Menu Content/Inhalt

Hicrî Takvim

ittihad.com.tr ittihad.com.tr - Zülkarneyn Kimdir ?

Güncel Konular

Anayasa Değişikliği Hakkında

Ortalığı Karıştıracak Neşriyatlar

Ahirzamanda Bazı Müslümanların Durumu

Hükümete Mühim bir Tavsiye

Adab-ı İslamiye

Gizli Ene ve Kusurunu Görmek

Kitab-ı Kainatı Okumak Mesleği

Teali-i İslam Cemiyeti ve Bediüzzaman Said Nursi

Ramazan-ı Şerif-1

Ahlâk Kaideleri

İslam İlerleme Vesilesidir

Son Müceddid

Geniş Daire Hizmetleri

Ordu ve Asker Meselesi

Askerler Siyasete Karışmalı mı?

Hoşgörü Meselesi (Müsamahada Ölçü)

Üç-Dört Adamı Reddedin..

İslam ve Demokrasi

Milletin Halini Nazara Alın

Avrupa Fikir Hayatının İslama Aykırılığı

Avrupa Hakkında

Marifet-in Nebiyy

Ekonomik Çöküntü ve Çaresi

Geçim Derdi ve Dini Hayat ve Hükümet

Bu Vatandaki Gizli Komiteler

Süfyan'ın Büyük Deccalden Daha Dehşetli Olduğu

Ermeni Meselesi ve Bediüzzaman Said Nursi Şahitliği

Risale-i Nur Muarızı Yazarların İsnadları Hakkında İlmi Bir Tahlil (1965/2006)

Süfyan Cereyanının Sonu!

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (3)

Rahmet Rahmet Yağdın Âleme

Üç Mehdi Meselesi ve Hz.İsa'ın (a.s.) Nüzulü

Mehdi Meselesi Hakkında

Üç Mehdi İddiası

Ramazan-ı Şerif - 3

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-3

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı ?

Bidat ve Şeair'in Mahiyet ve Neticeleri

Laiklik Nedir

Adab-ı Muaşeret

İnsana Uygun İdare Şekli

Ordu'nun Durumu

Ahirzamanda İman Durumu

Bediüzzamandan 7 Mektup

Laiklik Hakkında

Nokta-i Telâkinin Mahiyeti ve Ehemmiyeti

Zübeyr Ağabeyin Külliyattan Tesbitli Hususiyetleri

Yüz Sene Önce Ekilen Tohumların Sümbüllenmesi

Zina İsnadı Hakkında Şeriatın Hükmü

Nur Merkezi İhtiyacı

Dikdurmak ve Başeğmemek

Radyo Televizyonla Yapılan Tahribat

Halk Partisi Hakkında

Deccaldan Kurtulacağız

Gazete Şartnamesi ve Zübeyir Gündüzalp (1968-1971)

Kadınlarda Haya Duygusu

Hadisata Nasıl Bakılmalı

İki İddiaya Cevap

Beş Büyük Tehlike ve Çaresi

Zülkarneyn Kimdir ?

Dindar Demokratlar

Ordu ve Asker

Bediüzzaman Hazretlerinin İttihad-ı İslam Tarifi

Ekonomik Kriz Sebeb ve Çareleri

Zamanımıza Bakan Manalar

Risale-i Nurun 27. Mektubu Lahikalar Bölümü Abdülkadir BADILLI

İslam Kahramanı Milletimiz

Gıybet Hakkında Bir Mektup (Gayr-ı Münteşir)

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi

Geniş Daire Hizmeti

Katliamlar ve Vahşetler

Adalet Nasıl Sağlanır?

Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselam

Ayasofya İbadete Açılmalı

Avrupa Birliği mi, İslam Birliği mi?

İngilizler de İslam Birliğine Taraftar Olacak

Küçük Deccal Büyük Deccal Kavramları

Örtünme Müdafaası ve Bediüzzaman

Dar Daire Hususiyeti

Süfyaniyetin Rükünleri Kimler?

