Menu Content/Inhalt
Anasayfa arrow Güncel Konular arrow Güncel Konular Bölümü arrow Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Güncel Konular

Kadir Gecesi

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

"Ümitvar Olunuz"

Nifak ve Münafıklık

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Nur Merkezi İhtiyacı

Siyasi Muvaffakiyet

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

İslam Kahramanı Milletimiz

Gizli Planlara Dikkat !

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

Şahsı Manevi Kuvveti

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Din ve Vicdan Hürriyeti

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Avrupa Hakkında

Ordu'nun Durumu

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

Mehdi ve Mehdiyet

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Cemiyetin Bozulması

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Adab-ı İslamiye

Güneş Üflemekle Sönmez

Yüz Sene Sonra

Dar Daire Hususiyeti

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Mütecaviz Ehl-i Bida

Anayasa Değişikliği Hakkında

Ahirzaman Fitneleri-01

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Kudsiyetin Hakikatı

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Din Düşmanları ve Planları

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Kürd Milleti Hakkında

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Ordu ve Asker Meselesi

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Geniş Daire Hizmeti

Ramazan-ı Şerif - 2

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Dikdurmak ve Başeğmemek

Üç-Dört Adamı Reddedin..

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Zülkarneyn Kimdir ?

Marifet-in Nebiyy

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Zamanımıza Bakan Manalar

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Avrupa Birliği meselesi

Müslümanlara Atılan İftiralar

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Laiklik Hakkında

1.Dünya Harbinde Ermeniler

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Ahlâk Kaideleri

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Leyle-i Berat

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Bediüzzamandan 7 Mektup

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

İngilizler ve Türkler

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Laiklik Nedir

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Halk Partisi Hakkında

Kör Hissiyat

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

İslam ve Demokrasi

Komitelerin İçyüzü

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

İki Cereyan

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Ahirzaman Fitneleri-04

İslam İlerleme Vesilesidir

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Amerika Hakkında Bir Mektup

Kurban Bayramındaki Sır

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Garip Bir İddia

Kadınlarda Haya Duygusu

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Hukuk Hakkında

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Adab-ı Muaşeret

Kim Demokrat

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Katliamlar ve Vahşetler

Ramazan-ı Şerif - 3

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Son Müceddid

Sarıklı Genç

Mehdi Meselesi Hakkında

Ordu ve Asker

İslam ve Demokrasi

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Hristiyanların Necatı

Deccaldan Kurtulacağız

Geniş Daire Hizmetleri

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Adalet ve Mahkemeler

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Dindar Demokratlar

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Mehdi Hadisleri

Fitneden Teyakkuz Dersi

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

Adalet Nasıl Sağlanır?

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Milletin Halini Nazara Alın

Leyle-i Berat

Ehl-i Kitap

İki İddiaya Cevap

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Ayasofya İbadete Açılmalı

Dindar Demokratlar

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

Üç Mehdi İddiası

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Anarşi Belası

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Süfyan Cereyanının Sonu!

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Mi'rac Hadisesi

Feveran

Yahudilerin İçyüzü

Maidet-ül Kur'an'dan

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Ahirzaman Fitneleri-02

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

İnsana Uygun İdare Şekli

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Son Müceddid

Ahirzaman Fitneleri-03

Ramazan-ı Şerif-1

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Ahirzamanda İman Durumu

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Hakiki İrtica Nedir?

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Hadisata Nasıl Bakılmalı



Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Feb 23 2008
Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yazan abdullah said   
Saturday, 23 February 2008

TESETTÜR ŞEAİR-İ İSLAMİYEDENDİR

Cumhuriyetin ilk yıllarında batılılaşma adı altında dinin mukaddesatına saldırılmış, bunların en birincilerinden olan tesettür kaldırılmaya çalışılmış, dinin habercisi olan Ezan-ı Muhammedî Türkçe okutulmuştur.

