Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Güncel Konular

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Siyasi Muvaffakiyet

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Din Düşmanları ve Planları

Adalet ve Mahkemeler

Kadir Gecesi

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Hakiki İrtica Nedir?

Yahudilerin İçyüzü

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Ordu ve Asker Meselesi

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Avrupa Hakkında

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Dindar Demokratlar

Son Müceddid

Ahirzaman Fitneleri-02

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Nifak ve Münafıklık

Ahirzamanda İman Durumu

Dikdurmak ve Başeğmemek

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Fitneden Teyakkuz Dersi

Geniş Daire Hizmetleri

Ramazan-ı Şerif-1

Adab-ı İslamiye

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

İslam ve Demokrasi

Ramazan-ı Şerif - 2

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Kurban Bayramındaki Sır

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Hukuk Hakkında

Leyle-i Berat

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Nur Merkezi İhtiyacı

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Ahirzaman Fitneleri-03

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

İslam Kahramanı Milletimiz

İki Cereyan

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Anayasa Değişikliği Hakkında

Ahlâk Kaideleri

Zülkarneyn Kimdir ?

Laiklik Hakkında

"Ümitvar Olunuz"

Hristiyanların Necatı

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Son Müceddid

Mehdi Meselesi Hakkında

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Ordu'nun Durumu

Ramazan-ı Şerif - 3

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Zamanımıza Bakan Manalar

Mehdi ve Mehdiyet

Mehdi Hadisleri

Komitelerin İçyüzü

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Ahirzaman Fitneleri-04

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Müslümanlara Atılan İftiralar

Gizli Planlara Dikkat !

Mütecaviz Ehl-i Bida

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Kim Demokrat

Katliamlar ve Vahşetler

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Ordu ve Asker

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Milletin Halini Nazara Alın

Adalet Nasıl Sağlanır?

İki İddiaya Cevap

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Deccaldan Kurtulacağız

Dar Daire Hususiyeti

Kudsiyetin Hakikatı

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

İslam ve Demokrasi

Anarşi Belası

Mi'rac Hadisesi

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Süfyan Cereyanının Sonu!

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Şahsı Manevi Kuvveti

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Geniş Daire Hizmeti

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Amerika Hakkında Bir Mektup

Kör Hissiyat

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Kürd Milleti Hakkında

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Yüz Sene Sonra

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Feveran

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

İnsana Uygun İdare Şekli

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Ahirzaman Fitneleri-01

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Ayasofya İbadete Açılmalı

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Laiklik Nedir

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Ehl-i Kitap

Halk Partisi Hakkında

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Hadisata Nasıl Bakılmalı

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Marifet-in Nebiyy

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Sarıklı Genç

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Cemiyetin Bozulması

Bediüzzamandan 7 Mektup

İngilizler ve Türkler

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Dindar Demokratlar

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Leyle-i Berat

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Adab-ı Muaşeret

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

İslam İlerleme Vesilesidir

Kadınlarda Haya Duygusu

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Avrupa Birliği meselesi

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Din ve Vicdan Hürriyeti

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Garip Bir İddia

Güneş Üflemekle Sönmez

Üç Mehdi İddiası

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Maidet-ül Kur'an'dan

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye



Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Apr 11 2008
Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi? PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Yazan abdullah said   
Friday, 11 April 2008

AVRUPA BİRLİĞİ Mİ, İSLAM BİRLİĞİ Mİ?

Risale-i Nur eserlerinde Avrupa değil İslam birliğinin elzemiyeti mükerrer nazara verilmiştir. Ancak Hıristiyan dünyasında hakiki İsevilerle birleşmekten de bahisler var. Bu birleşmede İslam İseviliğe değil, İsevilik İslama tabi olacak deniliyor. Bu husus en ehemmiyetli noktadır. Evet, ferdî ve ictimaî hayatiyle semavîliğe bağlı olan İslâm milleti, arzî ve beşerî anlayışlara bağlı kalamaz.

Hem Risalelerde anlatılan ehl-i kitabla birleşmeyi, İslamiyeti tam tasdik eden İsevi ruhanilerinin yapacağı ifade edilir .