Hristiyanların Necatı

Amerika Hakkında Bir Mektup

Cemiyetin Bozulması

Ehl-i Kitap

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı

İslam ve Demokrasi

Başörtüsü Şeair-i İslamiyedendir

Risale-i Nur Sadeleştirilemez

Mütecaviz Ehl-i Bida

Müslümanlara Atılan İftiralar

Ahirzaman Fitneleri-02

Def'i Mefasid (kötülükleri kaldırmak)

Açık-Saçıklıkla Yapılan Tahribat

Dersim Hadisesi ve Said Nursi

Siyasi Muvaffakiyet

Sabır ve Cihad Kahramanlığı

Mehdi Hadisesi ve İseviler Mektubu (Gayr-ı Münteşir)

Maidet-ül Kuran ve Hazinet-ül Bürhan

Ahirzaman Fitnesinden Uzak Durmak

Din Düşmanları ve Planları

Asıl Mehdi Gelmedi mi?

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-4

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Mektup-2

Mehdi ve Mehdiyet

1.Dünya Harbinde Ermeniler

İktidar Partisine Tavsiye ve İkazlar

Allahü Ekber Hakikatı (3)

Yüz Sene Sonra

Leyle-i Berat

İngilizler ve Türkler

Musibetlerde Nokta-i Nazar

Ahirzaman Fitneleri-01

Yahudi milletinin sonu mu geliyor?

Lahika Mektubu İddiasına Cevap

Hukuk Hakkında

Garip Bir İddia

Ermeni Zulümlerinin Belgesi

Allahü Ekber Hakikatı (1)

Kürd Milleti Hakkında

Ye'cüc ve Me'cüc Kimdir?

Devlet İçin Fert Feda Edilir mi?

Feveran

Kör Hissiyat

Meclis'e (TBMM) Tavsiye ve İkazlar

Maidet-ül Kur'an'dan

Fitneden Teyakkuz Dersi

Deccal Komitesi ve İktidar Partisi

Kudsiyetin Hakikatı

Türkiye'nin Terör Meselesi ve Çaresi

Kurban Bayramındaki Sır

Yahudilerin İçyüzü

"Red başka, kabul etmemek başkadır."

Meşrutiyet (Demokratlık) ve Günümüz Anayasası

Gazete ve Neşriyat Şartnamesi

Keyfi İdare Anlayışı ve Bediüzzaman

Tesettürde Şer'i Ölçüler

Mehdi Hadisleri

Zübeyr ve Tahiri Abiler Hakkında Hatıra Notları

Avrupa Birliği meselesi

Komitelerin İçyüzü

Son Müceddid

Münafık Cereyanın Tecavüz Planı

Nifak Cereyanı Dağıtılmalı

Dindar Siyasilere Tavsiye ve İkazlar

Mi'rac Hadisesi

Deccaliyetin Büyük İfsadatı

Halkçılar, Irkçılar El Ele.

23 Tem­muz 1908'den 23 Temmuz 2007'ye

Gizli İfsad Komitesi ve Süfyaniyet

Bütün Okullarda Din Dersleri Okutulmalıdır

DECCAL İLE BERABERLİK TEHLİKESİ

Adalet ve Mahkemeler

Zübeyir Abi'nin Ehl-i İman ile Münasebeti

Allahü Ekber ve Kurban Bayramı

Dindar Demokratlar

Sarıklı Genç

Gizli Planlara Dikkat !

Hz. Üstadın Demokratlar Devrine Bakışı (2)

Bediüzzaman Hazretlerinden Yedi Devlet Adamına 7 Mektup-1

İktisadi Krizin Sebep ve Çareleri

Avrupa Hristiyanlığın Sembolüdür

İslâm Cumhuriyeti, Hilâfet ve Şeriat

Hakiki İrtica Nedir?

Amerika Dostluğunun Ehemmiyeti

Ahirzaman Fitneleri-04

Anarşi Belası

Gizli Komiteler (Örgütler) Dağıtılmalı !

