüzünü yakıp çok çiçekleri kurutan tabiri, sinsi ve gizli süfyaniyet cereyanının ictimaiyattaki sinsi ifsadatından ikazdır.

çiçekleri kurutan mecaz ifade dahi, yeni neslin ruhunu söndürüp ifsad eden felaketinden ikazdır.

yanan yerlerde kuruyan nehir ve bağ çiçeklerine ifadesi ile, süfyaniyeti müdahale ettiği resmiyet dairesinde İslamî tedrise hulul ile yeni neslin ifsad edildiğine dikkat çekilir.

dağlarda ve kırlarda sema yağmuru; bu tabir dahi, gayr-i resmiliği ve ilhamen yazılan Risale-i Nurun merkezî irşad tarzına işaret eder.

hararete mütehammil ve şiddet-i bürudete dayanıklı çiçekleri yetiştiren Yani: Fitne-i Ahirzamanın tesirinde kalmayan ve kalben nefret eden kemalatı verip mağlup olmayan manasını anlatır.

Osmanlının son devresindeki dar-ül fünunun, yani İslam Üniversitesinin gizli fitnelere karşı feraset-i imaniyeyi ve İslamiyeti koruyacak hamiyet-i diniyeyi vermesi gerektiğine dikkati çeken Bediüzzaman Hazretleri şu ikazı yapıyor:

“Bu âlem-i İslâmın âlem-i küfre karşı en ileri karakolu şu dârülfünun idi.

Lâkayd ve gafletlikle hasm-ı tabiat-yılan

Gediği açtı cephenin arkasında, dinsizlik hücum etti, millet epey sarsıldı. En ileri karakol, İslâmiyet ruhuyla tenevvür etmiş cinan.

En mütesallib olmalı. En müteyakkız olmalı yahut o dar olmamalı, İslâmı aldatmamalı. İmanın yeri kalbdir; dimağ ise oluyor ma'kes-i nur-u iman.” (Sözler: 732)

Bu çok ehemmiyetli ikaz, yani milletin bütünüyle idare kadrosunu İslam istiklâliyetinin teminatı olacak temel unsur olan milli eğitimin ciddiyetini nazara verir.

Son Güncelleme ( Friday, 09 May 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Bu zamanda en büyük farz vazife, İttihad-ı İslam'dır...

Bediüzzaman Said Nursi

Sayaç

Bugün235
Dün286
Bu Hafta521
Bu Ay1957
Tümü263456