Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Güncel Konular

Ayasofya İbadete Açılmalı

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Son Müceddid

Avrupa Birliği meselesi

Siyasi Muvaffakiyet

Ramazan-ı Şerif - 3

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Ahirzaman Fitneleri-04

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Zamanımıza Bakan Manalar

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

İngilizler ve Türkler

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Zülkarneyn Kimdir ?

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Garip Bir İddia

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Cemiyetin Bozulması

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Ahirzamanda İman Durumu

Ahirzaman Fitneleri-02

Mehdi Meselesi Hakkında

Marifet-in Nebiyy

Sarıklı Genç

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Ahirzaman Fitneleri-01

Dindar Demokratlar

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Kör Hissiyat

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Hukuk Hakkında

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Müslümanlara Atılan İftiralar

Mehdi ve Mehdiyet

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

İki Cereyan

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Kürd Milleti Hakkında

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

İslam Kahramanı Milletimiz

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Süfyan Cereyanının Sonu!

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Fitneden Teyakkuz Dersi

Mütecaviz Ehl-i Bida

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Komitelerin İçyüzü

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Ahlâk Kaideleri

Dikdurmak ve Başeğmemek

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Feveran

Hristiyanların Necatı

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Dar Daire Hususiyeti

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Din Düşmanları ve Planları

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Üç Mehdi İddiası

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Geniş Daire Hizmetleri

Mehdi Hadisleri

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Leyle-i Berat

Adab-ı İslamiye

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Yahudilerin İçyüzü

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

Ehl-i Kitap

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Adab-ı Muaşeret

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

İki İddiaya Cevap

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

"Ümitvar Olunuz"

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Laiklik Nedir

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Şahsı Manevi Kuvveti

Kadir Gecesi

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Laiklik Hakkında

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Ordu ve Asker Meselesi

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Güneş Üflemekle Sönmez

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Halk Partisi Hakkında

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Ordu'nun Durumu

Din ve Vicdan Hürriyeti

Nur Merkezi İhtiyacı

Anayasa Değişikliği Hakkında

Hakiki İrtica Nedir?

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Amerika Hakkında Bir Mektup

Adalet ve Mahkemeler

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

İslam İlerleme Vesilesidir

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

İslam ve Demokrasi

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Ahirzaman Fitneleri-03

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Yüz Sene Sonra

Katliamlar ve Vahşetler

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Leyle-i Berat

Geniş Daire Hizmeti

İslam ve Demokrasi

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Ramazan-ı Şerif - 2

Milletin Halini Nazara Alın

Deccaldan Kurtulacağız

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Kurban Bayramındaki Sır

İnsana Uygun İdare Şekli

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Maidet-ül Kur'an'dan

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Anarşi Belası

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Ordu ve Asker

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Ramazan-ı Şerif-1

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Dindar Demokratlar

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Adalet Nasıl Sağlanır?

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Gizli Planlara Dikkat !

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Nifak ve Münafıklık

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Kadınlarda Haya Duygusu

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Avrupa Hakkında

Mi'rac Hadisesi

Son Müceddid

Kudsiyetin Hakikatı

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Bediüzzamandan 7 Mektup

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü



Kim Demokrat

Apr 24 2008
Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Thursday, 24 April 2008

AVRUPA FİKİR HAYATININ İSLAMA AYKIRILIĞI

Üstad Bediüzzaman Hazretleri Avrupaya niçin ehemiyet vermediğini izah ederken der ki:

“Sual: Diyorlar ki: "Senin eski zamandaki müdafaatın ve İslâmiyet hakkındaki mücahedatın, şimdiki tarzda değil.

Hem Avrupa'ya karşı İslâmiyet'i müdafaa eden mütefekkirîn tarzında gitmiyorsun. Neden Eski Said vaziyetini değiştirdin? Neden manevî mücahidîn-i İslâmiye tarzında hareket etmiyorsun?

Elcevab: Eski Said ile mütefekkirîn kısmı, felsefe-i beşeriyenin ve hikmet-i Avrupaiyenin düsturlarını kısmen kabul edip, onların silâhlarıyla onlarla mübareze ediyorlar; bir derece onları kabul ediyorlar. Bir kısım düsturlarını, fünun-u müsbete suretinde lâ-yetezelzel teslim ediyorlar, o suretle İslâmiyetin hakikî kıymetini gösteremiyorlar. Âdeta kökleri çok derin zannettikleri hikmetin dallarıyla İslâmiyeti aşılıyorlar, güya takviye ediyorlar.