Mesela “..... âlem-i insaniyette inkâr-ı ulûhiyet ni­yetiyle medeniyet ve mukad­desat-ı beşeriyeyi zîr ü zeber eden Deccal komitesini, Hazret-i İsa Aleyhisselâm’ın din-i hakikîsini İslâmiyetin hakikatıyla birleş­tirmeye ça­lışan hamiyetkâr ve fedakâr bir İsevî cemaati namı al­tında ve “Müslüman İsevîleri” ünva­nına lâyık bir cemiyet, o Deccal komitesini, Hazret-i İsâ Aleyhisselâm’ın riyaseti altında öldürecek ve dağıtacak; beşeri, inkâr-ı ulûhiyetten kurtara­cak.” (Mektubat sh: 441)

“Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öl­dü­recek; ancak semâvî ve ulvî, hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve haki­kat-ı Kur’aniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî di­nidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâm’ın nüzulü ile o dinsiz meslek mahvolur, ölür.” (Şualar sh: 581)

Şualar adlı eserde de şöyle deniliyor: “Deccal’ın, teşkil et­tiği dehşetli maddiyyunluk ve dinsizli­ğin azametli heykeli ve şahs-ı mânevîsini öl­dürecek ve inkâr-ı ulûhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek ancak İsevî ruhanîleridir ki; o ruhanîler din-i İsevî’nin haki­katını hakikat-ı İslâmiye ile mezcederek o kuvvetle onu dağı­tacak, mânen öldürecek. Hattâ, “Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdi’ye na­mazda iktida eder, tâbi olur” diye rivayeti, bu itti­faka ve hakikat-ı Kur’aniyenin metbu­iyetine ve hâkimiyetine işaret eder.» (Şualar sh: 587) İbn-i Mace hadis: 4077

Keza Avrupa devletleri İslamiyeti kendine bağlamağa değil, İslam birliğine tarafdar olmaları gerektiğini siyasilere hatırlatan Bediüzzaman Hz. Diyor ki:

“Şimdiki bu hükûmetimizin hakikî kuvveti, hakaik-ı Kur’aniyeye dayanmak ve hiz­met etmektir. Bununla, ihtiyat kuvveti olan üç yüz elli mil­yon uhuvvet-i İslâmiye ile itti­had-ı İslâm da­iresinde kardeşleri kazanır. Eskiden Hristiyan devletleri bu ittihad-ı İslâma taraftar değildi­ler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için, hem Amerika, hem Avrupa devlet­leri Kur’ana ve ittihad-ı İslâma taraftar ol­mağa mecburdurlar.” (Emirdağ Lâhikası-II sh: 54)

Dünyevi boğuşmaların en sonunda, Hıristiyanlık alemindeki menfi cereyanın İslam dünyasına tecavüzünü, İslam birliği ile birleşen hakiki İseviliğe dayanan Amerkanın semavî yardım kuvvetiyle dudurulacacağını haber veren Bediüzzaman Hz.şöyle der:

«Ehemmiyetli bir endişe ve bir tesellî kalbime geliyor ki: Bu geniş boğuşmaların ne­ticesinde, eski harb-i umumîden çıkan zarar­dan daha bü­yük bir zarar, medeniyetin isti­nadı, menbaı olan Avrupa’da, Deccalâne bir vahşet doğurmasıdır. Bu endişeyi tesellîye medar, Âlem-i İslâmın tam in­ti­bahiyle ve Yeni Dünyanın, Hristiyanın hakikî dinini düstur-u hareket it­tihaz etmesiyle ve Âlem-i İslâmla ittifak etmesi ve İncil, Kur’ana ittihad edip tâbi olması, o dehşetli gelecek iki cere­yana karşı semavî bir muave­netle dayanıp, in­şaallah galebe eder.» (Emirdağ Lâhikası-I sh: 58)

Bu kısımda da Amerikanın İslamiyetle ittifaka ve onun semavî yardımına muhtac olduğu nazara veriliyor.

Bediüzzaman Hz. 1911 lerde Şamdaki Cami-ül Emevide verdiği hutbesinde aynı hükme dikkat çekip diyor ki:

“Ey Câmi-i Emevî’deki kardeşlerim ve yarım asır sonraki Âlem-i İslâm Câmiindeki ihvan­larım! Acaba baştan buraya kadar olan mu­kaddemeler netice vermiyor mu ki; istikbalin kıt’alarında hakiki ve mânevi hâkim ola­cak ve beşeri, dünyevî ve uhrevî saadete sevk edecek yalnız İslâmiyet’tir ve İslâmiyet’e inkılab et­miş ve hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak İsevîlerin hakiki dinidir ki Kur’an’a tâbi olur, ittifak eder.” (Hutbe-i Şamiye sh: 30)

Mezkür beyanların heyet-i umumıyesinden anlaşılıyor ki, Avrupa birliğine girmenin temelinde, Allahın sonsuz ilminden gelen Kur’anın ve İslamiyetin beşerî anlayışlara tabi olması manası yatar. Bu ise, Risale-i Nurdan kısmen alınan sarih beyanlara ters düşer.