Faiz Sistemi, Bankalar ve Dünyanın Hali

Yeni Anayasada Lâiklik Tarifi Nasıl Olmalı

Yüzüncü Yılında 31 Mart Hadisesi-2

Ölmüş Gitmiş ve Hükümetten Alakası Kesilmiş Şahıs (Yaşanmış)

Allahü Ekber Hakikatı (2)

Tuzakları Bozalım Derken Tuzağa Düşmek

Şuhûr-u Selase (Üç Aylar)

Anarşi-Terör Sebep ve Çareleri

Kur'an'ın Haber Verdiği Dokuz Çete Reisi

Leyle-i Berat

Milliyetçiler, Halkçılarla El Ele Olmamalı !

1918'den Sonra Ermeniler ve Kürtler

"Ümitvar Olunuz"

Bu Vatan için en büyük tehlikelerden biri... HALK PARTİSİ İKTİDARI

Din ve Vicdan Hürriyeti

Peygamberimize (asm) hergün beş defa biatımızı tecdid ediyoruz

Kim Demokrat

Ramazan-ı Şerif - 2

Ahirzaman Fitneleri-03

Mürşidlik ve Şahıs Merciiyeti Meselesi

Hükümet İslam Birliğine Çalışmalı

Yahudilerin Mahiyeti Nedir ?

Nifak ve Münafıklık

Güneş Üflemekle Sönmez

Türkiye'de Laiklik Serüveni

Zamanımıza da Bakan Bazı İşaretler

II. Meşrutiyetin 100. yılı 23 Temmuz 1908 / 23 Temmuz 2008

Kur'an Talebesi ve Dava Adamı Nasıl Olunur?

Nur Talebeleri Ergenekon'a Nasıl Bakmalı ?

Süfyan'ın Büyük Deccal'dan Eşeddiyeti

Halk Partisi (CHP) Ne Yapmalı?