Buna karşı Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri tesettür risalesininin te’lifiyle şeairden olan tesettürün, kadınlar için fıtrîliğini Kur’an ayetlerini tefsir ederek ispat etmiştir. Bu risalesinden dolayı kanun ile değil, kanaat-i vicdaniye ile 1935 yılında bir yıl hapse mahkum edilmiştir.

Bu yasaklanan şeair-i İslamiyeler milletin vicdanında derin teessürler meydana getirmiş ve milletin reyleriyle iktidara gelen Demokrat Parti hükümeti ilk önemli icraatı olarak Ezan-ı Muhammedînin aslî şekli olan Arapça okutulmasını sağlayarak milleti memnun etmiştir.

Milletimizim memnun edilmesinin devamı için din derslerinin bütün mekteplerde okutulması, tesettürün serbestiyeti gibi şeairlerin de yaşanması sağlanmalıdır. Bu hususta müsbet siyasilere vazifeler düşmektedir. Şimdiki hükümetin gayretleri takdire şayandır.

Tesettürün Şeair-i İslamiyeden olduğunu belirten Bediüzzaman Hazretleri der ki;

“Risale-i Nur'un erkân-ı mühimmesinden bir zât yazıyor ki:

"Adapazarı zelzelesinin aynı gününde, zelzeleden birkaç saat evvel, umumî ve herkese göstermek için, bir büyük tiyatro teşekkülüyle ve oyuncu kızlardan dört güzelini çırılçıplak olarak alayişle çarşı ve pazarda gezdirerek, o cazibedarlara kapılan tiyatro binasında toplanan bin kişiden fazla seyirciler, oyun başlarken, birdenbire arz kemal-i hiddet ve gayz ile onların hayâsız yüzlerini dehşetli tokatladı, mahvedip zîr ü zeber etti. Ve o binayı hâk ile yeksan eyledi."

Ben, dünyanın bu nevi hâdiselerinden iki senedir hiç haberim yoktu, bakmıyordum. Fakat bugünlerde hem Hüsrev ve hem kahraman Çelebi zelzeleden haber vermeleri; ve Hüsrev ve rüfekasının kanaatıyla, Isparta'nın gürültülü zelzelesi, karşısında Risale-i Nur'u kuvvetli bir kalkan bulmasıyla hiçbir zarar vermemesi; ve Risale-i Nur'a muarız bir hocanın bütün hasılatını mahveden dolu o muarıza has kalması, başkasına ilişmemesi bir derece kanaat verir ki; ekser vilayetlere giren ve Adapazar'a girmeyen Risale-i Nur'un ehemmiyetli bir esası olan Tesettür Şiarını bu derece açık ihanetiyle, Risale-i Nur onların yardımlarına koşmamış diye, yalnız bu hâdiseye baktım.” (K:262)

“Beni cezalandırmağa gösterdikleri bir sebeb:

Benim tesettür, irsiyet, zikrullah, taaddüd-ü zevcat hakkında Kur'anın gayet sarih âyetlerine, medeniyetin itirazlarına karşı onları susturacak tefsirimdir…

İşte ben de adliyenin mahkemesine derim ki:

Binüçyüzelli senede ve her asırda üçyüzelli milyon müslümanların hayat-ı içtimaiyesinde kudsî ve hakikî bir düstur-u İlahîyi üçyüzelli bin tefsirin tasdiklerine ve ittifaklarına istinaden ve binüçyüz senede geçmiş ecdadımızın itikadlarına iktidaen tefsir eden bir adamı mahkûm eden haksız bir kararı, elbette rûy-i zeminde adalet varsa, o kararı red ve bu hükmü nakzedecektir diye bağırıyorum. Bu asrın sağır kulakları dahi işitsin!…” (Ş:448)

EHL-İ BİD’ANIN ŞEAİR OLAN EZANI VE KAMETİ YASAKLAMASI

İslâmiyetin ibadet hayatına da ilişen dinde reformistler ezan ve kamet gibi kudsî şeairin yerine getirilmesini bir devre (1932-1950) yasaklamışlardır.

