24 Haziran 2018, Pazar
Home / Güncel Meseleler / Gizli Dinsizlerin Hadise Çıkarmak İçin Bahaneleri Çok!

Gizli Dinsizlerin Hadise Çıkarmak İçin Bahaneleri Çok!

Memleketimize üçyüz yıldır, hele de son doksan senedir tam musallat olan gizli dinsiz komite hücumlarında çeşitli vasıtalar kullanmıştır. İslamın hakim olduğu dönemlerde, sosyal hayatta modernleşme, batılılaşma, yenileşme vs. adıyla çok ifsadat yapmışlardır. İslamın hakim olmadığı birinci dünya savaşı sonrası zamanlarda daha dehşetli dinsizlikler yapıldığı halde münafıkane yoldan gidildiği için çok daha tesirli ve zararlı olmuştur. Bediüzzaman Hazretleri diyor ki: 

“Hâmisen: Şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan zındıka ve dinsizlik ve anarşilik ve maddiyyunluğa karşı yalnız ve yalnız tek bir çare var: O da Kur’anın hakikatlarına sarılmaktır. Yoksa koca Çin’i, az bir zamanda komünistliğe çeviren musibet-i beşeriye; siyasî, maddî kuvvetler ile susmaz. Yalnız onu susturan hakikat-ı Kur’aniyedir.

Rehber Risalesindeki Leyle-i Kadir mes’elesi; şimdi hem Amerika, hem Avrupa’da eseri görülüyor. Onun için şimdiki bu hükûmetimizin hakikî kuvveti, hakaik-i Kur’aniyeye dayanmak ve hizmet etmektir. Bununla ihtiyat kuvveti olan üçyüz elli milyon uhuvvet-i İslâmiye ile ittihad-ı İslâm dairesinde kardeşleri kazanır. Eskiden Hristiyan devletleri bu ittihad-ı İslâma tarafdar değildiler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için; hem Amerika, hem Avrupa devletleri Kur’ana ve ittihad-ı İslâma tarafdar olmağa mecburdurlar.”(Em: 54)

Bu gizli komite menfi maksatlarına ulaşmak için hadise çıkarmak isterler. Mesela 31 Mart hadisesi Abdülhamid Hanı devirmek için idi. Sonra cumhuriyet döneminde, Şeyh Said hadisesi de, İzmir suikasdı bahanesi de, sonra Menemen tertibi hadisesi de bütün dindarlardan ve hürriyetperverlerden kurtulmak için idi.

Bugün dahi bunlar aynen devam ediyor. Bazı hocaları da makam sevdasından alet ederler. Bazıları bilmeyerek bazıları da bilerek bu makam sevdasına kapılarak dinin aleyhinde faliyetlere katılırlar. Bediüzzaman Hazretleri şöyle der:

“Şeytan-ı ins, şeytan-ı cinnîden aldığı derse binaen; hizb-ül Kur’anın fedakâr hâdimlerini hubb-u câh vasıtasıyla aldatmak ve o kudsî hizmetten ve o manevî ulvî cihaddan vazgeçirmek istiyorlar. Şöyle ki:

İnsanda, ekseriyet itibariyle hubb-u câh denilen hırs-ı şöhret ve hodfüruşluk ve şan ü şeref denilen riyakârane halklara görünmek ve nazar-ı âmmede mevki sahibi olmağa, ehl-i dünyanın her ferdinde cüz’î-küllî arzu vardır. Hattâ o arzu için, hayatını feda eder derecesinde şöhretperestlik hissi onu sevkeder. Ehl-i âhiret için bu his gayet tehlikelidir, ehl-i dünya için de gayet dağdağalıdır; çok ahlâk-ı seyyienin de menşeidir ve insanların da en zaîf damarıdır. Yani: Bir insanı yakalamak ve kendine çekmek; onun o hissini okşamakla kendine bağlar, hem onun ile onu mağlub eder. Kardeşlerim hakkında en ziyade korktuğum, bunların bu zaîf damarından ehl-i ilhadın istifade etmek ihtimalidir. Bu hal beni çok düşündürüyor. Hakikî olmayan bazı bîçare dostlarımı o suretle çektiler, manen onları tehlikeye attılar.(Haşiye)

——————
(Haşiye): O bîçareler, “Kalbimiz Üstad ile beraberdir” fikriyle kendilerini tehlikesiz zannederler. Halbuki ehl-i ilhadın cereyanına kuvvet veren ve propagandalarına kapılan, belki bilmeyerek hafiyelikte istimal edilmek tehlikesi bulunan bir adamın, “Kalbim safidir. Üstadımın mesleğine sadıktır.” demesi, bu misale benzer ki: Birisi namaz kılarken karnındaki yeli tutamıyor, çıkıyor; hades vuku buluyor. Ona “Namazın bozuldu” denildiği vakit, o diyor: “Neden namazım bozulsun, kalbim safidir.” (Mektubat sh: 412)

“Nurcular, çok ihtiyat ve dikkat ve temkinde bulunmaları lâzımdır. Çünki manevî fırtınalar var, bazı dessas münafıklar her tarafa sokulur. İstibdad-ı mutlaka dinsizcesine taraftarken, hürriyet fırkasına girer; tâ onları bozsun ve esrarlarını bilsin, ifşa etsin.” E: 159)

Bu ihaneti yapanların dünyada tam cezasını çekeceklerinden hiç tereddüd etmiyoruz. Ahiret ise adaletin tam teccelli edeceği yerdir. Fakat iman ehlinin de çok dikkat etmesi ve uyanık olması lazımdır. Beraber çalıştıkları adamların kimliklerine iyi bakmak gerekir. Bu zamanda öyleler var ki, şeytandan daha şerirdirler. Allah hepimizi bunların her türlü şerrinden korusun.

Check Also

SİYASETTE BİR KAİDE; MAKAM TALEP ETMEMEK

  Her hususta Kur’ana ittiba eden Bediüzzaman Hazretlerinin si­yasetten içtinab etmeye dair tercihi de kitab …