Kadir Gecesi

İki Cereyan



Şahsı Manevi Kuvveti

Sep 26 2007
Zülkarneyn Kimdir ? PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti   
Wednesday, 26 September 2007
Zülyedeyn gibi bir lakabdır ki, zülcenaheyn vasfına benzer. Kamus’ta tafsilat verildiği üzere karn, zaman, devre gibi çok manalara gelir. Ezcümle boynuz, asır, bir zamanda aynı devrede hizmet cemaati manalarına geldiği gibi; insanın tepesine ve bahusus başının yanlarına, yani şakaklarına -ki hayvanda boynuzun yeridir- ve erkeklerin perçemine, bir kavmin başında olan efen­disine ilh... ıtlak olunur.
Binaenaleyh Zülkarneyn lakabının vech-i tesmiye­sine karn’ın manalarından her birine nazaran muhtelif mülahazalar mümkün olduğundan da anlaşılacağı vechile Arzın şark u garbına sahib demek olma­sıdır ki, lisanımızla cihangir tabir olunur.
Hüseyin Vaiz tefsirinde mezkûr ol­duğu üzere, zâhir ü bâtına sahib manası da Kur’anın mezakına münasib ve­cihlerdendir. Buna da lisanımızda Zülcenaheyn denilir. Müfessirînin beyana­tından Zülkarneyn lakabıyla telkib edilmiş (lakaplanmış) olan zevatın bir değil, müteaddit olduğu anlaşılıyor. Kur’anda zikrolunana “Zülkarneyn-i Ekber” deniliyor.” (Elmalılı Tefsiri sh: 3275)
Kur’anınn (18:86,94) âyetlerinde zikredilen Zülkarneyn hakkında sağlam hükmü tesbit için, Kur’ana ait manada “zaruri ve gayr-ı zaruriyi tefrik edeceğiz. İşte cevab-ı Kur’anîde mefhum olan zaruri hükümler ki; inkârı ka­bul etmez.
Şudur: Zülkarneyn “müeyyed-min-indillah” bir şahıstır. Onun irşad ve tertibiyle iki dağ arasında bir sed bina edilmiştir. Zalimlerin ve bedevilerin def-i fesadları için...
Ve Ye’cüc Me’cüc iki müfsid kabiledirler. Emr-i İlahî geldiği vakit sed harab olacaktır. İlââhirihi... Bu kıyas ile, ona Kur’an delalet eden hükümler, Kur’anın zaruriyatındandırlar. Bir harfin inkârı dahi kabil değildir.
Fakat o mevzuat ve mahmulatın keyfiyatlarının teşrihatları ve mahiyetle­rinin hududu ise; Kur’an onlara kat’yyüddelalet değildir. Belki “âmm hassa, delalet-i selaseden hiçbirisiyle delalet etmez” kaidesiyle ve Mantık’ta beyan olunduğu gibi “Bir hüküm, mevzu ve mahmulün vech-ün ma ile tasavvur et­mek, kâfi olduğu”nun düsturuyla sabittir ki: Kur’an onlara delalet etmez. Fakat kabul edebilir. Demek o teşrihat, ahkâm-ı nazariyedendir. Başka delaile muhavveldir. İçtihadın mazannesidir. Onda için mecal vardır. Mu­hakkikînin ihtilafatı nazariyetine delildir.” (Muhakemat sh: 58)
Zülkarneyn hakkında Bediüzzaman Hazretlerine sorulan bir sual:
“Sedd-i Zülkarneyn nerededir; Ye’cüc, Me’cüc kimlerdir?
Elcevab: Eskiden bu mes’eleye dair bir risale yazmıştım. O vaktin mülhidleri onunla mülzem olmuşlardı. Şimdilik hem o risale yanımda yoktur, hemkuvve-ihâfızamtatil-ieşgal etmiş, yardım etmiyor. Hem Yirmidördüncü Söz’ün Üçüncü Dalında bir nebze bu mes’eleden bahsedil­miş. Onun için bu mes’elenin yalnız iki-üç nüktesine gayet muhtasar bir işa­ret edeceğiz. Şöyle ki:
Ehl-i tahkikin beyanına göre, hem Zülkarneyn unvanın işaretiyle Yemen padişahlarından Zülyezen gibi “zü” kelimesiyle başlıyan isimleri bulundu­ğundan bu Zülkarneyn, İskender-i Rumî değildir.
Belki Yemen padişahların­dan birisidir ki, Hazret-i İbrahim’in zamanında bulunmuş ve Hazret-i Hızırdan ders almış.
İskender-i Rumî ise, miladdan takriben üçyüz sene ev­vel gelmiş, Aristo’dan ders almış. Tarih-i beşerî, muntazam surette üçbin se­neye kadar gidiyor. Bu nâkıs ve kısa tarih nazarı, Hazret-i İbrahim’in zama­nından evvel doğru olarak hükmedemiyor. Ya hurafe-vari, ya münkirane, ya gayet muhtasar gidiyor.
Bu Yemenî Zülkarneyn, tefsirlerde eskiden beri İs­kender namıyla iştiharının sebebi, ya o Zülkarneyn’in bir ismi İskender’dir ki, İskender-i Kebir ve Eski İskender’dir. Veyahut âyat-ı Kur’aniyenin zik­rettiği hâdisat-ı cüz’iyeler, küllî hâdisatın uçları olduğu cihetle:
