Jan
31
2007
|
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti
|
|
Wednesday, 31 January 2007 |
|
Risale-i Nur Külliyatında
ERMENİ MESELESİ
BİRİNCİ KISIM 1910
II. MEŞRUTİYET’TE ERMENİLER
Bu hadise ve başımıza örülmeye çalışılan bütün problemlerin Risale-i Nur'da ve Üstad Bediüzzaman Hazretlerinde çaresi vardır. Fakat hall ve çare mevkiinde olanlar Risale-i Nura müracaat etmedikleri ve bu eczahane-i Kur'aniyede hazırlanan ilaçları kullanmadıkları için hastalıklar ve problemler devam etmektedir.
Dileriz en kısa zamanda Risale-i Nurdaki bu manevi ilaçları kullanırlar da hem devlet hem millet rahat eder.
Bazı gazeteler ve yazaralar, “Ermenilerle Dostluk” başlığıyla, Bediüzzaman Hazretlerine atfen “Şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir (bağlıdır)” şeklinde ifadeler ve daha başka dostluk ifadeleri kullanmaktadırlar.
Bu yazılarda Ermenilerin dünya devletleri üzerinden siyasi baskı yaparak bizim milletimizi ve tarihimizi itham altında bırakmaya matuf bu hareketleri gözardı edilmiştir. |
|
Son Güncelleme ( Sunday, 07 March 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Jan
13
2010
|
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti
|
|
Wednesday, 13 January 2010 |
|
YAHUDİLERİN MAHİYETİ NEDİR ?
Eski İsrailoğulları Yahudilik olarak ortaya çıktığından beri, içinde yaşadıkları milletlerle ve sonradan kurdukları devletlerinin etrafındaki komşu devletlerle devamlı sürtüşme halinde yaşamışlardır. Tarih boyunca bu fitnelerinden dolayı çeşitli milletlerden dehşetli tokatlar yemişler ve çok defa da kıtale maruz kalmışlardır.
Fakat Yahudiler bu musibetlerden ders almak yerine, darbelerine maruz kaldıkları milletlerden intikam almaya kalkışmışlardır. Bu hadiseler milattan çok önceleri başlamış, günümüze kadar da devam etmiştir. Böyle giderlerse Yahudiler uslanmayacak hatta azgınlaşacaklar; ya kendilerinin, ya da dünyanın sonunu getirmeye sebeb olacaklardır.
Kur’an, insanları hususan Müslümanları Yahudilerden muhafaza etmek için ikaz ve tavsiyelerde bulunmuştur. Kur’anda Yahudilerin çok vasıfları belirtilmektedir. Bunlardan özellikle şu iki husus Risale-i Nur’da şöyle tefsir edilmektedir: |
|
Son Güncelleme ( Tuesday, 19 January 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Feb
23
2010
|
Yazan ittihad ilmi araştırma heyeti
|
|
Tuesday, 23 February 2010 |
|
SÜFYAN CEREYANININ SONU!
Âhirzamanın dehşetli alâmetleri arasında sayılan hem “Büyük Deccal”, hem de “İslam Deccalı” olan “Süfyan”ın çıkmaları ve devreleri ve hakimiyetleri ve sonları hakkında, Kur’anda ve onun hakiki tefsiri olan Risale-i Nurlarda müteaddid işaretler vardır. Fakat, mesele istikbaliyata ait olduğundan, bir derece kapalı ve müphemdir. Zaten bu meselelerin vukuundan sonra bilinmesi daha isabetli olur.
Cifrî bir tevafuk
Kur'anda Âl-i Firavnın, yani merkezî Süfyan cereyanının âkibetine bakan Kur'anın bir işareti:
“O mü’min zat, muvazzaf olduğu tebliğini yapar, irşadatını fetalarına neşrettirir ve Allah’a tevekkül eder. Kavmine hitaben;
“Size söylediklerimi (sözlerimi) yakın bir gelecekte zikredeceksiniz, (tezekkür ve tezkiren okuyacaksınız, ona olan ihtiyacı anlayacaksınız)” der.
Aynı surenin 45. âyeti ise ifham eder ki, o şer cereyanı, o mürşide su-i kasdlar hazırlamış. Fakat Allah o kulunu, onların su-i kasdlarından muhafaza etmiştir. En nihayet o mütecaviz Âl-i Firavunu (şer cereyanını, yani Süfyaniyetin yakınlarını kötü bir azab kuşatmıştır. (Âhirzamanda Firavnuyeti Süfyaniyet temsil eder.)
(Bu âyetin son cümlesi, cifren r. 1424, m.2008 dir.) (İ.P.Ansiklopedisi sh: 3727.P)
Yani Allah’ın adaletinin Âl-i Firavnı yakalatacağı işarî mana olarak haber verilir.
Türk Ordusu olan Türk Milleti eski dostlarına tekrar kavuşacaktır. Bu hususta Bediüzzaman Hazretleri der ki: |
|
Son Güncelleme ( Thursday, 25 February 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 4 / 15 |