Bediüzzaman Hazretlerinin, İslamiyetin Avrupa medeniyetinden uzak durmasını anlatan aşağıdaki beyanı, bu meselenin yani İslâmiyetin metbuiyet makamında olduğunun mana inceliği ve mahiyeti cihetiyle calib-i dikkattır. Şöyle ki:

“Âlem-i İslâmın şu medeniyete karşı istinkâfı ve soğuk davranması ve kabülde ıztırabı cây-ı dikkattir. Zira istiğna ve istiklâliyet hassasiyle mümtaz olan şeriattaki İlâhî hidayet, Roma felsefesinin dehasiyle aşılanmaz, imtizac etmez, bel' olunmaz, tâbi olmaz... Bir asıldan tev'em (ikiz) olarak neş'et eden Eski Roma ve Yunan, iki dehalariyle; su ve yağ gibi mürur-u a'sar (asırlar) medeniyet ve Hıristiyanlığın temzîcine çalıştığı halde, yine istiklâllerini muhafaza, âdeta tenasuhla o iki ruh şimdi de başka şekillerde yaşıyorlar. Onlar, tev'em ve esbab-ı temzic varken imtizac olunmazsa, şeriatın ruhu olan nur-u hidayet, o muzlim, pis medeniyetin esası olan Roma dehasiyle hiçbir vakit mezc olunmaz, bel' olunmaz...” Tarihçe-i Hayat: 132

Evet, “Âlem-i insaniyette, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar iki cereyan-ı azîm, iki silsile-i efkâr; her tarafta ve her tabaka-i insaniyede dal budak salmış, iki şecere-i azîme hükmünde... Biri, silsile-i nübüvvet ve diyanet; diğeri, silsile-i felsefe ve hikmet, gelmiş gidiyor. Her ne vakit o iki silsile imtizaç ve ittihad etmiş ise, yani silsile-i felsefe, silsile-i diyanete dehalet edip itaat ederek hizmet etmişse; âlem-i insaniyet parlak bir surette bir saadet, bir hayat-ı içtimaiye geçirmiştir. Ne vakit ayrı gitmişler ise, bütün hayır ve nur, silsile-i nübüvvet ve diyanet etrafına toplanmış ve şerler ve dalaletler, felsefe silsilesinin etrafına cem'olmuştur.” (Sözler:538)

Şu husus şayan-ı dikkattir ki, Avrupa birliğinin lüzumunu göstermek için Risale-i Nurdan nazara verilecek mezkür parçalara dikkat edilince, aynı parçalarda bilakis İslam birliğinin ve İslâmiyete tabi olmanın lüzumu görülüyor. Bundan da anlaşılıyor ki, Risale-i Nura kendi anlayışına delil bulmak için değil, ondaki hükmü görmek niyetiyle bakılmalıdır.

Eğer bu Avrupa birliğinden, beşerin sulh-u umumisi ümid ediliyorsa, Risalelerde böyle bir sulhun ancak İslamiyetten gelebileceği nazara veriliyor. Evet, siyasilere hitab eden Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri:

Evvelâ: Sizlerin Pakistan ve Irak'la gayet muvaffakıyetkârane ittifakını, bu millete kemal-i samimiyetle, sürur ve ferah ile kazanmanızı bütün ruh u canımızla tebrik ediyoruz. Bu ittifakınızı, inşâallah dörtyüz milyon İslâm'ın sulh-u umumiyesine ve selâmet-i ammenin teminine kat'î bir mukaddeme olarak ruhumda hissettim.(Emirde Lahikası:222)

Medeniyetin günahları, iyiliklerine galebe edip, seyyiatı hasenatına râcih gelmekle, beşer iki harb-i umumî ile iki dehşetli tokat yiyip, o günahkâr medeniyeti zir ü zeber edip öyle bir kusdu ki, yeryüzünü kanla bulaştırdı. İnşâallah istikbaldeki İslâmiyetin kuvvetiyle, medeniyetin mehasini galebe edecek, zemin yüzünü pisliklerden temizleyecek, sulh-u umumîyi de te'min edecek.

Evet; Avrupanın medeniyeti, fazilet ve hüda üstüne te'sis edilmediğinden; belki heves ve heva, rekabet ve tahakküm üzerine bina edildiğinden; şimdiye kadar medeniyetin seyyiatı, hasenatına galebe edip, ihtilâlci komitelerle kurtlaşmış bir ağaç hükmüne girdiği cihetle, Asya medeniyetinin galebesine kuvvetli bir medar, bir delil hükmündedir. Ve az vakitte galebe edecektir…

Hakikat-ı İslâmiyenin güneşi ile sulh-u umumî dairesinde hakikî medeniyeti görmeyi, rahmet-i İlâhiyyeden bekliyebilirsiniz...Tarihçe-i Hayat:94

Her halde çabuk başında bir kıyamet kopmazsa, hakaik-i İslâmiye, beşeri esfel-i safilîn derece-i sukutundan kurtarmaya ve rûy-i zemini temizlemeğe ve sulh-u umumîyi temin etmeğe vesile olmasını Rahman-ı Rahîm'in rahmetinden niyaz ediyoruz ve ümid ediyoruz ve bekliyoruz.” (Hutbe-i Şamiye: 43)

Hem de beyn-el milel sinsi ifsad cereyanı her tarafa parmak sokarken ve ifsadların yapılamıyacağına dair hakiki te’minat yokken, o ulvi ve kudsi Kur’anın ve âlem-i İslamın istikbalini mechul ellere teslim etmeğe âlem-i İslamın mütedeyyin kalb-i müştereki herhalde evet demez.