Zülkarneyn olan İskender-i Kebir’in nübüvvetkârane irşadatıyla akvam-ı zalime ile milel-i mazlume ortasında hail ve gaddarların garetlerine mani ola­cak meşhur Sedd-i Çinin binasını kurduğu gibi; İskender-i Rumî misillü müteaddit cihangirler ve kuvvetli padişahlar, maddî cihetinde ve manevî âlem-i insaniyetin padişahları olan bir kısım Enbiya ve bazı aktab dahi ma­nevî ve irşadî cihetinde o Zülkarneyn’in arkasında gidip iktida edip, maz­lumları zalimlerden kurtaracak çarelerin mühimlerinden olan dağlar ortala­rında sedleri (*), sonra dağlar başlarında kal’aları kurmuşlar. Ya bizzat maddî kuvvetleriyle veyahut irşad ve tedbirleriyle te’sis etmişler.
Sonra şehirlerin etrafında surları ve ortalarında kal’aları, ta son çare ola­rak kırk ikilik topları ve kal’a-i seyyar gibi diritnavtları yapmışlar. Hatta ruy-i zeminin en meşhur seddi ve kaç günlük uzak bir mesafe tutan;
Sedd-i Çini Kur’an lisanıyla Ye’cüc ve Me’cücün ve tabir-i diğerle tarih lisanında Mançur ve Moğol denilen ve âlem-i beşeriyeti kaç defa zir ü zeber eden ve Himalaya Dağlarının arkasından çıkan ve şarkdan garba kadar harab eden akvam-ı vahşiye ve garetkâr milletlerin;
Hind ve Çin’deki akvam-ı mazlumeye tecavüzlerine durdurmak için o Himalaya silsilelerine yakın iki dağ ortasında uzun bir sed yaptığı ve o akvam-ı vahşiyenin kesretle hücümlarına çok za­man mani olduğu gibi;
Kafkas Dağlarında Derbent cihetinde yine çapulcu garetgir akvam-ı Tatariyenin hücumunu durdurmak için Zülkarneyn-misal eski İran padişahlarının himmetiyle sedler yapılmıştır.
Bu neviden çok sedler var. Kur’an-ı Hakîm umum nev-i beşer ile konuştuğu için, zahiren bir hâ­dise-i cüz’iyeyi zikredip, umum o hâdiseye benzer hâdisatı ihtar ederek ko­nuşuyor.
İşte bu nokta-i nazardandır ki, Sedd’e ve Ye’cüc ve Me’cüc’e dair riva­yetler ve akval-i müfessirîn ayrı ayrı gidiyor.
Hem Kur’an-ı Hakîm, münasebet-i kelâmiye cihetinde bir hâdise­den uzak bir hâdiseye intikal eder. Bu münasebatı düşünmiyen zanneder ki, iki hâdisenin zamanları birbirine yakındır. İşte Sedd’in harabiyetinden kıya­metin kopmasını Kur’anın haber vermesi, kurbiyet-i zaman cihetiyle değil, belki münasebat-ı kelâmiye cihetinde iki nükte içindir. Yani bu sed nasıl ha­rap olacak, öyle de Dünya harab olacaktır.
Hem nasılki fıtrî ve İlahî sedler olan dağlar metindir, ancak Kıyametin kopmasıyla harap olurlar; öyle de bu sed dahi dağ gibi metindir, ancak dünyanın harab olmasıyla hâk ile yeksan olabilir. İnkılabat-ı zaman tahribat yapsa da, çoğu sağlam kalır demektir.
Evet sedd-i Zülkarneynin külliyetinden bir ferdi olan Çinî binler sene yaşa­dığı halde daha meydanda duruyor. İnsanın eliyle zemin sahifesinde yazılan, mücessem, mütehaccir, manidar tarih-i kadimden uzun bir satır olarak oku­nuyor.” (Lem’alar sh: 108)
*Ruy-i zeminde mürur-u zamanla dağ şeklini almış, tanınmıyacak bir surete gelmiş çok sun'i sedler vardır.
Kur’anda zikredilen kıssalardan her asır hisse-i dersini alması kaidesiyle, Sedd-i Zülkarneyn hâdisesinde her asra bakan mana külliyetinden bir ferdi olarak bu asırda anarşizmi doğuran şer cereyanlarının inkârcı fikr-i küfrîlerine karşı, tahkikî iman dersleriyle manevî bir sedd-i Kur’anî çıkarmak manasında bir işarettir.
Bediüzzaman Hazretleri, bir eserinde şöyle der:
“Biz, bütün kuvvetimizle anarşiliğe bir sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’anî te’sisine çalışıyoruz. Bize ilişenler, anarşilik ve belki komünistliğe zemin ihzar ediyorlar.” (Emirdağ Lahikası-I sh: 31)
Kur’an (18:95) âyeti, Ye’cüc ve Me’cücün anarşistliğine maruz kavmin, Zülkarneyn’e yardım etmeleri gerektiğini bildirir.
Binaenaleyh her fitne asrı mürşidinin irşadına kulak vermelidir.
Son Güncelleme ( Sunday, 30 September 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Vecizeler

İhtilaf u tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni.
İttihadken savlet-i a’dayı def’e çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni...

Sultan Selim

Sayaç

Bugün221
Dün286
Bu Hafta507
Bu Ay1943
Tümü263442