Bu tarzda galebe az olduğundan ve İslâmiyetin kıymetini bir derece tenzil etmek olduğundan, o mesleği terkettim.

Hem bilfiil gösterdim ki: İslâmiyetin esasları o kadar derindir ki; felsefenin en derin esasları onlara yetişmez, belki sathî kalır.

Otuzuncu Söz, Yirmidördüncü Mektub, Yirmidokuzuncu Söz bu hakikatı bürhanlarıyla isbat ederek göstermiştir. Eski meslekte, felsefeyi derin zannedip, ahkâm-ı İslâmiyeyi zahirî telakki edip felsefenin dallarıyla bağlamakla durutmak ve muhafaza edilmek zannediliyordu. Halbuki felsefenin düsturlarının ne haddi var ki, onlara yetişsin?” (Mektubat sh: 441)

İşte Bediüzzaman Hazretleri, Avrupa’ya fikri cihetinde bu tarz bakılması ve kendi değerlerinin üstünlüğü dersini verir.

Üstad “İsevîlik din-i hakikîsinden aldığı feyz ile hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye nâfi' san'atları ve adalet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takib eden bu birinci Avrupa'ya hitab etmiyorum” (L:115) diyerek Avrupayla münasebetin sınırlarını sanat ve fenlerle belirler.

Bu kısımda da Avrupa’ya karşı hamiyet-i milliye noktasında hatırlatma yapar. Şöyle ki:

“Ecnebilerin tagutlarıyla ve fünun-u tabiiyeleriyle dalalete gidenlere ve onları körükörüne taklid edip ittiba edenlere binler nefrin ve teessüfler!

Ey bu vatan gençleri! Firenkleri taklide çalışmayınız!

Âyâ, Avrupa'nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adavetten sonra, hangi akıl ile onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittiba edip emniyet ediyorsunuz? Yok! Yok! Sefihane taklid edenler, ittiba değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i'dam ediyorsunuz.

Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittiba ettikçe, hamiyet davasında yalancılık ediyorsunuz!.. Çünki şu surette ittibaınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzadır!..(L:120)

Bugün Papa’nın dahi kabul ettiği Avrupadaki din zafına, Bediüzzaman Hazretleri Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş safhasında, Ankara’da TBMM’de mebuslara hitaben neşrettiği beyannamesinde yer verir ve der ki:

“Za'f-ı dine sebeb olan Avrupa medeniyet-i sefihanesi yırtılmağa yüz tuttuğu bir zamanda ve medeniyet-i Kur'anın zuhura yakın geldiği bir anda, lâkaydane ve ihmalkârane müsbet bir iş görülmez. Menfîce, tahribkârane iş ise, bu kadar rahnelere maruz kalan İslâm zâten muhtaç değildir.” (Ms:100)

“Eğer şu temsilin sırrını anlayıp, hakikatın suretini görmek istersen, dinle: Şu dalalet-âlûd ve sefahet-perver medeniyetin şakirdleri ve idlâl edici sakîm felsefenin talebeleri, acib ihtirasat ve pek garib tefer'unlukla sarhoş olmuşlar. Sonra gelip, desiseler ile müslümanları, ecnebilerin âdâtına davet ve terk-i şeair-i İslâmiyeye teşvik ediyorlar. Halbuki her şeairde nur-u İslâma bir şuur ve bir iş'ar vardır.” (Ni:26)

“Bil ey müslüman! Kâfirlerin medeniyetiyle mü’minlerin medeniyeti arasında fark budur ki:

Kâfirlerin medeniyeti; dışı içe, içi dışa çevrilmiş bir vahşet-i mahzadır. Zâhirîsi süslü püslü, bâtınîsi çirkin ve pistir. Sureti me’nus, sîreti muvahhiştir.

Amma mü’minlerin medeniyeti ise, bâtını zâhirinden daha a’lâ ve ahsendir. Manası, suretinden daha tam ve kâmildir. İçinde bir ünsiyet, bir sevgi, bir muavenet saklıdır.

Bunun sırrı budur ki: Mü’min, sırr-ı iman ve tevhid ile bütün kâinatın mevcudatı arasında bir uhuvvet ve eczaları mabeyninde -hususan Benî Âdem arasında ve bilhassa müslümanlar ortasında- bir ünsiyet ve mütekabil bir sevgi görüyor. Hem asıl, mebde’ ve mazî itibariyle yine her şeyde bir uhuvvet ve sonunda bir mülâkat ve kavuşmak olacağını ve müstakbelde neticenin kesin varlığını biliyor ve görüyor.