Eğer, mevcud fitne-i ahirzaman ile Avrupa birliği mukayesesinde ehvenüşşer kaidesi nazara alınmalıdır denilirse, denilir ki, Bediüzzaman mevcud fitnenin de aynı canibden geldiğini söyler. Mesela Bediüzzaman diyor ki::

Biz müteharrik-i bizzât değiliz. Bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz. O tenvim ile telkin eder. Biz kendimizden hayal edip, esammane tahribimizde eser-i telkini icra ederiz.” Sünuhat, Tuluat, İşarat:46

Yani Avrupadan tahrikat ve bizde de tatbikat var. İkisinin de merkezi birdir ve tercih için gereken iki taraf yok.

Evet, “Avrupa'nın insaniyetperver maskesi altında vahşi reislerinin sağır kulakları çınlasın!.. Ve bu vicdansız gaddarları bize musallat eden o insafsız zalimlerin görmeyen gözlerine sokulsun! Ve bu asırda, yüzbin cihette "Yaşasın Cehennem" dedirten mimsiz medeniyetperestlerin başlarına vurulmak için yazılmış bir arzuhaldir.”Mektubat:429, ifadesi de aynı hükme bakar.

KezaBiz, ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz. Fakat kâfirlerin kılıncı ile değil. Kâfirlerin kılınçları başlarını yesin; kılınçlarından gelen faide bize lâzım değil. Zâten o mütemerrid ecnebilerdir ki, münafıkları ehl-i imana musallat ettiler ve zındıkları yetiştirdiler.Lem’alar:105

Evet Risale-i Nur'a perde altında hücum eden, ecnebi parmağıyla bu vatandaki milletin en büyük kuvveti olan âlem-i İslâmın teveccühünü ve muhabbetini ve uhuvvetini kırmak ve nefret verdirmek için siyaseti dinsizliğe âlet ederek perde altında küfr-ü mutlakı yerleştirenlerdir” Şualar:281

siyaseti dinsizliğe âlet” tabiri ile, Âlem-i İslâmın kabul etmeyeceği rejim değişikliğini hatırlatır.

Şimdi ise Avrupa birliğinin hümanizm’e de dikkat çeken anayasasına bağlı kalarak Avrupaya teslim olmak, Türkiyeye ümidle bakan Âlem-i İslamı ümidsizliğe düşürür ve nazarını başka tarafa çevirmesine sebeb olur.

Bu çok ciddî meseleyi ilk meclis kurulduğu zaman kemal-i ciddiyetle meclise arzeden Bediüzzaman Hazretleri aynen şöyle diyor:

“Sizin bu "İstiklal Harbi"ndeki muzafferiyetinizi ve âlî hizmetinizi takdir eden ve sizi can u dilden seven, cumhur-u mü'minîndir. Ve bilhassa tabaka-i avamdır ki sağlam müslümanlardır. Sizi ciddî sever ve sizi tutar ve size minnettardır ve fedakârlığınızı takdir ederler. Ve, intibaha gelmiş en cesîm ve müdhiş bir kuvveti size takdim ederler.

Siz dahi, evamir-i Kur'aniyeyi imtisal ile onlara ittisal ve istinad etmeniz maslahat-ı İslâm namına zarurîdir.

Yoksa, İslâmiyetten tecerrüd eden bedbaht, milliyetsiz Avrupa meftunu firenk mukallidleri, avam-ı müslimîne tercih etmek, maslahat-ı İslâma münafî olduğundan, âlem-i İslâm nazarını başka tarafa çevirecek ve başkasından istimdad edecek...(Mesnevi-i Nuriye:101)

Bu durumda ise, Türkiye devleti Âlem-i İslâmdan kopmuş ve kendi milletinin de desteğini kaybetmiş ve istinadsız bir duruma düşmüş olur.

Son Güncelleme ( Friday, 18 April 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

Hadis meali: Cenab-ı Allah şu ümmetin (ümmet-i Muhammed A.S.M.) üstünde hem Deccal’ın kılıncını hem de büyük harb kılıncını beraber cem’etmeyecektir. (Melhame-i kübra olan İkinci Harb-i Umumî hırpala­madığı işaretiyle, İs­lâmlar içinde bir Deccal, âlem-i İslâm’ı başka bir tarzda hırpalayacak.)

Said Nursî R.A.
Tefekkürname sh: 287

Sayaç

Bugün225
Dün286
Bu Hafta511
Bu Ay1947
Tümü263446