Bu bid’atcılara ve mülhidlere karşı şiddetli mukabele eden Bediüzzaman Hazretlerinin müdafaalarından bazıları şöyledir:

“Bu yakınlarda ehl-i ilhadın perde altında tecavüzleri gayet çirkin bir suret aldığından; çok bîçare ehl-i imana ettikleri zalimane ve dinsizcesine tecavüz nev'inden; bana, hususî ve gayr-ı resmî, kendim tamir ettiğim bir mabedimde, hususî bir-iki kardeşimle hususî ibade­timde, gizli ezan ve kametimize müdahale edildi. "Ne için Arabca kamet ediyorsunuz ve gizli ezan oku­yorsunuz?" denildi. Sükûtta sabrım tükendi. Kabil-i hitab olmayan öyle vicdansız alçaklara değil; belki mil­letin mukadderatıyla, keyfî istibdad ile oynayan fi­ravun-meşreb komitenin başlarına derim ki:

Ey ehl-i bid'a ve ilhad!.. Altı sualime cevab iste­rim.” (Mektubat sh: 429) diyerek devam eden yazıda, insa­niyeti ve hak kanunlarını hiçe sayarak tecavüz eden bid’at ve nifak cereyanına sorduğu sualler ile müteca­vizlerin mahiyetlerini açığa çıkartıp milleti ikaz ediyor.

Müdafaanın devamında da diyor ki: “İslâmiyet ile eskiden beri imtizaç ve ittihad eden, ciddî dindar ve di­nine samimî hürmetkâr Türklük milliyetine bütün bütün zıd bir surette, Firenklik manasında Türkçü­lük namıyla, tahrifdarane ve bid'akârane bir fetva ile "Türkçe kamet et!" diye benim gibi başka milletten olanlara teklif etmek hangi usûlledir?” (Mektubat sh: 430)

Evet, burda anlatıldığı üzere dinî hayata karışmamak prensibiyle ortaya çıkan ve bir kısım resmî makamları işgal eden ehl-i bid’anın, iddia ettikleri Lâiklik pren­sibine göre müdahele edemiyeceği mukaddesata, Din ve Vicdan Hürriyetini açıkça çiğneyerek tecavüz edilmesi eş kabul etmez bir zulümdur. Bu zulme karşı Bediüzzaman Hazretleri şöyle mukabele ediyor:

“Nev'-i beşerde, hususan bu asr-ı hürriyette ve bil­hassa medeniyet dairesinde hemen umumiyetle hüküm-ferma "hürriyet-i vicdan" düsturunu kırmak ve istih­faf etmek ve dolayısıyla nev'-i beşeri istihkar etmek ve itirazını hiçe saymak kadar cür'etinizle, hangi kuvvete dayanıyorsunuz?

Hangi kuvvetiniz var ki, siz kendinize "lâdinî" ismi vermekle, ne dine ne dinsizliğe iliş­memeyi ilân ettiğiniz halde; dinsizliği mutaassıbane kendine bir din ittihaz etmek tarzında, dine ve ehl-i dine böyle tecavüz, elbette saklı kalmayacak!

Sizden sorulacak!.. Ne cevab vereceksiniz?

Yirmi hükûmetin en küçüğünün itirazına karşı dayanamadığınız halde, nasıl yirmi hükûmetin birden itirazını hiçe sayar gibi, hürriyet-i vicdaniyeyi cebrî bir surette boz­mağa çalışıyorsunuz.” (Mektubat sh: 430)

Bu ve benzeri müdafaalar, Müslümanlar için ve bil­hassa hakikî Nurcular için, dini koruma gayretini ve hassasiyetini takviye eden telkinlerdir.