Fakat kâfir ise, küfrün hükmüyle her şeye karşı bir yabanilik ve ayrılık, belki kendisine hiç bir menfaatı olmayan bir nevi düşmanlık görür, bu düşmanlığı âdeta her şeyde, hattâ kardeşinde de görür. Çünkü kâfir; uzanıp giden ezelî bir ayrılış ve sonsuz ebedî bir firak ortasında yalnız nokta kadar küçük ve az bir buluşma anındaki bir uhuvvetten başka, bir kardeşliği görmüyor ve yoktur.

Yalnız bir nevi hamiyet-i milliye yahut gayret-i cinsiye cihetiyle, az bir zamanda kardeşliği şiddet peyda eder. Halbuki o kâfir, zâhiren sevdiği kimseyi de samimi ve kardeşane bir muhabbet ile değil; belki ancak nefsinin ondaki menfaatini sever.

Amma kâfirlerin medeniyeti içinde görülen bazı insanî güzellikler ve ruhî yücelikler ise, yine İslâm medeniyetinin sızıntılarındandır. Ve Kur’anın irşadatının in’ikasları ve sayhalarındandır.. veya semavî dinlerin bakiye kalmış olan parıltılarındandır.

Eğer bu mezkûr hakikata müşahhas bir misal istersen, hayalin ile “Nurşin” karyesindeki “Seyda” (K.S.) Hazretlerinin meclisine git! Ve o zatın sohbet-i kudsiyesi ile orada izhar edilen İslâm medeniyetine bir bak, göreceksinki; o Zat-ı Kerim’in irşadiyle fukara elbisesine bürünmüş sultanları veya insan libasını giymiş melaikeleri görürsün...

Sonra bu durumu müvazene etmek üzere Paris’e de git. Ve onların büyüklerinin localarına gir, bak! Orada göreceksin ki, onlar insan elbisesine bürünmüş birer akrep veya benî-Âdem suretine girmiş birer ifrittirler.” (BMs:196)

“İşte ey uyanık iken uyuyanlar! Ve uykuda iken kendini ayık zannedenler! Sakın mimsiz medenîlere müsamaha-yı diniye ile ve kendinizi onlara benzeterek yanaşmayınız. Güya zannedersiniz ki, bizim ile onların arasında bir köprü vazifesini görüp de muvasalayı te’min edecekmişsiniz ve aramızdaki pek derin dereyi dolduracakmışsınız. Kellâ!.. Yanlış düşünüyorsunuz.

Çünkü mü’minler ile kâfirler arasında olan mesafe hadsizdir. Ve mabeynimizdeki dere nihayet derindir. Bu nihayet uzun mesafeyi ve şu pek derin dereyi dolduramazsınız!. Belki ya onlara iltihak edip gidersiniz veyahut dalâletin en uzak derekesine düşüp İslâmiyetten uzaklaşırsınız.” (BMs:276)

²Ey kardeş bil ki! şu fâsık medeniyet, öyle müdhiş bir riya meydana getirmiştir ki, medeniyetçilerin o riyadan kurtulmaları çok müşkilleşmiştir. Çünkü hal-i hazır medeniyet, riyaya, şan ü şeref ismini takmış, adamı da şahıslara dalkavukluk yapıp müraîlik ettirdiği gibi, milletler ve unsurlara da riyakâr ve tasniatçı kılmıştır.

Gazeteleri de, o riya ve müraîliğe dellallar haline sokmuş, tarihi ise ona teşrifatçı ve alkışçı yapmıştır. Hem gaddar ve zalim olan hamiyet-i cahiliyenin desisesiyle mütemerrid olan unsuriyet-perverliğin hayatı içinde, şahsın mevtini ona unutturmuştur.” (BMs:412)

Risale-i Nur Külliyatından az bir kısım hazırladığımız beyanlar gösteriyor ki, Avrupa ile münasebetlerde dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Avrupa’nın fen ve sanayii’inden istifade edilebileceğini fakat sefahet ve fikir hayatı bakımından dikkat edilmesi gerektiği hatırlatılır.

Hatta şimdilerde Avrupa kriterleri adıyla anılan kanunları oradan almak da, “ahkâmda Avrupa'ya dilencilik etmek, Din-i İslâma büyük bir cinayettir ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir” (T:59) dusturuna göre uygun düşmemektedir.

Son Güncelleme ( Friday, 02 May 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

İhtilaf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dayı def’e çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni...

Sultan Selim

Sayaç

Bugün220
Dün286
Bu Hafta506
Bu Ay1942
Tümü263441