|
Risale-i Nur Külliyatında
ORDU VE ASKER MESELESİ
İttihad İlmî Araştırma Heyetince Hazırlanmıştır
1999/İstanbul
TAKDİM
Risale-i Nur eserlerinde, pek çok ehemmiyetli meselelerde olduğu gibi, asker kuvveti ve ordu hakkında da ehemmiyetle üzerinde durulmuştur.
Milletin kurduğu ve sahibi olduğu devlet bünyesinde yerini alan ordunun, muayyen selahiyet ve vazife hududları vardır.
Bu hudutlar dairesinde vazife şuuruna sahip olan ordunun, dahilde (asayişi te’min), harice karşı (muhafaza-yı hudud) şeklinde ifade edilen iki temel vazifesi İslâm milletinin istiklâliyeti ve bekası cihetinde çok büyük ehemmiyeti taşır.
Buna göre ordu, devlet bünyesi içinde belirlenen vazifelerinde hassasiyetinin zayıflatılması veya vazife hudutlarını aşması gibi durumlar milli beka ve istiklâliyetin zararına neticeler doğurur.
Evet, hak kanunlarına itaat, millî beraberliğe ve dolayısıyla millî kuvvetin tahakkukuna sebeptir.
Bediüzzaman Hazretleri bu hakikatı: «Askerlik ocağı cesîm ve muntazam bir fabrikaya benzer. Çarkların biri intizam ve itaatte serkeşlik etmekle, bütün fabrika hercümerc olur.
Sizin o muntazam ve kuvvetli fabrika-i askeriyeniz, otuz milyon Osmanlı ve üç yüz milyon nüfus-u İslâmiyenin nokta-i istinadı ve mâden-i istimdadıdır.» (Hutbe-i Şamiye sh: 105) şeklinde nazara verir.
İşte bu derlemede milletin en büyük maddî ve müsellah kuvveti olan mücessem ve muhteşem ordunun vazife şuuru ve istikameti gibi hususlarına bakan bazı kısımları, Risale-i Nurdan tesbit ederek fikir sahasına arzetmeyi dinî ve millî bir vazife telakki ettik. |