Yukarıda da Hz. Üstadın anlattığı üzere, lâiklik, dinden kopuk rejim olmakla beraber ne dine ne din­sizliğe ilişmemek manasında iken bu gizli ve müte­caviz ehl-i bid’a, tecavüzde Lâikliği de aşıyor.

Zalimlerin zulmü unutulmamalıdır. Eğer unutulup zulme nefret edilmezse, aşağıda gelen 10. arabaşlıkta izah edildiği gibi manevî tehlike çok büyük olur.

Nümune-i imtisal bir Nur Talebesinin aleniyetteki yaşayışı şöyle tavsif ediliyor:

“Hem Şeair-i İslâmiyenin cebren kaldırıldığı ceberut devrinde, dünya hatırı için kendini mecbur zannederek o kudsi şeairden fedakârlık yapanların ve din zararına hareket edenlerin ve İslâmiyete muhalif fetvalara ve bid'alara mecbur edilenlerin çokluğu zama­nında Bediüzzaman, ne lisan-ı halinde, ne lisan-ı kalinde ve ne de fiiliyatında o kadar zulümler çektiği ve idamlarla tehdit edildiği halde en küçük bir deği­şiklik bile yapmamıştır.” (Tarihçe-i Hayat sh: 694)

Medenî yaşayışa geçiş diyerek milleti aldatıp dinin aslında olmayan ve dine zıt olan yaşayışı (bid’aları) getirmek ve şeairi unutturmak faaliyetinin hızlandırıldığı ilk devrelerde, bu gizli cereyanın sinsi maksadını anlayan Bediüzzaman Hazretleri bu gelen if­sada karşı mukabele eden ikaz yazıları Nurun İlk Ka­pısı eserinde neşretmiştir. Bu eserden çok az bir kıs­mını nazara veriyoruz. Şöyle ki:

“Ey birader! Düşman hariçte olsa, insan silâhsız o düşmanla geçinebilir. Fakat düşman kal'a içine girse ve gizlense, o vakit o düşmana karşı silâhlanmak, zırh giymek ve gayet dikkat etmek, hem pek ciddî sebat et­mek lâzımdır. Tâ ki hayat-ı ebediyesini hafî darbelerden kurtarabilsin.

Ey kardeş! Zırh ve silâh, namaz ve takvadır. Kur'an'ın zincirini muhkem tut. Onun sözüne kulak ver. Başkaları seni aldatmasın. Şu zamanın gafil sarhoşları içinde, seni terk-i şeaire ve medeniyet-i dünyaya davet edenlere de ki:

"Hey sersem gafiller! Benim halim sizi dinlemeye müsaid değil. Zira benim arkamda, tâ kulağımın dibine kadar yakınlaşan ecel arslanı beni tehdid ediyor.” (Nurun İlk Kapısı sh: 143)

“Ey gafil! Eğer ölümü öldürebilirsen; zevali dahi dünyadan izale edebilirsen ve acz ve fakrı beşerden kal­dırabilirsen ve katı-üt tarîklik yapmak için zîhayatın hususan insanın ebede giden yolunu seddedecek bir çare bulmuşsan, dinden istiğna ve dinin şeairini terketmeğe insanları davet edebilirsin.” (Nurun İlk Kapısı sh: 146)

“Şu dalalet-âlûd ve sefahet-perver medeniyetin şakirdleri ve idlâl edici sakîm felsefenin talebeleri, acib ihtirasat ve pek garib tefer'unlukla sarhoş olmuşlar.

Sonra gelip, desiseler ile müslümanları, ecnebilerin âdâtına davet ve terk-i Şeair-i İslâmiyeye teşvik ediyorlar. Halbuki her Şeairde nur-u İslâma bir şuur ve bir iş'ar vardır.” (Nurun İlk Kapısı sh: 23)

Son Güncelleme ( Sunday, 24 February 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

İhtilaf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dayı def’e çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni...

Sultan Selim

Sayaç

Bugün81
Dün260
Bu Hafta2207
Bu Ay1217
Tümü262716